YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/8381
KARAR NO : 2013/2096
KARAR TARİHİ : 04.03.2013
Çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve tehdit suçlarından sanık … ile kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan sanık …’in yapılan yargılamaları sonunda; atılı suçlardan beraatlerine dair Çorum Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 21.10.2008 gün ve 2008/23 Esas, 2008/422 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi katılanlar vekilleri tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Mağdurun aşamalardaki istikrarlı beyanları, bunu doğrulayan müşteki anlatımları, olaydan sonra mağdurun sanıklar tarafından binanın bodrumuna bırakıldığı yere ilişkin yapılan olay yeri incelemesinde mağdurun anlattığı şekilde olay yerinde battaniye ve koli bandı parçasının bulunması ve diğer bulgularla da mağdurun anlatımlarının doğrulanması, olay nedeniyle mağdur ve ailesinin kaldıkları evden taşınmış olmaları, taraflar arasında önceye dayalı ve iftira atmayı gerektirir bir husumet bulunmayışı, olay nedeniyle mağdurun ruh sağlığının bozulduğuna dair Adli Tıp Kurumu 6. İhtisas Dairesince düzenlenen 30.07.2008 tarihli rapor ve tüm dosya içeriğinden sanık …’nın organ sokmak suretiyle çocuğa yönelik cinsel istismar ve olaydan sonra bu eylemleri başkalarına anlatması halinde mağdurun anne ve babasını öldüreceğini söyleyip tehdit suçlarını işlediği, diğer sanık …’in de cinsel istismara maruz kaldığını bildiği mağduru diğer sanıkla birlikte ağzını bantlayıp eski kilim (battaniyeye) sarıp binanın bodrum katına bırakma eylemiyle suçu ve suç delillerini gizlediği sabit olduğu halde sanık …’e ek savunma hakkı verilmek suretiyle savunma alınarak sanıkların atılı suçlardan mahkûmiyetleri yerine yazılı şekilde beraatlerine karar verilmesi,
Kanuna aykırı, katılanlar vekillerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 04.03.2013 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY:
9 yaşlarındaki mağdur … aşamalardaki ifadelerinde;
2007 yılı Haziran ayının 17 veya 18.’de babalar gününün ertesi gün olan pazartesi günü öğle saatlerinde komşuları sanık …’nın evine kardeşi … ile birlikte oyun oynamaya gidip ev sahiplerinin çocuklarıyla bir süre oyun oynadıktan sonra kardeşi … ve ev sahibinin kızı …’un oyun oynamak için dışarıya gittiklerini kendisinin de evin oğlu … ile bilgisayarda oyun oynarlarken sanık …’nın yanlarına gelip oğlu …’ı bakkala ekmek almak üzere gönderdikten ve kendisinin de … ile gitmek isterken buna izin vermeyip kendisini dövmeye başlayıp kafasının arkasına sert bir şeyle vurunca bayıldığını, daha sonra kendisine geldiğinde pantolonu ile külotunun üzerinde olmadığını, poposunun acıdığını hissettiğini, “anne beni kurtar” diye bağırdığında sanık … eşi … ile çocukları … ve …’un da yanında olduklarını gördüğünü, poposunun acıdığını söyleyince sanık …’nın krem sürüp acısının geçeceğini söyleyip sanıklar … ve …’in külot ve pantolonunun giydirip ağzını bantlayıp, gözünü bağladıklarını, kollarını da iple bağladıktan sonra eski bir kilime sararak ailecek kendisini kömürlüğe asarsörle götürüp, ağzını, gözlerini ve kollarını açıp sanık …’in kömürlüğün kapısını kilitleyerek uzaklaştıklarını, nasıl çıkacağını düşünürken bir ışık görüp oraya gittiğinde ışığın pencereden geldiğini anlayıp kömür çuvallarına basarak pencerenin kırık camından dışarı çıkıp evlerine gittiğini, kapıyı açan annesine hasta ve ateşinin olduğunu söyledikten sonra olayı annesine anlattığını, annesinin kendisine inanmayıp üzerine kaka yaptığını da söyleyince banyoya götürüp üzerini temizlediğini, annesine poposunun acıdığı için üzerine oturamadığını, yatmak istediğini söyleyip odasına gittiğini, o gece kötü rüyalar gördüğünü, olaydan bir hafta kadar sonra sanık … ile bahçede saklanbaç oynarken karşılaştıklarında yanlarında kimse yok iken kendisini duvara sıkıştırıp, bana yaptıklarını anne ve babama söylersem onları öldüreceğini söyleyerek tehdit ettiğini, 30 Haziranda da ağaçtan düşerek kolunun kırıldığını,
