Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2019/4725 E. 2021/12597 K. 15.12.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/4725
KARAR NO : 2021/12597
KARAR TARİHİ : 15.12.2021

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Resmi belgede sahtecilik, dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat

Ardahan Cumhuriyet Başsavcılığının 10.03.2010 tarih ve 2010/249 Esas sayılı iddianamesi ile sanık hakkında senette tahribat yapmak suretiyle resmi belgede sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarını işlediği iddiasıyla TCK’nin 157/1 ve 204/1 maddeleri gereğince cezalandırılması istemiyle kamu davası açıldığı, suça konu senedin icra takibine konulmasının dava konusu edilmediği anlaşılmakla tebliğnamedeki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
Sanığa yüklenen “Resmi belgede sahtecilik ve dolandırıcılık” suçlarının Kanundaki cezalarının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK’nin 66/1-e maddesinde öngörülen olağan dava zamanaşımının, kesen son sebep olan sanığın sorgusunun yapıldığı 23.09.2010 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla katılan vekilinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davalarının gerçekleşen olağan dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nin 223/8. maddesi uyarınca DÜŞMESİNE, 15.12.2021 tarihinde üye … ve …’ın sanığa atılı eylemin TCK’nin 158/1-d maddesine uyup uymadığına dair delilleri değerlendirime yetkisinin Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gerekçeyle bozulması gerektiğine dair karşı oyları ile oy çokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY

Sayın çoğunluğun; Sanık hakkında senette tahrifat yapmak suretiyle “Resmi Belgede Sahtecilik” ve “Dolandırıcılık” suçlarını işlediği iddiası ile TCK’nin 157/1 ve 204/1 sevk maddeleri gösterilerek açılan kamu davasında, iddianamede suça konu senedin icra takibine konulmasının dava konusu edilmediği, dolayısıyla atılı suçlar nedeniyle sanığın sorgusunun yapıldığı 23.09.2010 tarihinde temyiz inceleme gününe kadar zamanaşımının gerçekleştiği yönündeki düşüncesine iştirak etmek mümkün olmamıştır.
Sayın çoğunluk ile aramızdaki görüş farklılığı, sahtecilik ve dolandırıcılık dolandırıcılık suçlarına konu olan senedin icra takibine konulmasının iddianameye konu edilip edilmediği, dolayısıyla dolandırıcılık eyleminin kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle TCK’nin 158/1-d maddesi kapsamında kalıp kalmadığı hususuna ilişkindir.
Somut olayda; soruşturmasının başlamasına sebep olan 22.10.2009 tarihli şikayet dilekçesi ve akabinde savcılıkta alınan 23.10.2009 günlü şikayet beyanında tahrifat yapılan senedin icra takibine konu edildiğinin açıkça ifade edildiği, 10.03.2010 tarihli iddianamede olay anlatıldıktan sonra; “tüm dosya kapsamı ve mevcut deliler incelendiğinde, şüphelinin hileli davranışlarla müşteki …’u aldattığı, adli emanetin 2009/181 sırasında kayıtlı sırasında tahrifat yapmak suretiyle dolandırıcılık suçunu işlediği” ibarelerine yer verildiği görülmektedir. Ayrıca deliller kısmında ifade tutanakları denilmek suretiyle şikayet beyanı da sayılmıştır. Mevcut iddianamede delillere ve tüm dosya kapsamına atıf yapılarak tahrif edilen senedin icra takibine konu edilmesinin de anlatıldığı görülmektedir.
Kaldı ki; Dairemizin aynı yargılamada 11.01.2016 tarih, 205/9752 Esas ve 2016/49 Karar sayılı eksik incelemeye ilişkin önceki bozmasında; “Sanığın, senet üzerinde tahrifat yapıp icraya koyarak resmi belgede sahtecilik ve dolandırıcılık suçunu işlediği iddia edilen olayda” şeklinde kabulü de bulunmaktadır.
Açıklanan nedenlerle, sanığa atfedilen dolandırıcılık eylemi TCK’nin 158/1-d maddesi kapsamında nitelikli hale gelmiştir. TCK’nin 66/1-d maddesi dikkate alındığında zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verilemeyeceği açıktır. TCK’nin 158/1-d maddesi kapsamında kalan eylem nedeniyle yargılama görevi Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğundan dosyada bozma kararı verilmelidir. Bu nedenle Sayın çoğunluğun düşme kararı verilmesi yönündeki görüşüne katılmamız mümkün olmamıştır. 15.12.2021