YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/2972
KARAR NO : 2012/8038
KARAR TARİHİ : 11.07.2012
Irza geçme suçundan sanık …’un yapılan yargılaması sonunda; beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan mahkûmiyetine dair Adana 2. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 19.10.2007 gün ve 2005/204 Esas, 2007/313 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
5237 sayılı TCK.nın 103/6. maddesinin doğrudan uygulama yapılacak bir madde olmayıp, suçun nitelikli halinin gerçekleşmesi nedeniyle sanık hakkında hüküm kurmaya TCK.nın 103/2. maddesi uyarınca belirlenecek temel ceza ile başlanılması gerekirken, aynı kanunun 103/2. maddesi delaletiyle 103/6. maddesinin doğrudan tatbiki suretiyle hüküm kurulması,
Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanlığından alınan 13.02.2007 tarihli, 107 sayılı heyet raporunda mağdurun ruh sağlığı bozukluğunun suçun sonucunda gerçekleştiği hususunun açıklanmadığı, Adli Tıp Kurumu 6. İhtisas Kurulundan alınan 20.06.2007 tarihli, 2216 sayılı heyet raporunda ise çocuk psikiyatri uzmanının bulunmadığı dosya kapsamından anlaşılmakla, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 05.04.2011 gün ve 2011/56 Esas, 2011/76 sayılı Kararında açıklandığı üzere; Adli Tıp Kurumu ilgili İhtisas Kurulundan veya Adli Tıp Kurumu Kanununun 7, 23/B ve 31. maddeleri gereğince Yükseköğretim Kurumları veya birimlerine bağlı hastanelerden, bir çocuk psikiyatrisi ve iki Adli Tıp uzmanının zorunlu katılımı ile Adli Tıp Kurumu ilgili ihtisas kurulunun teşekkülüne göre oluşturulmuş en az 5 kişilik bir heyetten, suçun sonucunda mağdurun ruh sağlığının bozulup bozulmadığı hususunda rapor alınıp sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken usulüne uygun teşekkül etmeyen heyetlerce verilen raporlar esas alınarak yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 11.07.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.