Yargıtay Kararı 14. Ceza Dairesi 2011/21343 E. 2012/1008 K. 08.02.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/21343
KARAR NO : 2012/1008
KARAR TARİHİ : 08.02.2012

Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı, çocuğun basit cinsel istismarı, çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve müstehcenlik suçlarından sanık …’ın yapılan yargılaması sonunda; atılı suçlardan mahkûmiyetine dair Sincan 1. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 02.12.2010 gün ve 2008/214 Esas, 2010/244 Karar sayılı hükümlerin Yargıtayca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmesi ve incelemenin de duruşmalı olarak yapılması talep edilmesi üzerine; dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle 01.02.2012 … günü saat 13.30’a duruşma günü tayin olunarak sanık müdafiine çağrı kâğıdı gönderilmişti.
Belli günde Hakimler Kurulu duruşma salonunda toplanarak Yargıtay Cumhuriyet Savcılarından … hazır olduğu halde oturum açıldı.
Yapılan tebligat üzerine dosyadaki vekâletnameye dayanarak sanık … adına gelen Av. … huzura alınarak duruşmaya başlandı.
Duruşma isteğinin süresinde ve yerinde olduğu anlaşıldıktan sonra uygun görülen talep ve mütalaa dairesinde sanık hakkında DURUŞMALI inceleme yapılmasına oybirliğiyle karar verilerek tefhim olunduktan sonra işin açıklanmasına dair raportör üye tarafından düzenlenen rapor okundu.
Raportör üye rapora ilave edecek bir cihet bulunmadığını bildirdi.
Sanık müdafii temyiz layihasını açıklayarak savunmada bulunup müvekkili hakkındaki hükmün BOZULMASINI istedi.
Yargıtay Cumhuriyet Savcısı tebliğname içeriğini tekrar etti.
Son sözü sorulan sanık müdafii savunmasına ilave edecek bir cihet bulunmadığını bildirmekle dosya incelenerek karar verilip tefhim olunmak üzere duruşmanın 15.02.2012 … günü saat 13:30’a bırakılmasına oybirliğiyle karar verildi.
Bu gün dava evrakı incelenerek aşağıda yazılı karar ittihaz olundu.
Sanık müdafiin, sanığın şizofreni hastası olabileceğini belirtmesi üzerine, alınan … Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesinin 28.01.2010 tarihli heyet raporunda herhangi bir psikopatoloji saptanmadığı, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 32. maddesi açısından şuurunun veya hareket serbestisini tamamen ortadan kaldıracak şekilde bir akıl hastalığı bulunmadığı belirtilmiş ise de; raporda herhangi bir pisikopatoloji saptanmadığı belirtilmesine karşın, hareket serbestisini tamamen ortadan kaldıracak nitelikte akıl hastalığının olmadığının belirtilmesinde bir çelişki olduğu gibi, öncelikle sanığın akıl hastalığına düçar olup olmadığı, akıl hastası ise raporda belirtilen hareket serbestisinin tamamen ortadan kalkmamasının, TCK.nın 32/1. fıkrasında belirtilen davranışların yönlendirme yeteneğini önemli derecede azaltan bir durum mu yoksa, 2. fıkrada belirtilen bu yeteneğin azalmış şekli mi olduğu, hususlarının tesbiti açısından Adli Tıp Kurumu İhtisas Kurulundan rapor alınması ve sonucuna göre hukuki durumunun tayin ve takdiri yerine, yetersiz rapora dayanılarak yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları ve duruşmalı inceleme esnasındaki sözlü savunması bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 08.02.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

08.02.2012 tarihinde verilen iş bu karar 15.02.2012 tarihinde Yargıtay Cumhuriyet Savcılarından …’ın hazır olduğu halde sanık müdafiin gıyabında tefhim olundu.