Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2021/13310 E. 2021/11172 K. 11.11.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/13310
KARAR NO : 2021/11172
KARAR TARİHİ : 11.11.2021

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup, hükmün davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sonucu, … İlçesi … Köyü çalışma alanında bulunan 171 parsel sayılı 126.800 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, tapu kayıtları, vergi kayıtları, irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle, … adına tespit edilmiştir.
Davacı Hazine, taşınmaza uygulanan kayıtların değişebilir sınırlı olup miktarıyla geçerli olduğunu, miktar fazlasının zilyetlikle iktisabının da mümkün olmadığını ileri sürerek dava açmıştır.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine, çekişmeli 171 parsel sayılı taşınmazın tespit gibi 126.800 metrekare yüzölçümü ile taşınmazı 10.01.1997 tarihinde kayden satın alan dahili davalı … adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine vekili ile … mirasçısı davalı … ve … tarafından temyiz edilmiştir.
1. Davalı … ve onun mirasçısı …’in temyiz dilekçelerinin içeriğine göre, davası reddedilen davacı Hazine lehine hükmü temyiz etmelerinde hukuki yararları bulunmadığından temyiz istemleri yerinde değildir.
2. Davacı Hazine vekilinin temyiz istemlerinin incelenmesine gelince; Mahkemece, tespite esas kayıtların dava konusu taşınmaza uyduğu ve sabit sınırlı olduğu kabul edilmek suretiyle, davacı Hazine’nin davasının reddine karar verilmiş ise de, verilen karar dosya kapsamına, usul ve yasaya uygun bulunmamaktadır. Şöyle ki; dava konusu taşınmaza ait olduğu anlaşılan tespite esas tapu kayıtları ve vergi kayıtları “yol ve buzalık” hudutları itibariyle değişir sınırlı olup miktarıyla geçerlidir. Ayrıca bu kayıtlardan T.sani 327 tarih 4 sıra numaralı tapu kaydının doğu hududu “buzalık” okumakla birlikte, mahallinde yapılan keşiflerde yerel bilirkişilerce, bu yerin dava konusu taşınmaza komşu 169 ve 170 parsellerin bulunduğu yer olduğu, bu yerlerin köye ait mera olmayıp şahsa ait mera olduğu, sahipleri tarafından sürülmeyip hayvan otlasın diye boş bırakıldığı beyan edilmiş ve bu taşınmazların hükmen mera olarak sınırlandırıldıkları ve tespitin kesinleştiği anlaşılmıştır. Bu durum karşısında, taşınmaza uygulanan T.sani 327 tarih 1 ve 4 sıra numaralı tapu kayıtlarının miktar fazlasının komşu mera parsellerinden kazanıldığının kabulü gerekir. Meraların, süresi ne olursa olsun zilyetlikle iktisap edilmesi hukuken mümkün bulunmamaktadır.
Hal böyle olunca; Mahkemece, tespite esas tapu kayıtlarının miktar fazlasının komşu mera parsellerinden kazanıldığının kabulü gerektiği ve meraların zilyetlikle iktisabının mümkün olmadığı dikkate alınarak, kayıt miktar fazlasının mera olarak sınırlandırılmasına karar verilmesi gerekirken, davanın tümden reddine karar verilmiş olması isabetsizdir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı … ve …’in temyiz inceleme istemlerinin reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı Hazine vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden kabulü ile yerel mahkeme hükmünün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla uygulanacak olan 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, taraflarca HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 11.11.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.