YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/15528
KARAR NO : 2021/11554
KARAR TARİHİ : 23.11.2021
MAHKEMESİ:Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup, hükmün davacı … vekili ile davalı … ve birleşen dosya davacısı … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında, … İlçesi … Mahallesi çalışma alanında bulunan 141 ada 5 parsel sayılı 187,81 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, avlulu iki katlı kargir ev ve dam vasfıyla; 112 ada 18 parsel sayılı 17.893,76 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, incir bahçesi ve zeytinlik vasfıyla; 112 ada 2 parsel sayılı 14.465,22 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, incir bahçesi ve zeytinlik vasfıyla; 153 ada 11 parsel sayılı 7.311,21 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, zeytinlik vasfıyla; 181 ada 3 parsel sayılı 5.925,65 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, ceviz bahçesi vasfıyla ve 141 ada 3 parsel sayılı 117,87 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, avlulu iki katlı kargir ev vasfıyla … adına; 232 ada 4 parsel sayılı 1.0547,60 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz ise, Asliye Hukuk Mahkemesinde dava konusu olduğundan bahisle malik hanesi açık bırakılarak tespit edilmiştir.
Davacı …, davalı … aleyhine, Sulh Hukuk Mahkemesinde sınırları bildirdiği bir adet taşınmaz (232 ada 4 parsel) yönünden yapılan satışın iptali, elatmanın önlenmesi ve eski hale getirilmesi istemiyle; davacılar … , …, … ve …, Asliye Hukuk Mahkemesinde, sınırlarını bildirdikleri altı adet taşınmaz yönünden elatmanın önlenmesi ve ecrimisil ödenmesi istemiyle; davacı … ise, Asliye Hukuk Mahkemesinde, sınırlarını bildirdiği altı adet taşınmaz yönünden elatmanın önlenmesi ve ecrimisil ödenmesi istemiyle ayrı ayrı dava açmışlar ve davaya konu olan parseller hakkında tutanak düzenlenmiş olması nedeniyle dava dosyaları Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır.
Kadastro Mahkemesinde, çekişmeli parsel tutanakları ile aktarılan dava dosyaları birleştirilerek yapılan yargılama sonunda, davacı …’ün davasının kabulüne, çekişmeli 232 ada 4 parsel ve 141 ada 3 parsel sayılı taşınmazların tespitinin iptali ile muris … mirasçıları adına; 181 ada 3 parsel ile 153 ada 11 parsel sayılı taşınmazların tespitlerinin iptali ile muris … mirasçıları adına; 112 ada 2 parsel, 112 ada 18 parsel ve 141 ada 5 parsel sayılı taşınmazların tespit gibi tapuya tescillerine karar verilmiş; hüküm, davalı … ile birleşen dosya davacısı … vekili tarafından ve çekişmeli 153 ada 11 parsel yönünden davacı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davalar, genel mahkemelerde müdahalenin men’i ve ecrimisil talebiyle açıldıktan sonra, bölgede kadastro çalışması yapılması neticesinde dava konusu taşınmazlar hakkında kadastro tutanağı düzenlendiği gerekçesiyle Kadastro Mahkemesine devredilmiş olduğundan, davada 3402 sayılı Kanunun 30/2 maddesi şartları mevcuttur. Bu nedenle, gerçek hak sahibi Mahkemece re’sen belirlenecek ve davada taraf olmayanlar adına dahi tescile karar verilebilecektir. 3402 sayılı Kadastro Kanununun 5, 26, 27 ve 30/2. maddelerinde, kadastro tesbit tarihinden önce dava konusu olan taşınmazlar hakkında ne gibi işlem yapılacağı gösterilmiş olup, anılan Kanunun 27, 28 ve 29. maddeleri gereğince, yargılamaya devamla, tesbit tutanağında yazılı hak sahiplerinin gösterecekleri delillerle Mahkemece re’sen lüzum görülen diğer deliller toplanıp dava konusu taşınmazın gerçek hak sahibi ya da sahipleri adına tesbit ve tapuya tesciline karar verilmesi gerekmektedir.
Eldeki davada, yargılama sırasında yürürlüğe giren 6360 sayılı Kanunun gereğince Büyükşehir Belediyesi statüsündeki illere bağlı ilçelerin mülki sınırları içerisinde yer alan köy ve belde belediyelerinin tüzel kişiliği kaldırılmış, köyler mahalle olarak, belediyeler ise belde ismiyle tek mahalle olarak bağlı bulundukları ilçenin belediyesine katıldığından, … Köyünün bağlı olduğu … İlçe Belediye Başkanlığı ve … Büyükşehir Belediye Başkanlığı ile ayrıca Hazinenin davada taraf olması gerektiği Mahkemece gözden kaçırılmış ve yöntemince taraf teşkili sağlanmadan hüküm kurulması cihetine gidilmiştir.
Hal böyle olunca; Mahkemece, öncelikle husumet yaygınlaştırılarak, 6360 sayılı Kanun gereğince yasal hasım haline gelen … İlçe Belediye Başkanlığı ve … Büyükşehir Belediye Başkanlığı ile ayrıca Hazinenin davada taraf olarak yer almaları sağlanmalı, bu şekilde taraf teşkili tamamladığında adı geçen Belediyelerden ve Hazineden savunma ve delilleri sorulup saptanmalı, bildirildiği taktirde delilleri toplanmalı ve bundan sonra tarafların iddia ve savunmalarına ilişkin tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir hüküm kurulmalıdır.
Mahkemece, bu husus gözetilmeksizin, yöntemince taraf teşkili sağlanmadan davanın esası hakkında karar verilmesi isabetsiz olduğu gibi, kabule göre de; davalı …, 232 ada 4 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinden önce 5/6 hissesini satın aldığı halde bu hususun değerlendirilmemesi ve yine dava ve temyize konu taşınmazların tamamı genel mahkemeden Kadastro Mahkemesine aktarıldıkları halde kadastro tutanakları doldurulmak suretiyle tescil hükmü kurulması gerekirken tespit gibi tescillerine karar verilmesi ve ayrıca hükmü temyiz eden davacı …, Asliye Hukuk Mahkemesinde elatmanın önlenmesi yanında ecrimisil de talep ettiği halde, ecrimisil talebi taşınmazın aynına ilişkin olmadığından genel mahkemenin davaya bakması gerektiğinin göz ardı edilmesi de doğru olmamıştır.
SONUÇ: Açıklanan nedenlerle, temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
Bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde taraflarca karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edenlere ayrı ayrı iadesine, 23.11.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.