YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/4828
KARAR NO : 2021/3082
KARAR TARİHİ : 23.11.2021
7. Hukuk Dairesi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
İLK DERECE
MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 23. Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacılar vekili tarafından, davalı aleyhine 21/06/2016 tarihinde verilen dilekçeyle elatmanın önlenmesi ve ecrimisil talep edilmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 27/11/2018 tarihli hükmün istinaf yoluyla incelenmesi davacılar ve davalı vekili tarafından talep edilmiştir. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesinin istinaf talebinin kabulüne dair verilen kararın Yargıtayca, duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 23/11/2021 günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalı vekili Av. … ile karşı taraftan davacılar vekili Av. … geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelenlerin sözlü açıklamaları dinlenildi. Açık duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Bilahare dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü:
-K A R A R-
1.DAVA
1.1. Davacılar vekili dava dilekçesinde, tarafların ortak murisi olan babaları …’ün vefatından sonra davalının anneleri ile taşınmazda kalmasına müvekkillerinin izin verdiğini, annelerinin vefatından sonra davalının taşınmazı tek başına sahiplenerek davacıların kullanımına izin vermediğini, davalıya ihtarname gönderildiğini belirterek, anneleri …’ün vefatı olan 08.05.2015 tarihinden itibaren oluşan ecrimisil bedeli olan 10.000 TL’nin vefat tarihinden itibaren yasal faizi ile tahsilini talep etmiş, 15.08.2018 tarihli dilekçe ile taleplerini 15.568,70 TL’ye artırmıştır.
2.CEVAP
2.1. Davalı vekili cevap dilekçesinde, taşınmaz üzerindeki binanın zemin katının muris … tarafından yapıldığını, ikinci katın ise davacılardan … tarafından yapılıp, müvekkilinin onun adına kiraya verdiğini, 2. kattaki dairenin kirasının davacı …’a gönderildiğini, intifadan men şartının oluşmadığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.
3. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
3.1. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda, dava konusu taşınmaza ilişkin intifadan men içerir ihtarnamenin davalıya tebliğ şerhinin bulunmadığı, bu nedenle intifadan men koşulunun davalı tarafından davacılara gönderilen ihtarname tarihi olan 31.12.2015 tarihi itibariyle oluştuğu kanaatine varılarak elatmanın önlenmesi talebinin kabulüne, ecrimisil talebinin kısmen kabulüne karar verilmiştir.
4. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
4.1. Hükmün istinaf yolu ile incelenmesi davacılar vekili ve davalı vekilince talep edilmiştir.
4.2.İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi, dava konusu taşınmazda tarafların paydaş olduğunu, taşınmaz üzerinde iki katlı bina olup taşınmazın bir katını davalının kendisinin kullandığı, bir katını ise davacı … adına kiraya verdiğini, davacı …’ın taşınmazda payına karşılık kullandığı alan olduğundan, bu davacı yönünden ecrimisil ve meni müdahale davasının reddine karar vermiştir.
4.3. Diğer paydaş davacılar yönünden ise; davalının annesi ile taşınmazda birlikte uzun yıllar kaldığını, davacıların bu kullanıma izin verdiğini, muris annenin 08.05.2015 tarihinde vefatından sonra gönderdikleri ihtarname ile davalıyı intifadan men ettiklerini, ihtarnamenin tebliğine ilişkin belge bulunmadığını ancak davalının 31.12.2015 tarihinde cevabi ihtarname gönderdiğini, dolayısıyla bu tarih ile dava tarihi arasında 4 davacı için payları karşılığı ecrimisile hükmedilmesi gerektiğini belirlerterek, tarafların istinaf talebinin kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davacı … yönünden davanın reddine, diğer davacılar yönünden elatmanın önlenmesi talebinin kabulüne, ecrimisil talebinin kısmen kabulüne karar vermiştir.
