Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2021/10748 E. 2021/13575 K. 04.11.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/10748
KARAR NO : 2021/13575
KARAR TARİHİ : 04.11.2021

Bölge Adliye
Mahkemesi : … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
No : 2020/1409-2021/1355
İlk Derece
Mahkemesi : … 37. İş Mahkemesi

Dava, kurum işleminin iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle mahkemenin görevsizliğine dair verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir.
… Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesince verilen kararın, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
I-İSTEM
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı firmanın özel gürlife hospital adlı hastanenin sahibi olduğunu, kurumun e-rapor giriş sistemini kullanımına kapattığını, bu sebeple hastanede tedavi gören hastalara sistem üzerinden rapor verilemediğini, bunun da hem hastane hem hasatlar açısından mağduriyet doğurduğunu, raporların manuel hazırlanmak zorunda kalındığını, bu durumda da rapor alın sgk lıların ödeme almasında aksamalar meydana geldiğini, davacıya sistemin kapatılmasının hukuka aykırı olduğunun 19/11/2019 da kuruma başvuru yapıldığını, zımni red üzerine 8.idare mahkemesinde açılan davada kurumun işlemini hangi sebeple yaptığına dair açıklama yapmadığını, davacı hastanesinin pandemi hastanesi olarak ilan edildiğini, dolayısıyla e- rapor sisteminin hayati önem taşıdığını defalarca yapılan başvurunun maktu cevaplar ile karşılanmadığını, idare mahkemesinin 8/5/2020 de yürütmenin durdurulmasına karar verdiğini, davalının 45 gün boyunca bu kararı da uygulamadığını, keyfi tutumun sürdürüldüğünü, karara itiraz edildiğini, bu arada idare mahkemesinin yaptığı değerlendirmede görevsizlik kararı verdiğini, kararın kesinleştiğini, hastanenin 27/8/2018 de faaliyet izni aldığını, ileri teknolojik cihazlar ile donatıldığını, e-rapor sisteminin diğer hastaneler gibi kullanıldığını, sistemin merkezi bir program olduğunu, kurumla anlaşması olan ve olmayan tüm hastaneler tarafından raporların girilebildiğini, kurumun da buna göre iş göremezlik ödeneği verildiğini, ardından gerekçesiz kapatıldığını, sistemden gönderilemese de raporların manuel gönderilmeye başlandığını, tepebaşı sgm nin medula sistemine tanımlama olmadan raporları kabul etmeyeceğini bildirdiğini, bunun keyfilik olduğunu, manuel düzenlemenin genelgelere uygun olduğunu bu durumun hastanenin faaliyetlerini engellediğini, kamu hizmetinin de aksadığını, Bilecik il müdürlüğünün de 31/1/2020 tarihli cevapta raporları düzenleyen doktorların sistemde anlaşmalı olarak gözükmediğini, sisteme giriş işleminin anlaşmasız hekim tanımlama işlemi yapıldıktan sonra mümkün olacağını bildirdiğini, 2016/21 sayılı genelge ile raporların düzenleme şeklinin belirtildiğini, buna göre kurumda anlaşma olmasının önemi olmadığının, kurumun bir yandan sistemi kapattığını, bir yandan raporları kabul etmediğini, işlemin yasaya aykırı olduğunu belirterek, davanın kabulünü, e-rapor giriş sisteminin davacı bakımından açılmasını zımni red işleminin iptalini talep ve dava etmiş, bu yönde ihtiyati tedbir kararı verilmesini istemiştir.
