YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/4514
KARAR NO : 2021/6949
KARAR TARİHİ : 18.11.2021
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TAPUSUZ TAŞINMAZ TESCİLİ
Taraflar arasında görülen tapusuz taşınmaz tescili davası sonunda, yerel mahkemece davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar davacı vekili ve davalı … tarafından yasal süre içerisinde duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla, duruşma günü olarak saptanan 18/11/2021 Perşembe günü için yapılan tebligat üzerine duruşmalı temyiz eden davacı vekili Avukat … ile temyiz eden davalı … vekili Avukat … ile temyiz edilen davalı … vekili Avukat … geldiler. Başka gelen olmadı. Yokluğunda duruşmaya başlandı, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı. Dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü:
Dava, kazanmayı sağlayan zilyetlik hukuki sebebine dayalı olarak, 4721 sayılı TMK’nın 713/1. ve 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 14. ve 17. maddeleri gereğince açılan, tapusuz taşınmazın tescili isteğine ilişkindir.
Davacı …, … İli … Köyü çalışma alanında bulunan ve yapılan kadastro sırasında tespit harici bırakılan taşınmaz bölümlerini 20 yılı aşkın bir süredir kendisinin kullandığını, lehine zilyetlikle mülk edinme koşullarının oluşuğu iddiası ile adına tescil istemiyle dava açmıştır.
Davalı … davanın reddini savunmuş, aşamalarda hazine adına tescili talep etmiştir.
Mahkemece verilen davanın kabulüne yönelik önceki tarihli hüküm, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 14.04.2016 tarih ve : 2015/5728 Esas 2016/4203 Karar sayılı kararı ile “ Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğünün davada taraf haline getirilerek taraf teşkilinin sağlanması, dava tarihinden 15- 20 ve 25 yıl öncesine ait hava fotoğraflarının getirtilmesi, mahallinde 3 kişilik ziraat mühendisi, yerel bilirkişi ve tanıkların katılımı ile yeniden keşif yapılması, taşınmazın kim tarafından ne zamandan beri ne şekilde kullanıldığı, imar ihyaya muhtaç yerlerden olup olmadığı, muhtaç ise ne zaman ve kim tarafından imar ihya edilip ne şekilde kullanıldığının tespit edilmesi, belirtilen hava fotoğraflarından taşınmazın ne şekilde gözüktüğünün tespit edilmesi, ziraat bilirkişi kurulundan taşınmazlar hakkında ayrıntılı rapor alınarak netice hakkında karar verilmesi” gereğine değinilerek bozulmuştur. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda davanın reddine karar verilmiş; karar davacı vekili ve davalı … vekili tarafından süresinde temyiz edilmiştir.
Bilindiği üzere; 4721 sayılı TMK’nın 713/1. ve 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 14. ve 17. maddeleri gereğince açılan tescil davalarına ilişkin uyuşmazlıkların sağlıklı, adil ve doğru bir çözüme ulaştırılabilmesi için davacı yararına zilyetlikle mülk edinme koşullarının oluşup oluşmadığının her türlü tereddütten uzak biçimde, bilimsel verilere uygun olarak belirlenmesi gerekmektedir. Somut olayda çekişmeli taşınmaz bölümleri kadastro tespiti sırasında tescil harici bırakılmış, davacı çekişmeli taşınmazın kendisi tarafından kullandığı gerekçesiyle adına tescil istemiyle dava açmıştır. Mahkemece, davanın reddien karar verilmiş ise de, yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm vermek için yeterli bulunmamaktadır. Yerel mahkemece dava konusu taşınmaz bölümlerinin ne zamandan beri davacının zilyetliğinde olduğu saptanmamış, her ne kadar hava fotoğrafları jeodezi ve fotogrametri uzmanınca incelenmiş ise de incelendiği söylenen tüm hava fotoğraflarının alt kısmında “1985 tarihi hava fotoğrafının incelenmesinde” denilmek suretiyle hangi tarihli hava fotoğrafının incelendiği konusunda çelişki yaratılmış, alınan ziraat bilirkişi raporunda çekişmeli taşınmaz bölümleri kendi aralarından bölümlere ayrılmış olmasına rağmen tek bir parça gibi değerlendirilmiş, hava fotoğraflarında boş yer olduğu belirtilmiş olmasına rağmen ziraat bilirkişi raporunda taşınmazların tarım arazisi olduğu belirtilmiş olması ve raporlar arasında çelişki oluşmasına rağmen bu çelişki de giderilmemiştir. Bu şekilde eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak hüküm kurulamaz.
