YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/21729
KARAR NO : 2013/13035
KARAR TARİHİ : 10.12.2013
Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan (2’şer kez) sanıklar …, …, …, …, … ve …’ın yapılan yargılamaları sonunda; tüm sanıkların zincirleme şekilde kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan mahkûmiyetlerine ve sanık … hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair … 1. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 23.06.2009 gün ve 2007/131 Esas, 2009/257 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanıklar …, …, …, … ve … müdafileri ile O Yer Cumhuriyet Savcısı tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelendi;
Sanık … hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karar 5271 sayılı CMK.nın 231/12. maddesi uyarınca itiraza tâbi olup temyizi mümkün bulunmadığından, O Yer Cumhuriyet Savcısının bu kararlara yönelik temyiz isteğinin itiraz mahiyetinde kabulü ile mahallinde merciince değerlendirilmesine, incelemenin diğer sanıklar hakkında kurulan hükümlerle ve sanıklar müdafileri ile O Yer Cumhuriyet Savcısının temyiziyle sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Sanıklar … ve …’in mağdur …’a yönelik işlenen kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçuna katıldıklarına dair mağdurun bir anlatımının olmadığı gibi sanıkların mağdur … yönünden cezalandırılmalarına yeterli, kesin ve inandırıcı delil de bulunmadığı gözetilmeden, bu mağdura yönelik eylemleri nedeniyle açılan davalardan beraatleri yerine mahkûmiyetlerine karar verilmesi,
Sanıklar …, … ve … hakkında mağdurlar … ve …’a yönelik eylemleri, sanıklar … ve … hakkında ise mağdur …’a yönelik eylemleri nedeniyle kurulan hükümlerin incelenmesine gelince;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Sanıkların her bir mağdura yönelik ayrı ayrı cebir kullanarak gerçekleştirdikleri kişiyi hürriyetinden yoksun kılma eylemlerinin mağdur sayısınca suç oluşturduğu gözetilmeden zincirleme suç kabul edilerek tek suçtan hüküm kurulması,
Dosya içeriğine göre, sanık …’ın her iki mağdura da hayvan satıp parasını tahsil edemediğinin ve bunun meydana getirdiği hiddet ve şiddetli elemin etkisi altında mağdurlara yönelik alıkoyma eylemini gerçekleştirdiğinin anlaşılması, sanık …’in ise, mağdur …’ın kendisine ait ehliyet kursu olduğunu söyleyip ehliyet alma hususunda yardımcı olacağını belirterek kendisinden 2000 TL para aldığını ancak ne ehliyetini nede parasını alamadığını, olay günü de bu konuyu konuşmak için mağdur …’ı araca bindirdiğini beyan etmesi ve beraat eden sanık …’un da bu yönde anlatımlarının bulunması karşısında, sanık … hakkında TCK.nın 29. maddesindeki haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, sanık … hakkında ise bu maddenin uygulanıp uygulanmayacağı tartışılmadan hüküm kurulması,
Uygulamaya göre de;
Eylemlerini gerçekleştirdikleri sırada her iki mağduru da yaralayarak şahsına zarar verdikleri anlaşılan sanıklar hakkında koşulları oluşmadığı halde TCK.nın 110. maddesinin uygulanması,
Kanuna aykırı, sanıklar müdafileri ve O Yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 10.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.