YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/11204
KARAR NO : 2021/12849
KARAR TARİHİ : 23.12.2021
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, asıl davanın reddine, birleşen davanın kabulüne karar verilmiş olup, hükmün davacı Hazine vekili ve davalı DSİ vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Uygulama kadastrosu sırasında, … İlçesi … Köyü çalışma alanında ve tapuda davacı Hazine adına kayıtlı bulunan eski 129 ve 219 parsel sayılı sırasıyla 542.700 ve 17.100 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, 103 ada 16 ve 19 parsel numarasıyla 511.661,15 ve 15.842,17 metrekare yüzölçümlü olarak; … ve müşterekleri adına kayıtlı bulunan eski 60 parsel sayılı 87.700 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 103 ada 17 parsel numarasıyla 90.812,17 metrekare yüzölçümlü olarak; … ve müşterekleri adına kayıtlı bulunan eski 62 parsel sayılı 20.300 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 103 ada 20 parsel numarasıyla 21.125,86 metrekare yüzölçümlü olarak; DSİ ve … ve müşterekleri adına kayıtlı bulunan eski 194 parsel sayılı 1.620 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 103 ada 14 parsel numarasıyla 2.058,32 metrekare yüzölçümlü olarak; … ve müşterekleri adına kayıtlı bulunna eski 193 parsel sayılı 23.130 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz ise, 103 ada 15 parsel numarasıyla 24.512,15 metrekare yüzölçümlü olarak tespit edilmiştir.
Davacı Hazine vekili ana dosyada, uygulama kadastrosu sırasında müvekkili olana davacı Hazineye ait 103 ada 19 parsel sayılı taşınmazın yüzölçümünün eksildiği ve bu eksilmenin 103 ada 17 ve 20 parsel sayılı taşınmazlardan kaynaklandığı; birleşen dosyada 103 ada 16 parsel sayılı taşınmazın yüzölçümünün eksildiği ve bu eksilmenin temyize konu 103 ada 14, 15 ve 17 parsel sayılı taşınmazlardan kaynaklandığı iddiasına dayanarak dava açmıştır. Yargılama sırasında Kadirli Asliye Hukuk Mahkemesinin 1987/756 Esas, 1988/596 Karar sayılı ilamının infazı sonucunda davacı Hazine’ye ait 103 ada 16 parsel sayılı taşınmaz ifraz edilmiş ve oluşan 103 ada 89 parsel sayılı taşınmaz 221.076,97 metrekare yüzölçümü ile … ve müşterekleri adına, 103 ada 90 parsel sayılı taşınmaz ise 290.584,18 metrekare yüzölçümü ile Hazine adına tescil edilmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda, çekişmeli 103 ada 17, 19 ve 20 parsel sayılı taşınmazlar hakkındaki davanın reddine, 103 ada 14 ve 15 parsel sayılı taşınmazlar hakkındaki davanın kabulüne, çekişmeli 103 ada 14, 15 ve 90 parsel sayılı taşınmazların uygulama kadastro tespitinin iptaline, 08.01.2015 tarihli rapor ve krokilerinde 105 ada 15 numaralı parselin AI ile işaretli ve yeşil renkle gösterilen 15245,29 metrekarelik, 103 ada 14 parselin A2 ile gösterilen 1388,64 metrekarelik bölümlerinin 103 ada 90 parsele eklenmek suretiyle 103 ada 90 parselin 307217,23 metrekare, 103 ada 14 parselin 669,64 metrekare, 103 ada 15 parselin 9266,86 metrekare yüzölçümü ile tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine vekili ve davalı DSİ vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1. Dava konusu 103 ada 14, 15 ve 90 parsel sayılı taşınmazlar hakkındaki hükme yönelik temyiz itirazlarını incelenmesinde; dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller Mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davacı Hazine vekili ve davalı DSİ vekilinin temyiz itirazları yerinde değildir.
2. Dava konusu 103 ada 17, 19 ve 20 parsel sayılı taşınmazlara ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller Mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davacı Hazine vekilinin aşağıda belirtilen dışındaki sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak; 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 1. maddesi uyarınca kadastro hakimi doğru, infazı kabil, infaz sırasında tereddüt oluşturmayacak ve taşınmaz hakkında sicil oluşturmaya elverişli şekilde karar vermek zorundadır. Bu nedenle çekişmeli taşınmazlar hakkında davanın reddiyle birlikte uygulama tespiti gibi tescil kararı verilmesi gerekirken, tescil hükmü kurulmaması isabetsiz ise de, bu hususun düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, HUMK’un 438/7. maddesi uyarınca kararın düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı Hazine vekili ile davalı DSİ vekilinin temyiz itirazları yerinde bulunmadığından reddi ile dava konusu 103 ada 14, 15 ve 90 parsel sayılı taşınmazlar hakkındaki hükmün ONANMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle dava konusu 103 ada 17, 19 ve 20 parsel sayılı taşınmazlar hakkında davacı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün 1. fıkrasının sonunda yer alan “REDDİNE” kelimesinden sonra gelmek üzere “dava konusu 103 ada 17, 19 ve 20 parsel sayılı taşınmazların uygulama tespiti gibi tesciline” ifadesinin eklenmesine, 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK’un 438/7. maddesi gereğince hükmün bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, taraflarca HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 23.12.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.