YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/13294
KARAR NO : 2013/9517
KARAR TARİHİ : 23.09.2013
Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde nitelikli cinsel saldırı suçundan sanık …’ın yapılan yargılaması sonunda; atılı suçtan mahkûmiyetine dair Sincan 2. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 27.05.2009 gün ve 2008/189 Esas, 2009/96 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Katılanın nüfus kaydı getirtilmeden hüküm kurulmuşsa da; Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) aracılığıyla nüfus kayıt örneği temin edilmiş olduğundan, tebliğnamedeki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
Dosya kapsamı ve kabule göre, olay tarihinde işyerini açmakta olan katılanın arkasından gelen sanığın, bir elini katılanın beline atıp bir elini de kalçasından tutarak işyerinin içine doğru iteklediği fakat kapının henüz açılmamış olması nedeniyle içeri sokamadığı, birlikte yere düştükleri sırada katılanın bağırması nedeniyle sanığın kalkarak katılanı tekmelemesi ve olay yerinden kaçması şeklinde sübut bulan olayda, sanığın eyleminin basit nitelikteki cinsel saldırı kapsamında kaldığının kabulü gerekirken, nitelikli cinsel saldırı suçuna teşebbüs suçundan ceza tayin edilmesi,
Sanığın, katılanın belini ve kalçasını elleme şeklindeki eylemine ilişkin Adli Tıp Kurumu 6. İhtisas Kurulunca ‘travma sonrası stres bozukluğu oluştuğu’ yönünde rapor düzenlenmiş ise de; sanık tarafından işlenen dokunma, sıkma, öpme gibi ani nitelikteki, devamı bulunmayan, kesik biçimde gerçekleştirilen hallerde ya da mağdurun olayın üçüncü kişilerce duyulması üzerine ruhsal durumunun etkilenmesi nedeniyle duyduğu üzüntü ve sıkıntı sonucunda ortaya çıkan halin ruh sağlığı bozukluğu olarak değerlendirilemeyeceği ve TCK.nın 103/6. maddesinde öngörülen netice sebebiyle ağırlaşmış hal maddesinin cinsel istismar eyleminin ağır boyutlara ulaşması, ısrarla gerçekleştirilmesi ya da suçun nitelikli halinin işlenmesi nedeniyle gerçekleşebilecek bir sonuç olabileceği gözetilmeden, mağduredeki halin bir ruh sağlığı bozulması mı yoksa suç nedeniyle ruh sağlığının etkilenmesi mi olduğunun belirtilmesi ve rapordaki sonucun dayandığı verilerin açıkça yazılması yerine, eksik ve yetersiz adli tıp raporuna dayanılarak ceza belirlenmesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 23.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.