YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/10003
KARAR NO : 2021/12548
KARAR TARİHİ : 16.12.2021
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup, hükmün davalı …, Hazine ve davacı … mirasçıları tarafından temyiz edilmesi üzerine; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Mahkemece verilen önceki tarihli hüküm Yargıtay Hukuk Genel Kurulunca bozulmuş olup, bozma ilamında özetle, “Dava, kadastro tespitinden evvel Asliye Hukuk Mahkemesinde mülkiyet hakkına dayalı olarak açılıp görevsizlik kararı ile aktarılan davalardan olduğuna göre, davanın yanları ile bağlı kalınmaksızın Mahkemece re’sen malik tayini gerektiği açıklandıktan sonra, öncelikle aktarılan davanın kapsamının belirlenmesi; çekişmeli 1205 parselin de aktarılan davanın konusu olduğu göz önüne alınarak kadastro tespit tutanağı aslı ve eklerinin getirtilmesi ve yanılgı sonucu oluşan (tapu) sicile davalı şerhi konulması gereğine işaret edilerek; davacı … ile davalılar Naile vs.’nin dayandığı tapu kaydının kuzey-güney yönde birbirlerine sınır olan taşınmazlara ait olduğu ve tapuların kapsamlarının iç içe geçmediği; ancak davacı tapusunun hudutlarında yer alan “… ” sınırı ile ilgili olarak yapılan araştırmanın yetersiz olduğu, bu nedenle öncelikle 1151 parsele tespit sırasında uygulanan T.sani 1944 tarihli ve 15 sıra nolu TK’nın … yolu, batıda yan görünüş krokisinde taban münhanisi ve yükseliş açısı gösterilerek belirlenecek çaputlu tepe, güneyde … sınırları esas alınarak kapsam tayin edilmesi, bu kapsam tayin edilirken 16.02.1984 tarihli teknik bilirkişi raporunda (e) harfi ile kahverengi ile çizili kısmın da … dahil olduğunun dikkate alınması; bundan sonra davacı …’e ait 29 nolu tapu kaydının doğuda … yolu ve kısmen … , güneyde … , batıda … tarlası, kuzeyde kısmen … yolu ve … tarlası ile bağlantı kurularak ve bu bağlantının kurulmasını zorunlu kıldığı oranda tapudaki yazılı miktardan fazlasının da tapu kaydı kapsamında olabileceği kuralı gözetilerek kapsam tayin edilmesi, bu belirleme yapılırken kısmen açık kalan kuzey sınırın 1141 parsel sayılı komşu taşınmaza revizyon gören tapu kaydında “… ” şeklinde tanımlandığının nazara alınması; yine 1205 parselin tapu kaydı kapsamı dışında kalan bölümünün de mera olduğu gözetilerek hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi” gereğine değinilmiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, fen bilirkişileri … , … , … tarafından hazırlanan 14.04.2014 tarihli bilirkişi raporuna göre dava konusu taşınmazlardan 1205 parsel sayılı taşınmazın davacı … adına olan tespitinin iptali ile dayanak Ağustos 1948 tarih ve 29 nolu tapu kaydının tedavülleri sebebi … adına tespitine, 1340 parsel sayılı taşınmazın tespitinin iptali ile; bilirkişilerin krokilerinden B harfi ile gösterdikleri 52.067,60 metrekarelik alanın aynı tapu kaydının tedavülleri sebebi ile … adına tespitine, aynı krokide A harfi ile gösterilen 22.172,03 metrekarelik alanın mera olarak sınırlandırılmasına, krokisinde yol olarak gösterilen 8.990,95 metrekarelik alanın ise 1340 parselden ayrılarak yol olarak bırakılmasına, 1340 parsel sayılı taşınmazın krokide A, B ve yol olarak bırakılan alanlar çıktıktan sonra bakiye kalan yerin mera olarak sınırlandırılmasına, çekişmeli 1150 parsel sayılı taşınmazın malik hanesi boş olduğundan krokide G harfi ile gösterilen 116.073,09 metrekarelik alanın aynı tapu tapu kaydının tedavülleri sebebi ile … adına tespitine, 1150 parselden G harfi ile gösterilen alan çıktıktan sonra geriye kalan bakiye alanın aynı ada parsel numarası ile 1/2 hisseli olarak … ve … mirasçıları adına hükümde gösterilen paylarla tespitine; 1151 parsel sayılı taşınmazın malik hanesinin boş olması sebebi ile krokide F harfi ile gösterilen 62.011,64 metrekarelik alanın Ağustos 1948 tarihli ve 29 nolu tapu kaydının tedavülleri sebebi ile … Adına tespitine, krokide C harfi ile gösterilen 46.738,28 metrekarelik alanın Mera