Yargıtay Kararı 14. Ceza Dairesi 2011/14725 E. 2012/2812 K. 08.03.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/14725
KARAR NO : 2012/2812
KARAR TARİHİ : 08.03.2012

Hürriyeti tahdit ve memura yalan beyanda bulunma suçlarından sanıklar …, …, … ve …’ın yapılan yargılamaları sonunda; tüm sanıkların kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, sanıklar … ve …’ın ayrıca resmî belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçundan mahkûmiyetlerine dair Kocaeli 1. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 12.04.2007 gün ve 2005/183 Esas, 2007/123 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanıklar müdafileri tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelendi;
Anayasa Mahkemesinin, 07.10.2009 tarih ve 27369 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 23.07.2009 gün ve 2006/65 Esas, 2009/114 sayılı kararı ile iki bin liraya kadar (iki bin dahil) para cezalarına dair hükümlerin temyiz olunamayacağına ilişkin 1412 sayılı CMUK.nın 305. maddesinin 3842 ve 5219 sayılı Kanunlar ile değişik (1) numaralı bendinin Anayasa’ya aykırı olması nedeniyle iptaline ilişkin kararı 07.10.2010 tarihi itibarıyla yürürlüğe girmiş olmakla birlikte, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 21.06.2005 gün ve 61/82 sayılı Kararında vurgulandığı üzere, hükmün temyiz edilebilir olup olmadığını belirleme bakımından hüküm tarihindeki yasal düzenlemenin dikkate alınması gerektiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan CMUK.nın 305/1. maddesi gereğince cezanın miktarına göre kesin olan sanık … hakkında resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçundan kurulan mahkûmiyet hükmünün tayin edilen ceza miktarı itibariyle temyizi kabil olmadığından sanık … müdafiin bu suça yönelik temyiz isteminin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 317. maddesi uyarınca reddiyle, incelemenin diğer hükümlere yönelik temyizlerle sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Mağdur … ve sanık …’un nüfus kayıtlarında ”…” olan soyadlarının gerekçeli karar başlığında ”…” olarak gösterilmesi mahallinde düzeltilebilir yazım yanlışı kabul edilmiştir.
Sanıklar …, … ve … haklarında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükümlerin incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanık müdafilerinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
5237 sayılı TCK.nın 53/3. maddesine göre 53/1-c maddesinde yer alan kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri ile ilgili hak yoksunluğunun koşullu salıvermeden sonra uygulanamayacağı gözetilmeden, bu hakları ve yetkileri kullanmaktan yoksunluğun da hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar uygulanmasına karar verilmesi, kanuna aykırı, sanıklar müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu hususun yeniden duruşma yapmaksızın CMUK.nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak düzeltilmesi mümkün bulunduğundan hükümlerdeki TCK.nın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin fıkraya “sanıkların 53/1-c maddesinde yer alan haklardan kendi alt soyları yönünden koşullu salıverme tarihine kadar yoksun bırakılmalarına” ibaresinin eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve kanuna uygun olan sanıklar …, … ve … haklarında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Sanık … hakkında memura yalan beyanda bulunmak suçundan kurulan hükme yönelik temyizlerin incelenmesinde;
Sanığın suç nedeniyle yakalandığında polis karakolunda kendisini Hasan Alpsoy ismiyle tanıtmasından sonra parmak izlerinin alınması üzerine gerçek kimliğinin tespit edilmesi, 765 sayılı TCK.nın 343. maddesinde öngörüldüğü şekilde umumi veya hususi bir zarar meydana gelmediğinin anlaşılması karşısında, sanığın üzerine memura yalan beyanda bulunmak suçundan beraati yerine yazılı mahkûmiyetine karar verilmesi,
Sanık … hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükümle ilgili yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanık müdafiin sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
5395 sayılı Kanunun 23. maddesi ile hükümden sonra 08.02.2008 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren ve TCK.nın 7/2. maddesi uyarınca sanık yararına olan 5728 sayılı Kanunun 562. maddesinin 1. fıkrası ile değişik CMK.nın 231/5. maddesinde hapis cezası için öngörülen sınırın 2 yıla çıkartılması ve anılan maddenin 2. fıkrası ile de 231/14. maddesindeki soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı suç olma koşulunun kaldırılması karşısında, mahkemece 6008 sayılı Kanunun 7. maddesi gözetilerek hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağının karar yerinde tartışılması lüzumu,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar … ve … müdafilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 08.03.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi