YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/11701
KARAR NO : 2012/4093
KARAR TARİHİ : 09.04.2012
Fuhuş suçundan sanık …’in yapılan yargılaması sonunda; atılı suçtan mahkûmiyetine ilişkin Uşak 2. Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 12.10.2009 gün ve 2009/481 Esas, 2011/710 Karar sayılı hükme karşı sanığın vâki temyiz talebinin reddine dair aynı Mahkemeden verilen 09.11.2009 gün ve 2009/481 Esas, 2009/710 sayılı Ek Kararın süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelendi;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 07.11.2006 tarihli ve 2006/6-213 Esas, 2006/229 sayılı Kararında da açıklandığı üzere, 5271 sayılı CMK.nın 34/2, 231/2 ve 232/6. maddeleri gereğince hükümde “başvurulacak kanun yolu, süresi, mercii ve şeklinin” açıkça gösterilmesi gerektiği, sanığın huzurunda verilen 12.10.2009 tarihli hükümde ise “… tebliğ ve tefhim tarihinden itibaren 7 gün içerisinde … Yargıtay’a temyiz yolu açık olmak üzere…” denilmek sûretiyle kanun yoluna başvuru süresinin başlangıcının yanıltıcı şekilde gösterilmesi nedeniyle aynı Kanunun 40 ve devamı maddelerine göre temyiz süresinin geçirilmesinde sanığın kusurunun bulunmadığı ve eski hale getirme nedeninin oluştuğu nazara alınıp hükmün kesinleşmediği anlaşıldığından, tebliğnamedeki sanığın temyiz talebinin reddine ilişkin Ek Kararın kaldırılmasına, sanığın 26.10.2009 tarihli dilekçesinin süresinde verilmiş temyiz başvurusu olarak kabulüne karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
5237 sayılı TCK.nın 53/3. maddesi gereğince hükümlünün kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkilerini kullanmaktan koşullu salıverilene kadar yoksun bırakılacağının gözetilmemesi,
Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu hususun yeniden yargılama
yapılmaksızın 1412 sayılı CMUK.nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasından 53. maddenin uygulanmasına ilişkin kısmın çıkartılarak, yerine “5237 sayılı TCK.nın 53. maddenin 1. fıkrasının a, b, c, d ve e bentlerinde belirtilen hakları kullanmaktan hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar ve kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise koşullu salıverilene kadar yoksun bırakılmasın” ibaresinin eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve kanuna uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 09.04.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.