YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/20795
KARAR NO : 2021/8388
KARAR TARİHİ : 08.11.2021
MAHKEMESİ : …Bölge Adliye Mahkemesi… Hukuk Dairesi
Davacılar … ve … vekilleri Av. … tarafından, davalılar … ve … aleyhine 26/11/2012 gününde verilen dilekçe ile trafik kazası sonucu yaralanma nedeniyle maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 11/12/2019 günlü karara karşı taraf vekillerinin istinaf başvuruları üzerine yapılan incelemede; davalılar ile davacı …’in istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine, davacı …’in istinaf başvurusunun manevi tazminat yönünden kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak HMK’nın 353/1-b.2 maddesi uyarınca düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne dair …Bölge Adliye Mahkemesi …. Hukuk Dairesince verilen 15/04/2021 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından süresi içinde istenilmekle, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hâkimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
KARAR
Davacılar vekili; 22/08/2012 tarihinde davalıların işleteni ve sürücüsü olduğu aracın, davacılardan …’in kullandığı ve davacı …’ın yolcu olduğu araçla çarpışması sonucu meydana gelen trafik kazasında davacı …’ın bir gözünün görme yeteneğini kaybettiğini ve yüzünde değişiklik meydana geldiğini, davacı …’in kaza nedeniyle boyun fıtığı ve sağ omuz tendomlarında sorun oluştuğunu, davalı sürücünün asli kusurlu olduğunu belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, davacı … için şimdilik 10.000,00 TL maddi ve 100.000,00 TL manevi, davacı … için 5.000,00 TL ve 50.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte tahsilini istemiş; 24/06/2019 tarihli ıslah dilekçesinde talebini 20.544,16 TL tedavi gideri, 133.458,91 TL sürekli iş gücü kaybı, 3.065,37 TL geçici iş gücü kaybı olmak üzere toplam 157.078,4 TL ye yükseltmiştir.
Davalı … vekili; aracı diğer davalıdan adi satım sözleşmesi ile devraldığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı … vekili; müvekkilinin aracın maliki olarak göründüğünü, ancak adi satış sözleşmesi ile aracı satması nedeniyle husumet yokluğundan davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
İlk derece mahkemesince; iddia, savunma, alınan bilirkişi raporları ve toplanan deliller kapsamında davalı sürücünün % 75 oranında, dava dışı sürücünün % 25 oranında kusurlu olduğu, davacı sürücünün kusursuz olduğu, yargılamada alınan maluliyet raporlarına göre davacı … hakkında sürekli maluliyet tayinine mahal olmadığı, iyileşme süresinin bir aya kadar uzayabileceği, davacı …’ın % 41 oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı, iyileşme (geçici iş göremezlik) süresinin 6 aya kadar uzayabileceği, davalı … adına kayıtlı aracın sigortacısı olan dava dışı sigorta şirketi tarafından 20/05/2013 tarihinde yapılan 195.673,64 TL ödemenin maddi tazminattan düşülerek davacı …’ın maddi zararının tespit edildiği, davacı …’in kazadan dolayı maddi bir zararı bulunmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile davacı … için 54.406,17 TL maddi, 60.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, bu davacının fazlaya ilişkin isteminin reddine, davacı …’in maddi tazminat talebinin reddine, davacı … için 7.500,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken müteselsilen tahsiline karar verilmiş; hükme karşı taraf vekilleri istinaf yoluna başvurmuştur.
Bölge adliye mahkemesince; ATK Genel Kurulu Başkanlığından alınan maluliyet raporlarının dosya kapsamına uygun ve yeterli olduğu, dava dışı sigorta şirketi tarafından yapılan ödemenin güncellenerek tazminattan düşülmesinde isabetsizlik bulunmadığı, alınan kök ve ek hesap raporunun hükme elverişli olduğu, adi yazılı satış protokolü her zaman tanzim edilebileceğinden davalı …’in işleten olarak zarardan sorumlu tutulmasında ve husumet yöneltilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, davalı yanın kusuruna isabet eden tazminat miktarına göre ıslah yapıldığı, davacının emniyet kemeri takmadığına ilişkin dosya kapsamında herhangi bir delil bulunmadığı gibi yaralanmanın emniyet kemeri takılmamasından kaynaklandığının ispatlanamadığı, kusur raporunun oluşa uygun olduğu, tedavi ile uyumlu olup belgelenemeyen giderlerin de gerçek zarar kapsamında tazmini gerektiği, davacı … yararına takdir edilen manevi tazminatın yerinde olduğu, davacı …’in talep ettiği manevi tazminatın ne kadarının kendisi ne kadarının kızının yaralanması nedeniyle talep edildiği yargılama sırasında açıklanmadığından eşit miktarda istemde bulunduğu kabul edilerek kendi yaralanması nedeniyle 7.500,00 TL, kızının yaralanması nedeniyle 12.500,00 TL olmak üzere toplam 20.000,00 TL manevi tazminatın dosya kapsamına uygun bulunması nedeniyle davacı … ’in bu yöne ilişkin istinaf isteminin yerinde görüldüğü gerekçesiyle, davacılar ile davalıların istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine, davacı …’in istinaf başvurusunun manevi tazminat yönünden kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden hüküm kurulmak suretiyle davacı … için 54.406,17 TL maddi, 60.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, bu davacının fazlaya ilişkin isteminin reddine, davacı …’in maddi tazminat talebinin reddine, davacı … için 20.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken müteselsilen tahsiline karar verilmiş; bölge adliye mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle HMK 355. maddesindeki kamu düzenine aykırılık halleri resen gözetilmek üzere istinaf incelemesinin, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılacağı kuralına uygun biçimde yapılıp karar verilmiş olmasına, dava şartları, delillerin toplanması ve hukukun uygulanması bakımından da hükmün bozulmasını gerektirir bir neden bulunmamasına göre taraf vekillerinin yerinde olmayan bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün HMK’nın 370/1. maddesi gereğince ONANMASINA, HMK 373. maddeleri uyarınca dosyanın ilk derece mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesine gönderilmesine, aşağıda dökümü yazılı 59,30 TL peşin harcın onama harcına mahsubuna ve aşağıda dökümü yazılı 4.585,97 TL kalan onama harcının temyiz eden davalıdan alınmasına 08/11/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.