Annesi … ta safahattaki ifadelerinde;
2007 yılında okullar kapandıktan birkaç gün sonra oğlu …’ın kızı … ve komşu çocuğu … ile oynamak için …’ların evine gitmek için izin istediğini, bir süre sonra kızı … geldiği halde oğlu … gelmeyince kızını onu çağırmak için gönderdiğini, …’ın biraz daha oynadıktan sonra geleceğini söylediğinin kızı … tarafından iletilmesi üzerine bir süre daha bekleyip daha sonra komşunun önce kapısını tıklatıp, açılmayınca bu kez ziline bastıktan sonra içeriden “kurtar anne beni” diye bir erkek çocuğun seslendiğini duyduğunu,ancak sese fazla bir anlam veremediğini ve kapı açılmayınca eve döndüğünü, akşam namazına az bir süre tekrar çağırmak üzere gidecek iken …’ın kendiliğinden geldiğini, hasta ve yorgun bir hali olduğunu, “ne oldu” diye sorduğunda bir şey söylemediğini, gözlerinden ağlamış olduğunun belli olduğunu, … ile kavga mı ettiniz diye sorduğunda,sanık …’nın oğlu …’ı bakkala yollayıp daha sonra kendisine vurarak bayılttığını ve tecavüz ettiğini söylediğini, …’a sen tecavüzü nereden biliyorsun, başkalarına iftira atma deyip kızınca, hasta olduğunu yatmak istediğini söylediğini, tam bu sırada altına çişini yaptığını farkedip daha da sinirlenip “niye tuvalete gitmiyorsun, koca çocuk oldun” diyerek kızdığını,üstünü temizlemek için onu banyoya götürdüğünde, kakasını da yapmış olduğunu farkettiğini, kakasının ishal gibi olup, ancak kakasında beyaz sıvılar olduğunu görüp bacağını temizlerken bu beyaz sıvıların bacaklarına da bulaşmış olduğunu fark ettiğini, üstünü temizleyerek yatırdığını, o gece zaman zaman uykusundan ağlayarak uyandığını,ertesi günü kız kardeşinin kızının ameliyatı nedeniyle Havza’ya geçmiş olsun diye gittiklerinde oğlu …’ın yol boyunca poposu ağırıyor diye otobüste ayakta yolculuk ettiğini, oğlunun hemaroidi olduğundan bu şikayetleri onu yorduğunu, orada da oğlunun geceleri ağlayarak uyandığını, yanına gittiğinde önce kendisini “defol git” diyerek kovduğunu, gitmeye kalkıştığında ise, kendisine sarılarak “beni bırakma” diye ağladığını, Çorum’a döndükten sonra da geceleri ağlayarak uyanmalarının devam ettiğini, bir süre sonra oğlu …’ın oynarken düşüp kolunu kırdığını,sanık …’in bu nedenle komşularıyla kendisine bir tabak üzüm gönderdiğini, daha sonra kendisi ziyarete geldiğinde geçmiş olsuna gelemediğini söyleyince, üzüm göndermiştin diye cevap verdiğinde sanık …’in kendisine ben kolunun kırılması için değil bodrumda tecavüze uğradığı için geçmiş olsun demeye geldim deyince şaşırdığını, bunu nereden çıkardın diyerek kızdığını, kocam il dışına çıktığında oğlum ile beraber yatarken yine rüyasında birşeyden kaçıyormuş gibi tepiniyordu, uyanınca sorup onu sıkıştırınca “anne sen bir şey bilmiyorsun ki ” diye söyleyip, yine anlatmasını isteyince ilk sefer anlattıklarını tekrarladı, ben de bunun üzerine sanıklardın şikayetçi oldum diye beyanda bulunduğu,
17.10.2008 tarihli ifadesinden sonra mahkemede kendisine, ifadelerinde komşusundan “anne kurtar” diye bir erkek sesi duymasına, …’ın daha sonra eve geldiğinde tecavüze uğradığını söylemesine, kakasını yapması sebebiyle oğlunu temizlerken kakasında ve bacaklarında sperme benzer beyaz sıvılar gördüğünü, hatta makat deliğinde hafif genişleme ve morarma olduğunu farketmesine ve çocuğunun sürekli geceleri korkarak uyandığını beyan etmesine karşın şikayet etmek için 4 ay neden beklediği sorulduğunda, nedenini kendisinin de bilemediğini, nedense o an için inanmadığını, neden inanmadığını da bilemediğini, sanki gözünü bir şeyin bağladığını söylediğini,
Yine sorulduğunda kendisinin oğlunun anlattığı olaya inanmadığı ve böyle bir olaya ihtimal vermediği için şikayetçi olana kadarki dönem içerisinde sanıklardan … ile birden fazla kez görüştüğünü doğruladığı,
