Yargıtay Kararı 14. Ceza Dairesi 2012/3663 E. 2012/6297 K. 04.06.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/3663
KARAR NO : 2012/6297
KARAR TARİHİ : 04.06.2012

Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan sanık …’nun yapılan yargılaması sonunda; atılı suçtan mahkûmiyetine dair … Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 23.11.2011 gün ve 2010/137 Esas, 2011/204 Karar sayılı ceza miktarı itibarıyla re’sen de temyize tâbi hükmün süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık ile müdafii ve katılan kurum vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Katılan Kurumun, kendisine 20.12.2007 tarihinde tebliğ edilen hükmü 27.12.2011 tarihinde yasal 1 haftalık süre içerisinde temyiz ettiği anlaşıldığından, tebliğnamedeki süre yönünden temyiz talebinin reddini isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Sanığın oluşa uygun olarak işlediği kabul edilen zorla zincirleme biçimde nitelikli cinsel istismar suçuna uyan 5237 sayılı TCK.nın 103/2, 103/3 ve 103/4. maddeleri uyarınca verilen ceza 15 yıla ulaşsa veya geçse dahi, suçun sonucunda ruh sağlığının bozulmasından dolayı neticenin ağırlığına göre tayin edilen cezanın 49/1 ve 103/6. maddeler gereğince yirmi yıla kadar artırılmasının olanaklı bulunduğu nazara alınarak hakkaniyet gereği bir miktar daha artırım yapılması gerektiği gözetilmeden 103/6. maddenin uygulama dışı bırakılması,
Mükerrir olan sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmaması,
Sanık eylemini kendi öz kızına karşı işlediği halde, hakkında TCK.nın 53/5. maddesinin uygulanmaması,
CMK.nın 325/1. maddesine aykırı olarak kendisini vekil ile temsil ettiren katılan lehine ve sanık aleyhine vekalet ücretine hükmolunmaması,
Kanuna aykırı, sanık ve müdafii ve katılan kurum vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 04.06.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.