YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/3301
KARAR NO : 2014/16098
KARAR TARİHİ : 21.10.2014
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL
Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, çocukları olmadığı için taşınmazlarını yaş olarak kendisinden küçük olan eşine rücu şartlı olarak bağışlamaya karar verdiğini, yaşlı olduğu için bu işlerle ilgilenen davalı …’e başvurup durumu anlattığını, onun da vekaletname ve bir miktar para vermesi gerektiğini söylemesi üzerine noterde düzenlenen vekaletname ile…’i vekil tayin ettiğini, vekaletnamede özellikle rücu şartlı bağış talebinde bulunma yetkisinin belirtildiğini, ancak yaşlı olması ve tam olarak okuma yazma bilmemesi sebebi ile vekaletnameye yazılan ”tevkil” yetkisinin ne anlama geldiğini bilmediğini ve bunun kendisine açıklanmadığını, kaldı ki tevkil yetkisi vermesini gerektiren bir durumun da bulunmadığını, davalı …’in vekalet görevini yerine getirmediği gibi, eşi … … ve eşinin arkadaşı olan emlakçılıkla uğraşmayan, taksicilik yapan ve dava tarihinden önce de ölen … … ile el ve işbirliği içinde hareket ederek vekil tayin ettiği … aracılığı ile 76, 658 ve 772 parsel sayılı taşınmazlarını İstanbul’da ikamet eden ve taşınmazları hiç görmeyen … isimli şahsa satış suretiyle devrettirdiğini, kendisine herhangi bir para ödenmediğini, …’in eşi … ile …’ın bir olay sebebi ile vurulması üzerine …’ın taşınmazları elinden çıkarmak için uğraştığını, davalı … …’in yanına gelerek; ”Senin taşınmazlar İstanbul’dan birine satılmış, alan kişi de şimdi satılığa çıkartmış, ben almak istiyorum, ne diyorsun?” diye sorması üzerine tapu kayıtlarını kontrol ettiğinde durumdan haberdar olduğunu ve savcılığa suç duyurusunda bulunduğunu, …’i vekillikten azlettiğini, davalı …’a da durumu anlatarak; ”Taşınmazları sakın alma, yoksa sana da dava açarım” diye söylediği halde davalının taşınmazları kötüniyetli olarak aldığını, vekalet görevinin kötüye kullanılarak işbirliği içinde zararlandırıldığını ileri sürerek, tapu iptal ve tescile, kabul görmez ise dava tarihinde belirlenecek bedellerinin faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı …, hile iddiası yönünden bir yıllık süre geçtikten sonra dava açıldığını, vekaletnamede satış ve tevkil yetkisinin bulunduğunu, taşınmazları almak isteyen ve İstanbul’da ikamet eden …’ı eşi … ile …’ın bulduğunu, İstanbul’a gidemeyeceği için tevkil yetkisi ile …’ı vekil atadığını, satışı da onun gerçekleştirdiğini, …’ı vekil atadıktan sonra bir daha davacı ve vekil ile parasal ilişkiye girmediğini, parasal kazanımların kesinlikle kendisine aktarılmadığını, eline geçmeyen paranın da kendisinden istenemeyeceğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı … …, akitlerde 50.000.-TL gösterilse de taşınmazları 80.000.-TL bedelle önceki malikin avukatından satın aldığını, çekişme konusu yerlerin taşınmazlarına komşu olduğunu, taşınmazların satışa çıkartıldığını duyunca akrabası olan davacıya 13 Kasım 2005 tarihinde durumu bildirdiğini, davacının da yerleri alabileceğini söylediğini, davacı avukatının da olayı savcılığa intikal ettirdik ay sonuna kadar bekle demesi üzerine beklediğini, ancak tedbir koydurmaları mümkün iken hareketsiz kalmaları üzerine taşınmazları satın aldığını, kötüniyetinden bahsedilemeyeceğini belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davalı …’in vekalet görevini kötüye kulladığı, davalı …’ın da taşınmazların danışıklı olarak devredildiğini bildiği halde davacının zararına hareket ederek taşınmazları satın aldığı gerekçesi ile tapu iptal ve tescil isteğinin kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalı … vekili ile davalı … … vekili tarafından süresinde duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla, duruşma günü olarak saptanan 21.10.2014 Salı günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalı … … vekili Avukat … ile temyiz edilen vekili Avukat … geldiler, davetiye tebliğine rağmen diğer temyiz eden davalı … vekili Avukat gelmedi, yokluğunda duruşmaya başlandı, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı. Bilahare Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü:
-KARAR-
Dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre; davalı … ile davalı … …’in temyiz itirazı yerinde değildir. Reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, 28.12.2013 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Ücret Tarifesinin 14. maddesi gereğince gelen temyiz edilen vekili için 1.100.00.-TL. duruşma avukatlık parasının ve aşağıda yazılı 1.707,50 .-TL bakiye onama harcının temyiz edenlerden alınmasına, 21.10.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.