Çorum Devlet Hastanesinin 17.10.2007 günlü raporunda, darp ve cebir bulunmayıp, anal bölgede hiperemi ve ekimoza rastlanmayıp sfinkter tonosunun normal görünümde olduğunun,
Çorum Adli Tıp Şube Müdürlüğünün 18.10.2007 günlü raporunda, anal mukoza ve sfinkter tonosunun doğal olduğu, anal yolla ırza geçme sonrası görülmesi beklenen ekimoz,fissür,mukoza veya sfinkter yırtığı, sfinkter tonosunda yetmezlik gibi travmatik değişimlerin hiç birinin tespit edilemediği ancak, bu bulguların olaydan kısa bir süre sonra iz bırakmaksızın kaybolabileceği gibi, küçüğün yaşı, fizik gelişimi, olay sırasında kaygan madde kullanımı ile hile ya da rıza gibi nedenlerle direncinin kırıldığı durumlarda anal sfinkterin çok büyük travmatik değişim olmaksızın penisin girişine müsait olacak şekilde genişleme yeteneğinin tıbben mümkün bulunduğu,
Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesinin 09.04.2008 günlü ve Adli Tıp Kurumu 6.İhtisas Kurulunun 16.07.2008 tarihli raporlarında …’ın maruz kaldığı olay nedeniyle ruh sağlığının bozulmuş olduğu,
İskilip Devlet Hastanesinin tarihli yazısında sanık …’nın 17.06.2007 saat 08.00 ila 18.06.2007 saat 08.00 arasında nöbetçi sağlık memuru olarak görev yaptığı,
19.11.2007 günlü kriminal raporuna göre binanın bodrum katından alınan 3 adet battaniye ve koli bandı parçasında sanık ve mağdura ait DNA bulgusunun mevcut olmadığı,
Tanıklar … ve …, … ve . soyadlı komşularının … Bayramı arefesinde apartmandan taşınmalarının apartman sakinlerinin tuhafına gittiğini, hiç kimse ile sorunları olmadığını, haricen hanımların birbirleriyle tartışması nedeniyle taşındıklarını duydukları,
Tanıklar …, … ve … ise mahkemedeki ifadelerinde, … ile … arasında küslük ve kavgaya şahit olmadıklarını, apartmandaki kadınlar arasında yapılan günlere her ikisinin de iştirak ettikleri,
Hususları değerlendirilip mahkemenin karar gerekçesinde mağdurun ifadalerinde başına sert bir şeyle vurulduğunu sebep göstererek tecavüz anı ile ilgili ayrıntı vermemesi, mağdurun başına bayıltacak kadar sert bir cisimle vurulduğunda oluşacak lezyonun annesi tarafından farkedilmemesi, mağdur kendine geldiğinde çıplak vaziyette iken her iki sanık ile onların çocuklarını gördüğünü söylemesi ve hepsinin ailece ağzını bantlayıp gözünü ve ayaklarını bağlayıp eski bir kilime sararak evden bodrumdaki kömürlüğe götürmeleri, anne…’in oğlunu çağırmak üzere gittiği sanıkların evinin kapısı önünde iken bir erkek çocuğunun “anne beni kurtar” diye bağırmasına rağmen kapı da açılmadığı halde tekrar evine dönmesi, mağdur …’ın eve gelince tecavüze uğradığını söylemesine ve anne…’in çocuğun kakasını temizlerken kaka içerisinde ve bacaklarında sperme benzer beyaz bir sıvı görmesine rağmen hemoroid rahatsızlığından şüphelenip oğluna inanmaması, çocuğun poposu üzerine oturamaması dışında geceleri bağırarak uyanmasına karşın olaya inanmaması ve şikayet tarihine kadar sanıklardan … ile görüşmeye devam etmesinin hayatın olağan akışına uygun olmaması, ilk ifadede mağdurun suç tarihi olarak babalar günü olan 17.06.2007 tarihinden bahsetmesi üzerine anılan tarihte sanık …’nın o gün 24 saat İskilip Devlet hastanesinde nöbetçi persenol olarak çalışıp yalnız olarak bir yere ayrılmadığına ilişkin resmi cevabi yazı ve bunu doğrulayan mekan tanıkları Neslihan Hüsülüoğlu ile …’nun beyanları, kömür çuvalları üzerinde tırmanarak kırık camlı pencereden çıkan mağdurun üzerinin kömürle kirlenmesi gerekirken annesinin bunu da fark etmesi ve sanıkların inkara yönelik savunmaları karşısında sanıkların üzerlerine atılan suçu işlediklerine ilişkin mahkûmiyete yeterli kesin ve inandırıcı delil olmadığına ilişkin yerel mahkeme gerekçesi karşısında sanıkların müsnet suçlardan beraatlerine ilişkin hükümler isabetli olduğundan sanıkların mahkûmiyetleri gerektiğine ilişkin bozma isteyen çoğunluk görüşüne katılamıyoruz. 04.03.2013