5. TEMYİZ
5.1. Bölge adliye mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ve davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
5.2. Temyiz Nedenleri
5.2.1. Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; ecrimisil başlangıç tarihinin muris annelerinin vefat tarihi olması gerektiğini, davacı … ve diğerlerinin 1. katta bulunan dairenin kiraya verilmesi için rızalarının bulunmadığını, Namık yönünden de davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
5.2.2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalının yalnız zemin katta bulunan daireyi kullanmasına rağmen mahkemece dava değeri belirlenirken 1. katta bulunan dairenin de hesaplandığını, böylelikle harç ve vekalet ücretinin de yanlış hesaplandığını, elatmanın önlenmesi yönünde verilen kararın infazı kabil bir karar olmadığını belirterek, kararın bozulmasını talep etmiştir.
6. YARGITAY KARARI
6.1. Dava, paydaşlararası elatmanın önlenmesi ve ecrimisil talebine ilişkindir.
6.2.Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller Mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre davacılar vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
6.3.Davalı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; Elatmanın önlenmesi istemine ilişkin taleplerin taşınmaz malın aynına ilişkindir ve ecrimisil talebi ise para ile değerlendirilmesi mümkündür. Böyle bir davada, 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 413. ve 492 sayılı Harçlar Kanunu’nun 16. maddeleri uyarınca dava değerinin ve buna göre alınacak harcın, el atılan yerin değeri ile ecrimisil bedelinden ibaret olacağı kuşkusuzdur (04.03.1953 tarihli ve 10/2 sayılı İBK). Dava değeri ise, harçlandırılan değer olup, vekalet ücreti hesap edilirken, keşfen belirlenen ancak harcı ikmal ettirilmeyen değer değil, harcı yatırılmış olan dava değerinin esas alınması gerekmektedir.
6.3. Taraf kendisini vekille temsil ettirmiş ise, vekalet ücreti nispi harca tabi davalarda, davaya konu değer üzerinden takdir edilmesi gereklidir. Bu değer yukarıda ifade edildiği üzere harçlandırılmış değerdir. Ancak Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi 12. maddesi gereğince, tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde gösterilen hukuki yardımların konusu para veya para ile değerlendirilebiliyor ise avukatlık ücreti, davanın görüldüğü mahkeme için tarifenin ikinci kısmında belirtilen maktu ücretlerin altında kalmamak kaydıyla (yedinci maddenin ikinci fıkrası, dokuzuncu maddenin birinci fıkrasının son cümlesi ile onuncu maddenin son fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla,) tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenmelidir.
6.4. Somut olayda dava konusu, 876 ada 47 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan iki katlı binanın zemin katında bulunan dairedir. Taraflar dava konusu taşınmazda paydaş olup ancak paya vaki elatmanın önlenmesine karar verilebileceğine göre, dava değeri zemin katta bulunan dairenin dava tarihindeki değeri üzerinden davacıların tapudaki payına göre hesaplanmalıdır. Harç ve vekalet ücreti de bu değer üzerinden alınması gerekirken, taşınmaz üzerinde bulunan binanın tamamı üzerinden dava değeri hesaplanması doğru görülmemiştir.
6.5. Ayrıca, ecrimisil hesabında davacıların payı doğrultusunda ilk derece mahkemesince resen hesaplanan 3.182,08 TL ecrimisil bedeline ilişkin kararın kaldırılarak, davacıların toplam payını aşacak şekilde 3.182,08’er TL ecrimisil bedelinin davalıdan alınarak ayrı ayrı davacılar Afitap, Melahat, Sebahat ve Nebahat’a verilmesine karar verilmesi de bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda 6.2. bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının REDDİNE, 6.3. bent ve devamında açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile HMK 371. maddesi gereğince İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi kararının BOZULMASINA, peşin alınan harcın yatırana iadesine, HMK 373/2. maddesi gereğince dosyanın İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesine GÖNDERİLMESİNE, 3.815,00 TL Yargıtay duruşma vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine, 23.11.2021 tarihinde oy birliği ile karar verildi.