YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/2527
KARAR NO : 2012/7590
KARAR TARİHİ : 03.07.2012
Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından sanık …’ın yapılan yargılaması sonunda; atılı suçlardan mahkûmiyetine dair, Balıkesir 1. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 03.08.2011 gün ve 2009/290 Esas, 2011/149 Karar sayılı çocuğun beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde nitelikli cinsel istismarı suçundan kurulan hüküm yönünden resen temyize tâbi hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmesi ve incelemenin de duruşmalı olarak yapılması talep edilmesi üzerine dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle 27.06.2012 Çarşamba günü saat 13.30’a duruşma günü tayin olunarak sanık müdafiine çağrı kâğıdı gönderilmişti.
Belli günde Hâkimler Kurulu duruşma salonunda toplanarak Yargıtay Cumhuriyet Savcılarından … … hazır olduğu halde oturum açıldı.
Yapılan tebligat üzerine sanık … adına duruşma talebinde bulunan Av. … gelmedi. Sanık … adına Av. … adına yetki belgesi ile gelen Av. … huzura alınarak duruşmaya başlandı.
Duruşma isteğinin süresinde ve yerinde olduğu anlaşıldıktan sonra uygun görülen talep ve mütalaa dairesinde sanık hakkında DURUŞMALI inceleme yapılmasına oybirliğiyle karar verilerek tefhim olunduktan sonra işin açıklanmasına dair raportör üye tarafından düzenlenen rapor okundu.
Raportör üye rapora ilave edecek bir cihet bulunmadığını bildirdi.
Sanık müdafii temyiz layihasını açıklayarak savunmada bulunup müvekkili hakkındaki hükmün BOZULMASINI istedi.
Yargıtay Cumhuriyet Savcısı tebliğname içeriğini tekrar etti.
Son sözü sorulan sanık müdafii savunmasına ilave edecek bir cihet bulunmadığını bildirmekle dosya incelenerek karar verilip tefhim olunmak üzere duruşmanın 11.07.2012 Çarşamba günü saat 13:30’a bırakılmasına oybirliğiyle karar verildi.
Belli günde oturum açıldı. Dava evrakı incelenip gereği görüşülmüş olduğundan aşağıda yazılı karar ittihaz olundu.
Sanık hakkında çocuğun beden ve ruh sağlığını bozacak şekilde nitelikli cinsel istismarı suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanık müdafiin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Mağdurenin 26.07.2009 ve 10.02.2010 tarihli ifadelerinde ilk eylem tarihinin 2009 yılı Haziran ayı olduğunu istikrarlı bir şekilde belirtmesine karşın Balıkesir Devlet Hastanesi Baştabipliğinin 11.10.2010 tarihli müzekkeresinde mağdurenin 18.05.2008 tarihinde ilaç intoksikasyonu tanıları ile tedavi edildiğinin belirtildiği, buna göre mağdurenin cinsel istismar eylemlerinden önce intihar ettiğinin anlaşılması ve Adli Tıp Kurumu 6. İhtisas Kurulunun 12.11.2010 tarihli raporunda ise mağdurenin 18.05.2008 tarihli intihar girişimi ile ilgili değerlendirme bulunmadığından, Adli Tıp Kurumu ilgili İhtisas Dairesinden mağdurenin 18.05.2008 tarihinde intihar girişiminde bulunması sebebiyle ruh sağlığının cinsel istismar eylemlerinden önce bozuk olup olmadığının sorulup, sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi,
Sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükmün incelenmesine gelince,
Balıkesir Cumhuriyet Başsavcılığının 09.12.2009 tarihli iddianamesinde kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma suçuna ilişkin sevk maddeleri gösterilmesine karşın, mağdurun hürriyetinin ne şekilde ve hangi eylemler sebebiyle kısıtlandığının usulüne uygun bir şekilde anlatılmadığı, CMK.nın 225/1. maddesinin “Hüküm, ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve faili hakkında verilir” şeklinde olduğu, böylece kovuşturma aşamasında ileri sürülen sanığın mağdureyi eve kapatması eylemi ile ilgili usulünce dava açılmadığı halde yazılı şekilde bu suçtan da hüküm kurulması,
Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları ve duruşmalı inceleme esnasındaki sözlü savunmaları bu itibarla itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321 maddesi uyarınca BOZULMASINA, 03.07.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
03.07.2012 tarihinde verilen iş bu karar 11.07.2012 tarihinde Yargıtay Cumhuriyet Savcılarından … … hazır olduğu halde sanık müdafiin gıyabında tefhim olundu.