II-CEVAP
Davalı kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; yetki süre husumet itirazında bulunmuş, GİGÖ ödeme, ve istirat raporlarının sözleşmeli ve sözleşmesiz sağlık hizmeti sunucuları tarafından sağlık bakanlığınca yetkilendirilen hekimlerce düzenleneceğini, manuel olarak düzenlenenlerinde geçerli sayılacağının, bu raporlara göre de ödemelerin yapıldığını, sistemin 2012 de kurulduğunu, 2016 dan itibaren sözleşmesiz olanlara da yetki verilmeye başlandığını, yetki vermenin sağlık hizmeti sunucusu adı ve tesis kodu bilgisiyle meduladan alınarak sistemde yoksa manuel giriş ile yapıldığını, suistimallerin önlenmesi için kasım 2019 da tesis kayıtlarının toplu olarak silindiğini, manuel kayıt girilmesinin engellendiğini, hizmet sunucularının başvurularının tekrar alındığını, yeniden yetkilendirme yapıldığını, sözleşmesi olmayan tesis kodu bulunmayan sunucular bakımından yetki iptal edildiğinden davacının da bu kapsamda yetkisinin silindiğini, özel bir uygulama yapılmadığını, davacının kuruma tekrar yetki için başvurduğunu, bilgilerin medula uygulamasında bulunmaması sebebiyle sözleşmesi olmayan sunuculara yetki verilemediğini, sağlık bakanlığınca ortak veri tabanı yapıldığını, çalışmanın henüz tamamlanmadığını, manuel düzenlenen raporların kabul edildiğini, sigortalılara ödeme yapıldığını, ödenmeye de devam edildiğini, dava açılmasında hukuki yarar bulunmadığını, ortada hak kaybı olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
III-MAHKEME KARARI
A-İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk derece mahkemesince; “Davacının davasının davaya bakma yetki ve görevi … Asliye Hukuk Mahkemelerine ait olmakla 7036 sayılı yasanın 5.maddesi ile HMK 114/1-c maddesi gereği usulden reddine,” karar verilmiştir.
B-BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Dosya istinaf incelemesi için geldikten sonra, davacı vekilinin 30/06/2021 tarihinde vermiş olduğu dilekçe ile davadan feragat ettiğini bildirdiği, dosyada mevcut vekaletnamesine göre; davadan ve kanun yollarından feragat yetkisi bulunduğu, hüküm kesinleşinceye kadar davadan feragat edilebileceği, feragatın davayı sona erdiren taraf işlemi olduğu anlaşılmakla, ilk derece mahkemesi tarafından verilen hükmün kaldırılmasına ve feragat nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV-TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ:
Davacı vekili kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek bozulmasını talep etmiştir.
V-İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME:
Anayasa’nın 37. maddesine göre, “Hiç kimse kanunen tabi olduğu mahkemeden başka bir merci önüne çıkarılamaz”. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 1. maddesine göre, “Mahkemelerin görevi, ancak kanunla düzenlenir. Göreve ilişkin kurallar, kamu düzenindendir.” 114/c maddesine göre, mahkemenin görevli olması dava şartıdır. 115. maddesine göre, “Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir.” Bu yasal çerçevede, görev konusunun, mahkemelerce her aşamada resen gözetilmesi gerekir.
İş Mahkemeleri, 5521 sayılı Kanun ile kurulmuş istisnai nitelikte, esas olarak iş ve sosyal güvenlik hukuku uygulamasından kaynaklanan bireysel ve toplu hak uyuşmazlıklarını çözen özel mahkemeler olup, bu kapsamda Sosyal Güvenlik Kurumu’nun prim ve diğer alacaklarının hesaplanması, sigortalı olma hakkının kazanılması ya da kaybedilmesi, gelir/aylık bağlanması, işçilik alacaklarının belirlenmesi gibi kendi içinde bütünlük ve uzmanlık gerektiren konular görev alanına girmektedir.
5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 106. maddesi ile mülga 1479 sayılı Kanunun 70. maddesinde ve 506 sayılı Kanunun 134. maddesinde, bu Kanunların uygulamasından doğan uyuşmazlıkların yetkili iş mahkemelerinde görüleceği, 5510 sayılı Kanun’un 101. maddesinde de, aksine hüküm bulunmayan hallerde, 5510 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanmasıyla ilgili ortaya çıkan uyuşmazlıkların iş mahkemelerinde görüleceği düzenlenmiştir.
Davaya konu somut olayda; özel hastane işletmecisi davacı şirket tarafından davalı Kurum aleyhine açılan e- rapor giriş sisteminin açılması istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince görevsizlik kararı verildikten sonra bam aşamasında davadan feragat ettiği bam dairesince feragatten davanın reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
6100 sayılı Kanunun 114/1-c ve 115. maddeleri gereğince, görev dava şartlarından olup mahkemece (Bam Dairesince), dava şartlarının mevcut olup olmadığını davanın her aşamasında kendiliğinden araştırmalıdır. Bu bağlamda, Bam dairesince, öncelikle görev konusunda bir karar verilmesi gerekirken görevsiz bam dairesince feragat yönünden davanın reddine karar verilmesi hatalı olup bozma nedenidir.
O hâlde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesinin davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne dair kararı bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK’nun 373/2. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 04.11.2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.