YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/4467
KARAR NO : 2021/8823
KARAR TARİHİ : 22.11.2021
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki tahkim davası hakkında, Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyeti tarafından verilen 29/10/2019-2019/İHK-15376 sayılı kararın, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davacının idaresindeki araçla yol çalışması yaparken, davalıya sigortalı aracın çarpması sonucu 04/10/2017 günü meydana gelen trafik kazasında ağır yaralandığını ve vücudunda maluliyet oluştuğunu, sigortalı aracın tam kusurlu olduğunu, müracaat edilmesine rağmen zararın giderilmediğini belirterek, fazlaya dair hakları saklı kalarak davacıda oluşan çalışma gücü kaybı nedeniyle 19.500,00TL sürekli iş göremezlik ve 500,00TL geçici iş göremezlik tazminatının davalının temerrüde düştüğü 05.02.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili isteminde bulunmuş, bedel artırım dilekçesiyle tazminat istemini 169.568,00 TL’ye yükseltmiştir.
Davalı vekili, sigorta şirketine usulüne uygun başvuru yapılmadığını belirterek, talebin usulden ve esastan reddi gerektiğini savunmuştur.
Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyetince, iddia, savunma ve toplanan kanıtlara göre; başvurunun kabulü ile 169.5663,00TL tazminatın 29/01/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı … şirketinden tahsili ile başvuru sahibine ödenmesine karar verilmiş; karara, davalı vekili tarafından itiraz edilmiştir. İtiraz Hakem Heyetince; davalı tarafın itirazının reddine karar verilmiş; karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, itiraz hakem heyeti kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bentler kapsamı dışında kalan yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davalının diğer temyiz itirazlarına gelince;
Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.
Dosyadaki bilgi ve belgelerden; olayın meydana geldiği sırada davacının yol çizgi çalışması için sol şeritte süpürme işlemi yapan aracı kullandığı, bu sırada davalıya sigortalı aracın bu araca arkadan çarpması sonucu davaya konu kazanın meydana geldiği anlaşılmakla, olayın gelişim şekli ve normal bir trafik akışı dışında yol çalışması yapıldığı sırada meydana gelmesi gözetildiğinde; HMK.’nun 266-287 maddeleri gereğince seçilecek uzman bilirkişi aracılığıyla, 2918 sayılı KTK.’nun 83. maddesine göre tarafların olaydaki kusur oranlarının duraksamaya yer vermeyecek şekilde tüm dosya kapsamına göre tespiti ve meydana
gelebilecek çelişkilerin giderilmesi yönünden ayrıntılı, gerekçeli ve denetime açık rapor alınmasının ardından dosyadaki tüm deliller birlikte değerlendirilip varılacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
3-Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybı oluştuğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının doğru biçimde belirlenmesi gereklidir. Söz konusu belirlemenin ise Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşlarının çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihi 11.10.2008 tarihinden önce ise Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 ile 01.06.2015 tarihleri arası Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 ile 20.02.2019 tarihleri arası Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik, 20.02.2019 tarihinden sonra Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik, ayrıca çoçuklar için 20.02.2019 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren “Çocuklar için Özel Gereksinim Değerlendirmesi Yönetmelik” hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.
Somut olayda; davacıda oluşan maluliyetin tespitine yönelik, 10/05/2018 tarihli… Eğitim ve Araştırma Hastanesi Engelli Sağlık Kurulu Raporu’nda davaya konu olay nedeniyle davacıda %39 oranında maluliyet oluştuğu tespitine yer verilmiş ve söz konusu raporda kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine atıf yapılmışsa da içerik olarak ilgili yönetmeliğe uygun ve denetime elverişli bir rapor değildir. Şu halde, itiraz hakem heyetince davacının, kaza tarihi ve sonrasındaki tüm tedavi evrakları eklenerek, dosyada mevcut raporlar da irdelenmek suretiyle, kaza tarihinde yürürlükte olan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun şekilde, adli tıp kurumu ve üniversitelerin adli tıp anabilim dalı bölümleri gibi kuruluşlardan rapor alınıp, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve yetersiz maluliyet tespit raporuna dayanılarak karar verilmesi usul ve yasaya uygun düşmemiş, bu durum itiraz hakem heyeti kararının bozulmasını gerektirmiştir.
4- Davaya konu kaza sonrası düzenlenen kaza tespit zaptı kapsamından, yol çizgi çalışması öncesi davacının içinde bulunduğu araçla yolun temizlendiği sırada olayın meydana geldiği anlaşılmaktadır. Bu durumda, Sigorta Tahkim Komisyonu’nca olayın iş kazası kapsamında olma ihtimaline binaen SGK Başkanlığı’nca rücuya tabi ödeme yapılıp yapılmadığı araştırılarak ödeme yapılmışsa rücuya tabi ilk peşin sermaye değerinin 5510 sayılı Kanun’un 21. maddesi hükmü gereği tazminattan düşülmesi suretiyle davacı tarafın talep edebileceği tazminat miktarının belirlenmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde karar verilmesi isabetli olmamıştır. Kararın bu nedenle de bozulması gerekir.
5-6100 sayılı HMK.’nun 26. maddesinde taleple bağlılık ilkesi; hâkimin, tarafların talep sonuçlarıyla bağlı olduğu ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremeyeceği, duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebileceği şeklinde tanımlanmıştır. Somut başvuruda, davacı vekili, dava ve bedel atırım dilekçesinde hesaplanacak tazminatın davalının temerrüde düştüğü 05/02/2019 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte tahsilini talep ettiği halde, sigorta tahkim komisyonunca talep aşılarak, hesaplanan tazminatın 29/01/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı … şirketinden tahsiline karar verilmesi usul ve yasaya uygun düşmemiştir.
6- Sigortacılık Kanunu’nun 30. maddesinin 17. fıkrası ve 19/01/2016 tarihli, 29598 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmeliğin 16. maddesinin 13. fıkrasında vekalet ücretine ilişkin düzenleme getirilmiş, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT’nin 17. maddesi, 2. fıkrasında da, vekalet ücretinin tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde asliye mahkemeleri için öngörülen ücretin altında kalmamak kaydıyla karar verilmesi gerektiği belirtilmiştir.
Bu durumda, İtiraz Hakem Heyetince başvuru sahibi lehine vekalet ücretine karar verilirken Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmeliğin 16. maddesinin 13. fıkrasının uygulanması gerektiği gözönüne alınarak AAÜT’nin 13. maddesi ve AAÜT’nin 17. maddesi 2. fıkrası gereğince, maktu vekalet ücretinin altında kalmamak kaydıyla, hesaplanan vekalet ücretinin 1/5’i oranında vekalet ücretine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde tam nisbi vekalet ücretine karar verilmesi de isabetli olmamıştır.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2,3,4,5,6) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü kabulü ile İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 22/11/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.