Yargıtay Kararı 14. Ceza Dairesi 2013/1063 E. 2013/10967 K. 05.11.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/1063
KARAR NO : 2013/10967
KARAR TARİHİ : 05.11.2013

Reşit olmayan mağdureyi rızasıyla kaçırıp alıkoyma suçundan sanıklar … ve … ile reşit olmayan mağdureyi rızası ile kaçırıp alıkoyma ve reşit olmayan mağdure ile rızasıyla cinsel münasebette bulunma suçlarından sanık …’nın yapılan yargılamaları sonunda; sanık … hakkında açılan kamu davasının CMK.nın 10. maddesi uyarınca ayrılmasına, sanık … hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı süresinin dolması nedeniyle düşmesine, sanık …’nın eyleminin lehe sonuç doğurduğu kabul edilen 5237 sayılı TCK.nın 104/1. maddesinde yer alan reşit olmayan ile cinsel ilişki suçunu oluşturduğunun kabul edilerek kamu davasının şikâyet yokluğu nedeniyle düşmesine, reşit olmayan mağdureyi rızası ile kaçırıp alıkoyma suçundan ise beraatine dair Antalya 2. Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 20.12.2010 gün ve 2005/483 Esas, 2010/1243 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi katılan vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelendi;
Sanık … hakkında verilen ayırma kararının CMUK.nın 305. maddesi uyarınca temyizi mümkün olmadığından, katılan vekilinin temyiz isteminin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 317. maddesi uyarınca REDDİYLE, incelemenin katılan vekilinin, sanıklar … ve … hakkında kurulan hükümlere yönelik temyiz istemiyle sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Sanık … hakkında kurulan hükmün incelenmesinde;
Gerekçesi gösterilmek suretiyle verilen düşme hükmü usul ve kanuna uygun olduğundan, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
Sanık … hakkında kurulan hükümlerin incelenmesine gelince,
Sanığa isnat olunan 765 sayılı TCK.nın 430/2 ve 416/3. maddelerinde düzenlenen suçlara öngörülen cezaların üst sınırları itibarıyla, 765 sayılı TCK.nın 102/4 ve 104/2. maddelerine göre yedi yıl altı aylık asli ve ilave zamanaşımına tâbi oldukları, suç tarihi olan 01.04.2005 ile inceleme günü arasında bu sürenin geçtiği anlaşıldığından, hükümlerin 5237 sayılı TCK.nın 7/2. maddesi ile 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilmek suretiyle CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, aynı Kanunun 322/1 ve 5271 sayılı CMK.nın 223/8. maddeleri uyarınca sanık hakkında açılan kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 05.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.