olarak sınırlandırılmasına, 1151 parselin C ve F ile gösterilen alanları çıktıktan sonra geriye bakiye kalan miktarın aynı ada ve parsel numarası ile 1/2 hisseli olarak … ve … mirasçıları adına hükümde gösterilen paylarla tespitine karar verilmiş; hüküm, davalı … vekili, davalı Hazine vekili ve davacı … mirasçıları … ve müşterekleri vekili ile yine davacı … mirasçıları … ve müşterekleri vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, dava konusu taşınmazlardan 1205 parsel sayılı taşınmazın (davacı …’ın dayandığı) Ağustos 1948 tarih ve 29 nolu tapu kaydı kapsamında kaldığı belirtilip dosyada alınan bilirkişi raporlarına atıf yapılmak suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulmuştur. Ne var ki; Mahkemece, bozma ilamına uyulduğu halde, bozma ilamında açıklanan şekilde araştırma ve inceleme yapılmadan hüküm tesis edilmiştir. Bozma ilamına uyulmakla, taraflar yararına usuli kazanılmış hak oluşacağı gibi, mahkemeye de bozma ilamı doğrultusunda işlem yapma zorunluluğu doğar. Kazanılmış hakkın zedelenmemesi için bozma ilamında işaret edilen hususların eksiksiz ve tam olarak yerine getirilmesi zorunludur. Hükmüne uyulan bozma ilamında özetle, öncelikle çekişmeli 1151 parsele tespit sırasında uygulanan T.sani 1944 tarih ve 15 sıra nolu tapu kaydına doğuda … yolu, batıda yan görünüş krokisinde taban münhanisi ve yükseliş açısı gösterilerek belirlenecek … Tepe, güneyde … (1145 parsel) sınırları esas alınarak kapsam tayin edilmesi, bu kapsam tayin edilirken 16.02.1984 tarihli fen bilirkişi raporunda (e) harfi ile kahverengi ile çizili kısmın da … tarlasına dahil olduğunun belirlenmesi; bundan sonra davacı …’e ait 29 nolu tapu kaydının doğuda … Yolu ve kısmen … tarlası, güneyde … tarlası, batıda … tarlası, kuzeyde kısmen … Yolu ve … tarlası ile bağlantı kurularak ve bu bağlantının kurulmasını zorunlu kıldığı oranda tapudaki yazılı miktardan fazlasınında tapu kaydı kapsamında olabileceği kuralı gözetilerek kapsam tayin edilmesi, bu belirleme yapılırken kısmen açık kalan kuzey sınırın 1141 parsel sayılı komşu taşınmaza revizyon gören tapu kaydında “… Yeri” şeklinde tanımlandığının nazara alınması; yine 1205 parselin dayanılan kaydın kapsamı dışında kalan bölümününde mera olduğunun gözetilmesi” gereğine değinilmiş olup, çekişmeli taşınmazlar başında 17.05.2013 tarihinde keşif yapılmış ise de, keşifte, davacı ve davalıların dayadığı tapu kayıtları yukarıda belirtilen şekilde uygulanıp kapsamları tayin edilmemiş; keşif sonucu düzenlenen 07.06.2013 tarihli teknik bilirkişi raporunda, davalı tarafın dayandığı ve çekişmeli 1151 parsele tespit sırasında uygulanan T.sani 1944 tarih ve 15 sıra nolu tapu kaydının 1151 parsele; yine davalı tarafın dayandığı ve çekişmeli 1150 parsele tespit sırasında uygulanan T.sani 1944 tarih ve 12 sıra nolu tapu kaydının 1150 parsele; çekişmeli 1205 parsele tespit sırasında uygulanan ve davacı tarafın dayandığı Ağustos 1948 tarih ve 29 nolu tapu kaydının ise 1205 parsele aidiyeti belirtilmekle yetinilmiş, sonrasında ise dosya üzerinden ek rapor düzenlenmesi yoluna gidilerek bozma ilamında belirtilen hususları karşılamayan bu ek raporda ise; davacı … tarafından hasımsız olarak açılan 1953/869 Esas-1953/1136 Karar sayılı, “davacı tekmil komşuları ve Hazine’yi hasım göstererek usulüne uygun dava açmakta muhtar olmak üzere vaki davasının reddine” şeklinde karar verilen ve Yargıtay denetiminden geçip onanarak kesinleşen dava dosyasında düzenlenen raporla (iş bu davanın hasımsız olarak açılıp görüldüğü ve karara bağlandığı anlaşılmakla, taraflar arasında kesin hükümden bahsedilemeyeceği gibi bu raporun dikkate alınamayacağı da açıklanan nedenlerle izahtan varestedir) Yargıtayca yetersiz olduğuna işaret edilen 16.2.1984 tarihli rapora atıf yapılarak düzenlenen 14.4.2014 tarihli rapor esas alınmak suretiyle karar verilmesi cihetine gidilmiştir. Bu şekilde eksik araştırma ve inceleme ile hüküm kurulamaz.
