Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2011/18089 E. 2012/19934 K. 17.09.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/18089
KARAR NO : 2012/19934
KARAR TARİHİ : 17.09.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekili avukat … ile davalı vekili avukat …’ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacı, davalıdan harici satış sözleşmesi ile 160.000 TL bedel ödeyerek dükkan satın aldığını, davalının satın aldığı dükkanı üçüncü kişiye devretmesi üzerine kendisine 160.000 TL bedelli borç senedi verdiğini, ancak senedin vadesi gelmeden 120.000 TL’lik kısmı için başka yerden dükkan hissesi verdiğini kalan 40.000 TL borcun ödenmediğini, ayrıca davalının verdiği senetteki imzanında sahte olduğunun soruşturma sonucu anlaşıldığını belirterek 40.000 TL alacağın faiziyle davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı, sözleşmenin bedelinin taşınmaz devri ve senetle ödendiğini, senet bedelinin ödenmesine bağlı olarak alınması şeklinde gerçekleştiğini belirterek davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece davacının iddiasını ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, aralarındaki harici taşınmaz satış sözleşmesine dayalı olarak davalıya ödenen 160.000 TL bedelden, 120.000 TL kısmın kendisine taşınmaz hisse devri suretiyle ödendiğini belirterek kalan 40.000 TL’lik kısmın davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davalı savunmasında
2012/18089-2012-19934
160.000 TL bedelin karşılığının taşınmaz devri ve davacıya verdiği borç senetlerine konu bedellerin ödenmesi suretiyle sona erdiğini savunmuştur. Taraflar arasında yapılan 15.02.2006 tarihli “ satış sözlemesi” başlıklı sözleşme ile davacının davalıya 160.000 TL ödediği sabit olup, bu husus davalının da kabulündedir. Taraflar arasındaki “ satış sözleşmesi “ başlıklı sözleşmeyle 1207 ada 24 nolu parselde bulunan binanın 1. … katındaki dükkanın devri kararlaştırılmasına rağmen tapu kayıtlarına göre söz konusu yerin üçüncü kişi adına kayıtlı olduğu anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca davacıya tapuda hisse devri yapıldığı belirtilen taşınmazın mahkemece bilirkişi marifetiyle satış tarihi itibariyle rayiç değeri belirlenerek, bu belirlenen değere göre davalı tarafından eksik ödeme olup olmadığı tespit edilerek, satış değerinin davalının borcu olan 160.000 TL’den az olması halinde bakiye kısmı ödediğini davalının ispat etmesi gerektiği gözetilerek tarafların bu hususta delillerini sunmaları sağlanmak suretiyle sonucuna uygun karar verilmesi gerekir iken yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı olarak hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz edilen kararın davacı yararına BOZULMASINA, 900,00 TL duruşma avukatlık parasının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, peşin alınan 18.40 TL. temyiz harcının istek halinde iadesine, 17.9.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.