YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/5138
KARAR NO : 2013/8293
KARAR TARİHİ : 28.06.2013
Çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçlarından sanıklar …, …, …, … ve … …’in, çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve fuhuş suçlarından sanık … …’nın, mağdure …’ya yönelik çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve mağdure …’e yönelik ise çocuğun basit cinsel istismarı suçlarından sanık …’in yapılan yargılamaları sonunda; sanıklar … ve …’in çocuğun nitelikli cinsel istismarı eylemlerinin çocuğun basit cinsel istismarı, sanıklar … ve …’nin çocuğun nitelikli cinsel istismarı eylemlerinin ise beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçlarını oluşturduğunun kabulü ile bu suçlardan ve sanıkların atılı diğer suçlardan mahkûmiyetlerine dair … Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 15.06.2012 gün ve 2011/299 Esas, 2012/331 Karar sayılı sanıklar … ve …’nin beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı ile sanıklar … ve …’ın çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçları yönünden res’en de temyize tabi hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanıklar müdafileri, katılan mağdure … vekili ve O Yer Cumhuriyet Savcısı tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Sanıklar … ve … haklarında kurulan hükümlere yönelik temyizlerin incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Birbirinden bağımsız olarak atılı suçları işleyen her bir sanığın sebep olduğu yargılama gideriyle sorumlu tutulması gerekirken, yargılama giderlerinin hangi sanıktan ne şekilde tahsil edileceği belirtilmeden sanıklardan tahsiline karar verilmesi, kanuna aykırı sanıklar müdafileri ve katılan mağdure … vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, aynı Kanunun 322. maddesi uyarınca yargılama giderine ilişkin bölümün hükümden çıkartılarak yerine “Aşağıda dökümü yapılan sanıklar … ve …’den her birinin sebep olduğu yargılama giderlerinin kendilerinden ayrı ayrı tahsiline” ibaresinin yazılması suretiyle sair yönleri usul ve kanuna uygun olan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Sanık … hakkında kurulan hükme yönelik temyiz incelemesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine;
Ancak;
Dosya içeriğine göre; 15 yaşı içerisinde bulunan mağdure …’nın 04.08.2011 günü kollukça alınan ilk beyanında sanığın eylemlerinden bahsetmeyip, 05.08.2011 günü kolluğa verdiği ikinci beyanında rızası dahilinde sanıkla anal yoldan cinsel ilişkiye girdiğini belirtmesi, 25.01.2012 günlü duruşmadaki beyanında da yine ilişkiden bahsetmeyip sadece sanığın kendisini farklı günlerde bir iki defa öptüğünü belirtmesi, sanığın ise aşamalarda mağdurenin duruşmadaki beyanı ile örtüşecek şekilde mağdureyi bir iki defa öptüğünü savunduğunun anlaşılması karşısında, savunmanın aksine sanığın cinsel istismar eyleminin organ sokmak suretiyle gerçekleştiğine dair mağdurenin aşamalarda çelişen beyanları dışında delil bulunmadığı gözetilerek zincirleme şekilde çocuğun basit cinsel istismarı suçundan mahkûmiyeti yerine yazılı şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan yazılı şekilde hüküm kurulması,
Sanık … hakkında kurulan hükme yönelik temyiz incelemesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine;
Ancak;
Dosya içeriğine göre, 15 yaşı içerisinde bulunan mağdure …’nın 04.08.2011 günü kollukça alınan ilk beyanında, …’a gezmeye gittiklerinde sanığın kendisini seni seviyorum diyerek dudağından öptüğünü belirttiği halde, kollukça alınan 05.08.2011 günlü ikinci beyanında ise sanığın 3-4 defa kendisi ile zorla anal yoldan cinsel ilişkiye girdiğini söylediği, 04.11.2011 günlü duruşmadaki beyanında ise ilk beyanına rücû ile …’a gezmeye gittiklerinde sanığın kendisini dudağından öpüp göğsünü ellediğini, 25.01.2012 günlü duruşma beyanında da yine ilişkiden bahsetmeden …’a gezmeye gittiklerinde yanlarında kimse yokken kendisini zorla yere yatırarak dudağından öptüğünü belirtmesi, sanığın ise aşamalarda tevil yollu ikrarda bulunarak mağdureyi gezmeye götürdüğünü, kendisine 20 TL para verdiğinde mağdurenin kendisine teşekkür amaçlı sarıldığını savunduğunun anlaşılması karşısında, sanığın sabit olduğu anlaşılan basit cinsel istismar eylemi dışında savunmanın aksine mağdureye zincirleme şekilde anal yoldan organ sokmak suretiyle cinsel istismarda bulunduğuna dair mağdurenin olayla ilgili sıcağı sıcağına alınan ilk beyanı ve bu beyanlarına paralel duruşmadaki beyanları ile çelişen 05.08.2011 günlü kollukça alınan beyanı dışında başkaca delil bulunmadığı gözetilerek sanığın sadece sübut bulan çocuğun basit cinsel istismarı suçundan mahkûmiyetine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde zincirleme şekilde cebir kullanmak suretiyle çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan hüküm kurulması,
Sanık …’ın fuhuş ve çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçlarından kurulan hükümler ile sanık … ve …’in çocuğun basit cinsel istismarı suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyizlere gelince;
Dosya içeriğine göre, 15 yaşı içerisinde bulunan mağdure …’nın kollukça alınan 04.08.2011 günlü ilk beyanında bu sanıkların hiçbirinin eylemlerinden bahsetmediği, 05.08.2011 günü kollukça alınan ikinci beyanında ise bu defa sanık … ile vajinal yoldan organ sokmak suretiyle rızası dahilinde ilişkiye girdiğini, komşuları olan sanık …’in, evde tek başına bulunduğu sırada gelerek kendisi ile vajinal yoldan organ sokmak suretiyle zorla cinsel ilişkiye girdiğini, annesi olan sanık …’ın ise evde birlikte bulundukları sırada sanık …’in annesi …’a para vererek kendisi ile 3-4 kez cinsel ilişkiye girdiğini, ayrıca annesi sanık …’ın eve gelen erkek şahıslardan para alarak kendisi ile cinsel ilişkiye girmelerini sağladığını belirttiği, 04.11.2011 ve 25.01.2012 günlü duruşmadaki beyanlarında ise kolluktaki bu ikinci ifadesinden de rücû ile sanıkların kendisine yönelik bir eylemlerinin olmadığını ifade etmesi, mağdureye ilişkin 05.08.2011 günlü doktor raporunda ise hymen bütünlüğünün korunmuş olup duhule müsait olmadığının belirtilmesi karşısında, sanıkların inkara yönelik savunmalarının aksine mağdurenin aşamalarda çelişen ve doktor raporu ile de doğrulanmayan 05.08.2011 günlü ikinci kolluk beyanı dışında her türlü şüpheden uzak, inandırıcı delil bulunmadığı gözetilerek sanıkların atılı suçlardan ayrı ayrı beraatlerine karar vermek gerekirken delillerin takdirinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde mahkûmiyetlerine karar verilmesi
Kanuna aykırı, sanıklar müdafileri, katılan mağdure … vekili ve O Yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma sebebine göre sanık …’in tutuklu kaldığı sürede gözetilerek sanıklar … ve … …’nın TAHLİYELERİNE, başka suçtan tutuklu veya hükümlü olmadıkları takdirde derhal salıverilmeleri için mahalline en seri biçimde bildirilmesi hususunda Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına müzekkere yazılmasına, 28.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.