YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/10701
KARAR NO : 2013/20276
KARAR TARİHİ : 26.06.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, mala zarar vermek ve gündüz vakti konut dokunulmazlığını bozmak
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Üst Cumhuriyet Savcısının 18.05.2011 tarihinde temyiz isteminden vazgeçmesi karşısında, tebliğnamedeki red düşüncesi benimsenmemiş ve bu konuda inceleme yapılmamıştır.
Dairemizce de benimsenen ve Yargıtay CGK’nın 26.03.2013 günlü, 2012/6-1232 esas ve 2013/106 karar sayılı içtihadında belirtildiği üzere, çalınan malın 3. kişiye satılması halinde; 5237 sayılı TCK’nın 168. maddesinin uygulanabilmesi için hırsızlık suçunun failinin, sattığı yeri veya kişiyi söyleyerek çalınan malın, hırsızlık suçunun mağduruna iadesini sağlaması yetmez. Failin bizzat pişmanlık göstererek, satın alan iyiniyetli ise; sattığı yeri veya kişiyi söyleyerek çalınan malın hırsızlık suçunun mağduruna iadesini sağlaması yanında aynen geri verme veya tazmin suretiyle satın alanın zararını da gidermesi, kötü niyetliyse; satın alandan elde ettiği para veya sağladığı menfaati, kazanç müsaderesine konu edilmek üzere soruşturma makamlarına teslim etmesi gerekir. Somut olayda da sanıkların suça konu eşyalardan elde ettikleri 3 TL’yi soruşturma makamlarına teslim etmemeleri nedeniyle koşulları bulunmadığı halde sanıklar hakkında TCK’nın 168/1. maddesinin uygulanması karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamış ve kabule göre, etkin pişmanlığın kovuşturma aşamasından önce gerçekleşmesi nedeniyle TCK’nın 168/1. maddesi gereği verilen cezada 1/2 oranından daha fazla miktarda indirim yapılması gerektiği gözetilmemiş ise de, sanığa uygulama yeri olmayan TCK’nın 168. maddesinin uygulanması nedeniyle mahkemece hakkında hükmedilen cezanın sanıkların lehine olduğu ve aksi hal sanıkların; önceki yanılgılı uygulama nedeniyle ortaya çıkan hafif sonuç cezadan, ikinci kez mahkumiyetin sonuçlarını da kapsayacak şekilde yararlandırılmasını sağlayacak, sanığa daha önce bir kez tanınmış olan atıfet genişletilmek suretiyle hakkaniyete aykırı sonuçların doğmasına, adalet ve eşitlik ilkelerinin zedelenmesine yol açılmış olacağından, yapılan uygulama sanıklar lehine kabul edilmiş ve bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre, sanıklar …, … ve … müdafiinin temyiz itirazı yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, eleştiri dışında usul ve yasaya uygun bulunan hükmün, tebliğnameye kısmen uygun olarak ONANMASINA, 26.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.