YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/13071
KARAR NO : 2013/9727
KARAR TARİHİ : 26.09.2013
Reşit mağdureyi zorla kaçırıp alıkoyma ve zorla kaçırıp alıkoyduğu reşit olmayan mağdureyi şehevi harekette bulunmadan kendiliğinden serbest bırakma suçlarından sanık …’in yapılan yargılaması sonunda; kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve zorla kaçırıp alıkoyduğu reşit olmayan mağdureyi şehevi harekette bulunmadan kendiliğinden serbest bırakma suçlarından mahkûmiyetine dair … 2. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 24.02.2011 gün ve 2010/141 Esas, 2011/21 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık ve müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Sanık hakkında mağdure … yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükme yönelik temyiz incelenmesinde;
Mahkemece oluşa uygun şekilde belirtildiği üzere sanığın mağdurenin kendisiyle arkadaşlık yapması için baskı yapıp, gitmesine izin vermediği eylemde kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu cinsel amaçla gerçekleştirdiğinin anlaşıldığı halde, lehe aleyhe kanun karşılaştırmasında 5237 sayılı TCK.nın 109/5. maddesinin uygulanmaması suretiyle hatalı değerlendirme yapılarak, yeni kanunun lehe olduğunun tespiti ile yazılı şekilde hüküm kurulması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Delillerle iddia ve savunma, duruşma göz önünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş sübutu kabul olunan fiillin eleştiri dışında unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatı yapılmış bulunduğundan, sanık ve müdafiin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
Sanık hakkında mağdure Dilek’e yönelik zorla kaçırıp alıkoyduğu reşit olmayan mağdureyi şehevi harekette bulunmadan kendiliğinden serbest bırakma suçundan kurulan hükme yönelik temyiz incelenmesine gelince;
Sanığın üzerine atılı suçun 765 sayılı TCK.nın 432. maddesinde öngörülen cezanın üst sınırı itibarıyla, aynı Kanunun 102/4 ve 104/2. maddelerinde belirtilen 7 yıl 6 aylık asli ve ilave zamanaşımına tâbi olduğu, suç tarihi olan 23.05.2002
tarihinden itibaren inceleme gününe kadar bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından, 5237 sayılı TCK.nın 7/2. maddesi ile 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilmek suretiyle hükmün CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, aynı Kanunun 322/1 ve 5271 sayılı CMK.nın 223/8. maddeleri uyarınca sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 26.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.