Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2011/24027 E. 2011/7602 K. 05.12.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/24027
KARAR NO : 2011/7602
KARAR TARİHİ : 05.12.2011

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
I- Sanıklar … ve …’in, katılan …’ne ve yakınan …’e yönelik hırsızlık eylemleri hakkında kurulan hükmün temyiz incelemesinde;
Adli sicil kaydına göre kasıtlı suçtan hükümlülüğü bulunan sanık … hakkında, hükümden sonra 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562.maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 231/5-14.maddesinin uygulama olanağı bulunmadığı kabul edilmiş, sanıkların, yanlarında evrakı yaşı nedeniyle tefrik edilen …olduğu halde, olay günü yakınan …’ün sorumlusu olduğu, katılan …’nin …mağazasına giderek, elektronik bölümünde görevlinin reyon üzerinde unuttuğu haksız yere ele geçirdikleri anahtarla, diz üstü bilgisayarların bulunduğu kilitli camekanı açıp, 1 adet Casper Celeron M 1-4 marka diz üstü bilgisayarı çaldıklarının anlaşılması karşısında, sanıkların eyleminin 5237 sayılı TCK’nın 142/2-d maddesine uyan suçu oluşturduğu gözetilmeden, 5237 sayılı TCK’nın 142/1-b maddesine uyduğu kabul edilerek uygulama yapılması karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış,
Sanıkların sabit kabul edilen eylemleri nedeniyle hükmün açıklanmasının geri bırakılması kapsamı dışında kalan bir cezanın hükmolunması gerekirken, yanılgılı uygulama sonucu hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumunun uygulanabilme sınırı içerisine giren bir cezanın verilmesi halinde, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemez. Aksi halin, sanıkların; önceki yanılgılı uygulama sebebiyle ortaya çıkacak sonuçtan ikinci kez yararlandırılmasının sağlanmasına, hakkaniyete aykırı sonuçlar doğmasına, adalet ve eşitlik ilkelerinin zedelenmesine yol açacağını belirten Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 04.03.2008 gün ve 2008/6-47 esas-2008/43 sayılı kararı gereğince, sanık … hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanma olanağı bulunmadığı anlaşılmakla yapılan incelemede;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

Ancak;
Hak yoksunluklarının seçimlik olmaması nedeniyle 5237 sayılı Yasanın 53/3. maddesi gözetilerek 53/1. maddesindeki tüm fıkraların uygulanması gerektiğinin düşünülmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafii ile sanık …’in temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’nun 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından ‘‘TCK’nun 53/1.maddesinin d bendinde ön görülen hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına ’’ ilişkin bölüm çıkarılarak, yerine ‘‘53/1.maddesinde belirtilen ve 53/3.maddesindeki kendi alt soyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri dışındaki haklardan sanığın mahkum olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar; 53/3.maddesi gözetilerek 53/1-c maddesi uyarınca kendi alt soyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise koşullu salıverilme tarihine kadar yoksun bırakılmasına’’ cümlesinin eklenmesi suretiyle, eleştiri dışında usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
II -Sanık …’in, mağdur …’a yönelik hırsızlık eylemi hakkında kurulan hükmün temyiz incelemesine gelince;
Adli sicil kaydına göre kasıtlı suçtan hükümlülüğü bulunan sanık … hakkında, hükümden sonra 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562.maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 231/5-14.maddesinin uygulama olanağı bulunmadığı kabul edilmiş,
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı,
Ancak;
1- Evrakı yaşı nedeniyle tefrik edilen …nın, olay günü cadde üzerinde yürümekte olan mağdur …’ın arkasından yaklaşıp, pantolonunun arka cebindeki cüzdanını çekip almaya çalıştığı sırada, mağdurun farketmesi üzerine , bu kez kemerinde asılı bulunan cep telefonunu çekip alarak, az ileride çalışır vaziyette motosikletle bekleyen sanığın yanına gidip, birlikte motosikletle kaçmaları şeklinde gerçekleşen eylemin 765 sayılı TCK’nın 491/ilk (5237 sayılı Kanunun 142/2-b) maddesine uyan suçu oluşturduğu gözetilmeden, yazılı biçimde hüküm kurulması,
2-Sanığın annesi …’in, mağdurdan çalınan cep telefonunu, olay günü sanık yakalandıktan sonra karakola getirip, mağdura iadesini sağladığının anlaşılması karşısında, 765 sayılı TCK’nın 523.maddesi ile uygulama yapılmaması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafiinin temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 05.12.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.