Yargıtay Kararı 14. Ceza Dairesi 2011/10788 E. 2013/4024 K. 08.04.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/10788
KARAR NO : 2013/4024
KARAR TARİHİ : 08.04.2013

Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun basit cinsel istismarı suçundan sanık …’ın yapılan yargılaması sonunda; çocuğun basit cinsel istismarı suçundan mahkûmiyetine dair … 3. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 11.11.2009 gün ve 2009/92 Esas, 2009/426 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık ve müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Tüm dosya kapsamına göre, mağdurenin 02.01.2009 tarihinde … polis merkezine giderek sanığın kendisine cinsel istismarda bulunduğunu söylediği, ifadesi alınmaksızın çocuk şube müdürlüğüne gönderildiği, 02.01.2009 tarihinde çocuk şube müdürlüğünde vekil ve psikolojik danışman huzurunda alınan ifadesine geçilmeden önce, mağdurenin sanığın kendisine cinsel istismarda bulunduğunu söylediğini ancak şu anda pişman olduğunu, cinsel istismarda bulunmadığını, babasının kendisini yönlendirmesi sonucu böyle söylediğini beyan ettiğinin yazılı bulunduğu, mağdurenin ifadenin devamında ise babasının kendisini yönlendirmesine ilişkin söylediğinin de doğru olmadığını, sanığın 10-15 gün kadar önce yatağına geldiğini, üstüne çıktığını, cinsel organını önüne dokundurduğunu, bastırmaya çalıştığını, ağzını kapattığını, eşofmanını ve külotunu dizine kadar indirdiğini, ağzını tuttuğu için bağırmadığını beyan ettiği, mağdurenin 19.01.2009 günlü Cumhuriyet Savcılığında ve 30.04.2009 tarihinde Mahkemedeki beyanlarında ise, önceki beyanını kabul etmediğini, babasının yönlendirmesi sonucu böyle bir isnatta bulunduğunu söylediği, annesi olan …’ın 02.01.2009 günü kollukta alınan beyanında, mağdurenin eylemi elleriyle göğüslerini okşamak şeklinde anlattığı, 01.04.2009 günlü mahkemedeki beyanında, sanığın mağdureye iddia edildiği gibi cinsel istismarda bulunmasının olmadığını, görmediğini beyan ettiği, sanığın aşamalarda suçlamaları kabul etmediği, mağdurenin çelişkili beyanları dışında sanığın mahkûmiyetine yeterli, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilmeden beraati yerine mahkûmiyetine karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanık ve müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, sanık …’ın TAHLİYESİNE, başka suçtan tutuklu veya hükümlü olmadığı takdirde derhal salıverilmesinin mahalline en seri biçimde bildirilmesi için ilgili yerlere müzekkere yazılmasına, 08.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.