Yargıtay Kararı 14. Ceza Dairesi 2012/5848 E. 2012/10589 K. 01.11.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/5848
KARAR NO : 2012/10589
KARAR TARİHİ : 01.11.2012

Hükümlü veya tutukluların ayaklanması, kamu malına zarar verme ve kamu görevlisine hakaret suçlarından sanıklar …, …, …, …, …, …, …, … ve …’ın, hükümlü veya tutukluların ayaklanması, kamu malına zarar verme, kamu görevlisine hakaret ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından sanıklar …, … ve …’ın yapılan yargılanmaları sonunda; atılı suçlardan mahkûmiyetlerine dair Ümraniye 2. Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 05.10.2009 gün ve 2005/1716 Esas, 2009/1700 Karar sayılı hükümlerin Yargıtayca incelenmesi sanıklar …, …, …, …, …, …, …, …, … müdafileri ve sanıklar …, … ve … tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ve Yüksek 8. Ceza Dairesinin görevsizlik kararı ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Tüm sanıklar hakkında tehdit suçundan açılan kamu davalarına ilişkin zamanaşımı süresi içerisinde karar verilmesi mümkün görülmüştür.
Mahkemece, sanık …’ın yokluğunda verilen 05.10.2009 tarihli hükmün 07.11.2009 günü usulüne uygun şekilde tebliğ edilmesinin ardından sanığın anılan hükümleri CMUK.nın 310/1. maddesinde öngörülen kanuni bir haftalık süre geçtikten sonra 17.11.2009 havale tarihli dilekçeyle temyiz ettiği anlaşıldığından, vâki temyiz isteminin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
Sanıklar …, …, … , … ve … hakkında kamu malına zarar verme suçundan kurulan hükümlere ilişkin olarak; atılı suç nedeniyle hazırlık aşamasında teknik bilirkişilere hazırlatılan hasar tespit tutanağında belirtilen zarar giderilmediğinden, kamu malına zarar verme ve hükümlü veya tutukluların ayaklanması suçlarından kurulan hükümlere ilişkin olarak, sanık …’ın dosya içine konulan adli sicil kaydındaki kimlik bilgileri ile nüfus kaydındaki kimlik bilgilerinin farklı olması nedeniyle Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) aracılığıyla nüfus kaydına uygun alınan adli sicil kaydında suç tarihinde öncesine ilişkin kasıtlı suçtan mahkûmiyetlerinin bulunması nedeniyle sanıklar haklarında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması gerektiğine ilişkin tebliğnamede bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiş, keza sanıklar … ve …’in üzerlerine atılı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu, birden fazla kişi tarafından birlikte işlendiği halde, sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK.nın 109/3-b maddesinin uygulanmaması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni sayılmamış, bu nedenle de Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 23.03.2004 gün ve 2004/6-41 Esas, 2004/70 Karar sayılı ilamında vurgulandığı gibi yanılgılı uygulama nedeniyle bir kez daha sanıklar lehine atıfet tanınamayacağından 5271 sayılı CMK.nın 5560, 5728 ve 6008 sayılı Kanunlarla değişik 231. maddesinin uygulanamayacağı gözetilerek tebliğnamede bu yönde bozma isteyen düşünceye de iştirak edilmemiştir.
Sanıklar … ve … hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve kamu malına zarar verme suçlarından, sanıklar …, … ve … hakkında kamu malına zarar verme suçundan ve sanıklar …, …, …, …, … hakkında hükümlü veya tutukluların ayaklanması ve kamu malına zarar verme suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillerle, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Sanıkların 5237 sayılı Kanunun 53/2-3. maddeleri uyarınca hapis cezalarına mahkûmiyetlerinin kanuni sonucu olarak 53/1-a, b, d, e maddesinde öngörülen haklardan cezalarının infazı tamamlanıncaya kadar, 53/1-c maddesindeki hak yoksunluğundan ise yalnız kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri ile koşullu salıverilmesine kadar, diğer kişiler yönünden ise hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar sürmesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı, sanıklar … ve … ile sanıklar …, …, …, …, …, …, … ve … müdafilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden duruşma yapılmaksızın CMUK.nın 322. maddesinin verdiği yetki uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasında yer alan 5237 sayılı TCK.nın 53. maddesi gereğince hükmedilen hak yoksunluğu ile ilgili bölüm hükümlerden çıkarılarak, yerlerine “Sanıkların 5237 sayılı TCK.nın 53/3. maddesine göre 53/1-c maddesinde yer alan kendi alt soyları üzerindeki velâyet, vesayet ve kayyımlık yetkileri ile ilgili haklarından koşullu salıverilme tarihine, 53/1. maddesinde yazılı diğer haklardan 53/2. maddesi gereğince hapis cezalarının infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmalarına” ibaresinin eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve kanuna uygun olan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Sanıklar …, …, …, …, …, …, …, …, …, … hakkında kamu görevlisine hakaret suçundan, sanık …, hakkında hükümlü veya tutukluların ayaklanması ve kamu malına zarar verme suçlarından, sanıklar …, …, … ve … hakkında hükümlü veya tutukluların ayaklanması suçundan ve sanık … hakkında kamu görevlisine hakaret ve hükümlü veya tutukluların ayaklanması suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesinde;
Sanıklar …, …, …, …, …, …, …, …, … ve …’in müştekilere sinkaflı şekilde küfrettiklerinin iddia edilmesine rağmen müştekilerin aşamalardaki beyanları da dikkate alınarak hangi sanığın kime karşı ne surette atılı suç kapsamında nasıl sözler sarf edildiği açıklığa kavuşturulmadan eksik soruşturma yapılarak yetersiz gerekçeyle bu sanıkların görevli memura hakaret suçundan mahkûmiyetlerine karar verilmesi,
Sanık … dışındaki sanıkların, sanığın müşahadeye götürülmesine tepki olarak fikirsel ve eylemsel işbirliği içerisinde hareket ederek cezaevinde ayaklandıkları ve sonrasında diğer atılı eylemleri gerçekleştirdiklerinin kabul edilmesine ve dosya kapsamına göre olayların gerçekleştiği sırada müşahadede bulunan sanığın bu sırada diğer sanıkların eylemlerine ne surette katıldığı açıklığa kavuşturulmadan yetersiz gerekçeyle sanık … hakkında, hükümlü veya tutukluların ayaklanması ve kamu malına zarar verme suçlarından mahkûmiyet kararı verilmesi,
Sanıklar …, …, … ve … hakkında hükümlü veya tutukluların ayaklanması suçundan ve sanık … hakkında kamu görevlisine hakaret ve hükümlü veya tutukluların ayaklanması suçlarından kurulan hükümlere ilişkin yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillerle, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
CMK.nın 231/6. maddesinde öngörülen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin tüm koşullar tartışılarak bir karar verilmesi gerekirken, dosya içerisindeki adli sicil kayıtlarına göre sabıkaları bulunmayan sanıklar hakkında şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Kabule göre de;
Sanıkların 5237 sayılı Kanunun 53/2-3. maddeleri uyarınca hapis cezalarına mahkûmiyetlerinin kanuni sonucu olarak 53/1-a, b, d, e maddesinde öngörülen haklardan cezalarının infazı tamamlanıncaya kadar, 53/1-c maddesindeki hak yoksunluğundan ise yalnız “kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri ile koşullu salıverilmesine kadar”, “diğer kişiler yönünden ise hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar” sürmesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı, sanıklar … ve … ile …, …, …, …, …, …, …, … ve … müdafilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca hükümlerin BOZULMASINA, 01.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.