Hal böyle olunca; doğru sonuca ulaşılabilmesi için Mahkemece öncelikle Harita Genel Müdürlüğü web sitesinin hava fotoğrafı sorgulama sayfasına girilerek, taşınmazların bulunduğu köyü/mahalleyi kapsayacak şekilde hangi yıllara ait hava fotoğrafı bulunduğu araştırılıp belirlenmeli ve (denetimin sağlanması bakımından) ilgili sayfanın çıktısı dosya içerisine konulmak suretiyle dava tarihinden 15-20-25 yıl öncesine (bulunmadığı takdirde bu tarihlere en yakın tarihlere) ait farklı dönemlerde çekilmiş en az üç adet stereoskopik hava fotoğrafı tarihleri açıkça yazılmak suretiyle Harita Genel Müdürlüğü’nden getirtilerek dosya arasına konulmalı, aynı tarihler arasında düzenlenen fotoplan, fotometrik ve fotogrametrik paftalar, uydu fotoğrafları ile memleket haritaları temin edilmeli, dosya bu şekilde ikmal edildikten sonra da mahallinde elverdiğince yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişiler ve taraf tanıkları ile 3 kişilik ziraat mühendisi bilirkişi kurulu, 3 kişilik jeodezi ve fotogrametri uzmanı bilirkişi kurulu ve fen bilirkişisi katılımıyla yeniden keşif yapılmalıdır. Yapılacak keşifte yerel bilirkişi ve tanıklardan çekişmeli taşınmaz bölümlerinin öncesi itibariyle kime ait oldukları, kimden kime, ne zaman ve ne şekilde intikal ettikleri, kim tarafından ne zamandan beri ve hangi tasarruflarla zilyet edildikleri hakkında maddi olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınmalı, beyanlar arasındaki çelişkiler gerektiğinde yüzleştirme yapılmak suretiyle giderilmeli, bilirkişi ve tanık sözleri komşu parsellerin tespit tutanakları ve dayanaklarıyla denetlenmeli; üç kişilik ziraat mühendislerinden oluşan bilirkişi kurulundan, komşu parsellerle karşılaştırmalı biçimde çekişmeli taşınmazların kullanım biçimlerini, zilyetlik sürelerini, toprak yapılarını, eğimlerini ve bitki desenlerini açıklayıp tarımsal niteliklerini belirten, taşınmazın evvelinde imar ihya gerektirip gerektirmediği, imar ihya gerektiren yerlerden ise ne zaman başlayıp tamamlandığını belirleyen, önceki ziraat bilirkişi raporlarını irdeleyen, taşınmazların değişik yönlerden çekilmiş fotoğrafları ile desteklenmiş ayrıntılı rapor alınmalı; jeodezi ve fotogrametri uzmanı bilirkişi kurulundan yukarıda belirtilen hava fotoğrafları üzerinde stereskop aletiyle inceleme yaptırılarak çekişmeli taşınmazların fotoğrafların çekildiği tarihlerdeki nitelikleri ile kullanım şekilleri ve süreleri hususunda ayrıntılı rapor düzenlettirilmeli; fen bilirkişisinden keşfi takibe yarar rapor hazırlaması istenilmeli, böylelikle çekişmeli taşınmazın dava tarihi itibariyle davacı taraf yararına zilyetlikle kazanım koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediği kesin olarak saptanmalı, bundan sonra da toplanmış ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Mahkemece bu hususlar göz ardı edilerek eksik incelemeyle yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olup, davacı vekilinin temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 24.11.2020 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince gelen temyiz eden davacı vekili için 3.050.00.-TL. duruşma vekâlet ücretinin davalılardan alınmasına, alınan peşin harcın temyiz eden davacıya geri verilmesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 18/11/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.