YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/11721
KARAR NO : 2014/15734
KARAR TARİHİ : 15.10.2014
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL-TENKİS
Taraflar arasında birleştirilerek görülen davada;
Davacılar; babaları miras bırakanları …’ün, 29 ada 94 parsel sayılı taşınmazdaki 1/2 payının tam mülkiyetini 04.01.1978;diğer 1/2 payının intifa hakkını üzerinde bırakarak çıplak mülkiyetini 05.10.1979 tarihli satış aktiyle oğlu olan davalı …’e temlik ettiğini;onun da durumu bilen diğer davalı İsmail’e 01.04.1998 tarihinde devrettiğini; birleşen dosyada davacı …, murisin, 29 ada 95 parsel sayılı taşınmazının 30/260 payını intifa hakkını üzerinde bırakarak çıplak mülkiyetini oğlu olan davalı …’e 05.10.1979 tarihinde satış suretiyle temlik ettiğini ancak yapılan işlemlerin mirasçılardan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunu ileri sürerek tapu iptali ile miras payları oranında adlarına tesciline olmazsa tenkise karar verilmesini istemişler; yargılama aşamasında ölen davacı… mirasçıları kendilerini vekil ile temsil ettirmişlerdir.
Davalılar,davanın reddini savunmuşlar, davalı … birleşen davasında, murisin 59 ada 1 parsel sayılı taşınmazını oğlu davalı … ve gelini (…’in de eşi) diğer davalı …’e eşit paylarla 30.07.1975 tarihli satış akdiyle temlik ettiğini, diğer birleşen dosyasında ise murisin 55 ada 30 parsel sayılı taşınmazı kızı olan davalı …’e 10.02.1967 tarihli satış akdiyle devrettiğini, ancak yapılan temliklerin mirasçılardan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunu ileri sürerek tapu iptali ile muris adına tesciline karar verilmesini istemişler, yargılama sırasında ölen davalı (davacı) … mirasçıları kendilerini vekil ile temsil ettirmişler;diğer ölen davalı İsmail mirasçılarına ise tebligat yapılmasına rağmen cevap vermemişlerdir.
Davalı … tarafından açılan birleşen davada davalı …, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, asıl ve birleşen davaların reddine ilişkin olarak verilen karar Dairece “… miras bırakanın varlıklı bir kimse olduğu, mal satmaya ihtiyacının olmadığı, taşınmazların akitte gösterilen değerleri ile gerçek satış değerleri arasında açık ve aşırı fark bulunduğu, öte yandan mirasçılardan davacı…’e kayden bir taşınmaz verilmediği, böylece tüm mirasçıları kapsar biçimde bir paylaştırma yapıldığından da sözedilemeyeceği, ayrıca davalı karşı davacı …’in, miras bırakan tarafından kendisine temlik edilen 94 nolu parselin tamamının çıplak mülkiyetini davalı İsmail’e devretmesine rağmen taşınmazı kullanmayı sürdürdüğü anlaşılmaktadır. Bütün bu olgular birlikte değerlendirildiğinde, miras bırakan tarafından yapılan davaya konu temliklerin mirastan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğu, davalı İsmail’in bu olanları bilecek durumda bulunduğu sonucuna varılmaktadır.Hal böyle olunca, asıl ve birleşen davaların kabulüne karar verilmesi gerekirken” gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda asıl ve birleşen davaların kabulüne ilişkin olarak verilen karar Dairece “…bu kez hükmüne uyulan bozma ilamında gösterildiği şekilde işlem yapılarak, davaların kabulüne karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik yoktur.Tarafların bu yöne ilişkin temyiz itirazları yerinde değildir, reddine. Ne varki, davacılardan … dava dilekçesinde 94 ve 95 parsel sayılı taşınmazlar yönünden miras payı oranında tapu iptal ve tescil isteğinde bulunduğu halde, bozma ilamından sonra verilen ıslah dilekçesi gözönünde tutularak, miras bırakan adına tescil kararı verilmiştir. Oysa, 04.02.1948 tarih 10/3 Sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı gereğince Yargıtayın bozma kararından sonra ıslah yapılamayacağı tartışmasızdır. O halde, mahkemece bu usul kuralının gözardı edilmiş olması doğru değildir. Öte yandan, davacı … tarafından açılıp, birleştirilen davalarda dava dışı mirasçıların bulunduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda davanın görülebilmesi için ya dava dışı mirasçıların davaya onaylarının alınması veya Türk Medeni Yasasının 640. maddesine göre terekeye temsilci atanarak davaya katılımının sağlanması gerekirken, dava dışı mirasçılara davetiye çıkartılması ile yetinilip yazılı olduğu gibi hüküm kurulması da isabetsizdir.” gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sırasında davalı … mirasçıları vekilince miras payı oranında tapu iptal ve tescile karar verilmesi isteğinde bulunulmuş,mahkemece de asıl ve birleşen davaların kabulüne ilişkin olarak verilen karar Dairece ” … kısa karara çelişkili olarak gerekçeli karar yazılması” nın yanlış olduğu gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda asıl ve birleşen davaların kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalı … (birleşen dosyada davalı-davacı) mirasçıları vekilince süresinde temyiz edilmiş olmakla, tetkik hakimi …’ün raporu okundu. Düşüncesi alındı. Dosya incelendi, Gereği görüşülüp, düşünüldü. -KARAR-
Hükmüne uyulan bozma kararında, gösterildiği şekilde işlem yapılarak karar verilmiştir. Birleşen dosyada davalı-davacı … mirasçılarının temyiz itirazı yerinde değildir. Reddi ile usul ve yasaya ve bozma kararının gerekçelerine uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı 37.57.-TL. bakiye onama harcının temyiz eden birleşen dosyada davalı-davacı … mirasçılarından alınmasına, 15.10.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.