Hal böyle olunca; Mahkemece, yukarıda bozma ilamında açıklanan şekilde tarafların dayandıkları tapu kayıtları belirtilen şekilde yöntemince uygulanarak kapsamları tayin edilmeli, bu cümleden olarak; öncelikle davalı tarafa ait T.Sani 1944 tarihli ve 12 nolu tapu kaydı ile yine davalı tarafa ait T.sani 1944 tarihli ve 15 sıra nolu tapu kaydına doğuda … yolu, batıda yan görünüş krokisinde taban münhanisi ve yükseliş açısı gösterilerek belirlenecek … Tepe, güneyde Nazike tarlası (1145 parsel) sınırları esas alınarak kapsam tayin edilmeli; bu kapsam tayin edildikten sonra davacı …’e ait Ağustos 1948 tarih ve 29 nolu tapu kaydının doğuda … yolu ve kısmen Devran tarlası, güneyde … tarlası, batıda Molla Hasan tarlası (1141 parsel), kuzeyde kısmen … Yolu ve … tarlası (1091 parsel) ile bağlantı kurularak ve bu bağlantının kurulmasını zorunlu kıldığı oranda tapudaki yazılı miktardan fazlasınında tapu kaydı kapsamında olabileceği kuralı gözetilerek kapsamı belirlenmeli ve Yargıtay bozma ilamında da belirtildiği üzere, 1205 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydı kapsamı dışında kalan bölümünün mera olduğu gözeltilerek buna göre bir karar verilmelidir.
Mahkemece belirtilen şekilde kayıt uygulaması yapılmaksızın ve tarafların dayanağı tapu kayıtlarının kapsamı yöntemince tayin edilmeksizin hüküm kurulması isabetsiz olduğu gibi; 1205 parsel ile Mahkemece bu parselin tespitine esas olup davacı …’ın dayandığı tapu kaydının kapsadığı kabul edilen 1205 parsel haricindeki taşınmaz bölümlerinin (1340/B; 1150/G ve 1151/F bölümleri) … adına tespitine şeklinde hüküm kurulması da isabetsizdir. Şöyle ki; eldeki dava, genel mahkemeden aktarılan dava niteliğinde olup, bozma ilamında da işaret edildiği üzere 1205 parsel sayılı taşınmaz da aktarılan davanın konusu olup, bu parselin tutanağının, aktarılan davanın konusu olduğu göz ardı edilerek kesinleştirilip Tapu Müdürlüğü’ne gönderilmesi ve hakkında sicil oluşması yolsuz tescil niteliğindedir. Zira, 1205 parsel sayılı taşınmazın tutanağının sehven kesinleştirilip 20.03.1986 tarih ve 1525 yevmiye nolu işlemle (davacı) … adına tescil edilip onun adına sicil oluşturulduktan sonra (bu yolsuz sicil üzerinden yapılan) 06.12.2011 tarih ve 19845 yevmiye nolu işlemle 1205 parselin … adına tescil edildiği anlaşılmaktadır. Öte yandan, Mahkemece adına “tespit” hükmü kurulan …’ın 1205 parseli edinme tarihi kadastro tespit tarihinden sonra olup Kadastro Mahkemesi’nce tespitten sonraki edinimlerin dikkate alınamayacağının ve tespitten sonraki sebebe dayalı edinimlerin (somut olayda 3402 sayılı Kanun’un 40. maddesinin uygulanmasını gerektirecek bir durum da bulunmadığına göre) genel mahkemelerin görevine girdiğinin göz ardı edilmesi usul ve yasaya aykırı olduğu gibi; bundan ayrı olarak, …’ın davacı …’e ait Ağustos 1948 tarih ve 29 nolu tapu kaydından değil, yolsuz oluşan 1205 parselin tapu sicil kaydı üzerinden taşınmaz iktisap ettiği, dolayısıyla Ağustos 1948 tarih ve 29 nolu tapu kaydının 1205 parselin kadastral çapı kapsamı dışında kalan taşınmaz bölümleri (1340/B; 1150/G ve 1151/F) üzerinde kayda dayalı bir edinimi ve eldeki davaya katılımı dahi bulunmadığı halde bu taşınmaz bölümlerinin de … adına tespitine karar verilmesi ve Kadastro Mahkemelerinde sicil oluşturacak şekilde “tescil” hükmü kurulması gerekirken mahkemece “tespit” hükmü kurulmakla yetinilmesi dahi isabetsizdir.
SONUÇ: Açıklanan nedenlerle, davalı … vekili, davalı Hazine vekili ve davacı … mirasçıları … ve müşterekleri vekili ile yine davacı … mirasçıları … ve müşterekleri vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün 6100 Sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, peşin harcın istek halinde temyiz edenlere iadesine, 16.12.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.