YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/12573
KARAR NO : 2012/12311
KARAR TARİHİ : 03.12.2012
KARAR
Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun basit cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve yağma suçlarından sanık …’un yapılan yargılaması sonunda; yağma suçuna konu eyleminin güveni kötüye kullanma suçunu oluşturduğunun kabulü ile kamu davasının düşürülmesine, atılı diğer suçlardan mahkûmiyetine dair Ankara 7. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 07.05.2012 gün ve 2011/337 Esas, 2012/124 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık müdafii ve mağdur vekili tarafından istenilmesi ve sanık müdafii tarafından incelemenin de duruşmalı yapılmasının talep edilmesi üzerine dosya Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının tebliğnamesiyle Daireye gönderilmekle 28.11.2012 Çarşamba günü saat 13:30’a duruşma günü tayin olunarak sanık müdafiine çağrı kâğıdı gönderilmişti.
Belli günde Hâkimler Kurulu duruşma salonunda toplanarak Yargıtay Cumhuriyet Savcılarından … hazır olduğu halde oturum açıldı.
Yapılan tebligat üzerine dosyadaki vekâletnameye dayanarak sanık … adına gelen Av. … huzura alınarak duruşmaya başlandı.
Duruşma isteğinin süresinde ve yerinde olduğu anlaşıldıktan sonra uygun görülen talep ve mütalaâ dairesinde sanık … hakkında DURUŞMALI inceleme yapılmasına oybirliğiyle karar verilerek tefhim olunduktan sonra işin açıklanmasına dair raportör üye tarafından düzenlenen rapor okundu.
Raportör üye rapora ilave edecek bir cihet bulunmadığını bildirdi.
Sanık müdafii temyiz layihasını açıklayarak savunmada bulunup müvekkili hakkındaki hükmün BOZULMASINI istedi.
Yargıtay Cumhuriyet Savcısı tebliğname içeriğini tekrar etti.
Son sözü sorulan sanık müdafii savunmasına ilave edecek bir cihet bulunmadığını bildirmekle dosya incelenerek karar verilip tefhim olunmak üzere duruşmanın 12.12.2012 Çarşamba günü saat 13:30’a bırakılmasına oybirliğiyle karar verildi.
Belli günde oturum açıldı. Dava evrakı incelenip gereği görüşülmüş olduğundan aşağıda yazılı karar ittihaz olundu.
Nüfus kayıt örneğine göre 1994 doğumlu olup 17 yaşında olan mağdurun sanıktan şikâyetçi olmaması ve katılan sıfatını almaması karşısında, mağdur vekilinin hükmü temyiz etme … bulunmadığından temyiz isteminin CMUK.nın 317. maddesi uyarınca REDDİYLE, incelemenin sanık müdafiin temyizi ve mahkûmiyet hükümleriyle ve sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
-2-
Mağdura ait onaylı nüfus kayıt örneğinin getirtilmemesi, bu kayıt Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi aracılığıyla temin edildiğinden, dosyada bulunan adli sicil kaydına göre mükerrir olan sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmaması ise aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
Delillerle iddia ve savunma, duruşma göz önünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş sübutu kabul olunan fiilin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatı yapılmış bulunduğundan, sanık müdafiin yerinde görülmeyen temyiz itirazının reddiyle hükmün ONANMASINA,
Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun basit cinsel istismarı suçundan kurulan hükmün incelenmesine gelince;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Mağdurun ruh sağlığının bozulduğuna ilişkin Hacettepe Üniversitesi Hastanesince düzenlenen 10.04.2012 tarihli raporun düzenlenmesi sırasında, inceleme konusunun uzmanı olan çocuk psikiyatrisi uzmanı bulundurulmaması nedeniyle, Adli Tıp Kanunun 7, 23 ve 31. maddelerine uygun teşekkül etmeyen rapora dayanılarak TCK.nın 103/6. maddesinin uygulanmasına karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 03.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
03.12.2012 tarihinde verilen işbu karar 12.12.2012 tarihinde Yargıtay Cumhuriyet Savcılarından … hazır olduğu halde sanık müdafii Av. …’ın yüzüne karşı tefhim olundu.