Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2021/4510 E. 2021/9135 K. 28.09.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/4510
KARAR NO : 2021/9135
KARAR TARİHİ : 28.09.2021

MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, Adalet Bakanlığınca kanun yararına bozulması istenilmekle; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı; davalının 01/08/2011 tarihli sözleşme ile kiracısı olduğunu, kira alacağının tahsili için davalı hakkında takip başlattığını, davalının haksız olarak takibe itiraz ettiğini ileri sürerek; takibe vaki itirazının iptalini talep etmiştir.
Davalı, süresinde cevap dilekçesi sunmamıştır.
Mahkemece, icra dosyasında takip dayanağı olarak belirtilen kira sözleşmesi dosyaya ibraz edilmiş ise de anılan belgenin icra dosyasında takip başlatılırken sunulmadığı, borçluya ödeme emri ile gönderilmediği, bu haliyle dayanak belge eklenilmeden yapılan takibin usulüne uygun olmadığı, kira sözleşmesinin itirazın iptali davası ile birlikte mahkemeye ibraz edildiği, her ne kadar taraflar arasında borç ilişkisinin varlığı daha sonra sunulan kira sözleşmesi ile belirlenmiş ise de usulüne uygun olmayan icra takibine dayanılarak itirazın iptali davası açılmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Adalet Bakanlığının 21/05/2021 tarihli yazısında; davacı/alacaklının kira borcunun tahsili amacıyla Espiye İcra Müdürlüğünün 2017/290 Esas sayılı dosyasında başlattığı takip talebinde, yargılama aşamasında ibraz ettiği yazılı kira sözleşmesine ait unsurlardan bahsettiğinden, takipte taraflar arasındaki kira sözleşmesine dayanıldığının kabulü yerine, mahkemece kira kontratının icra dosyasında takip başlatılırken sunulmadığı, borçluya ödeme emri ile gönderilmediği, bu haliyle dayanak belge eklenilmeden yapılan takibin usulüne uygun olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı bulunduğu ileri sürülerek; hükmün, kanun yararına bozulması talep edilmiştir.
Davacı tarafından 23/08/2017 tarihinde başlatılan icra takibi ile 01/08/2011 tarihli kira sözleşmesine dayanılarak 900 TL kira alacağının tahsili talep edilmiştir. Takibe dayanak yapılan kira sözleşmesinin icra dosyasına sunulmadığı ve ödeme emri ile borçluya gönderilmediği hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Dava dilekçesi ile taraflar arasında düzenlenen, 01/08/2011 başlangıç tarihi, bir yıl süreli, yıllık kira bedeli 4.000 TL olan yazılı kira sözleşmesi ibraz edilmiştir. Davacı, takip talebinde ve ödeme emrinde, yargılama aşamasında ibraz ettiği yazılı kira sözleşmesine ait unsurlardan bahsetmiştir. Bu durumda takipte yazılı kira sözleşmesine dayanıldığı açıktır.
Hal böyle olunca mahkemece; sözleşme hükümleri değerlendirilerek işin esasının incelenmesi ve hasıl olacak sonuca göre uyuşmazlığın esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile davanın reddine karar verilmiş olması doğru görülmediğinden, Adalet Bakanlığının yerinde görülen kanun yararına temyiz talebinin kabulü gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle Adalet Bakanlığının kanun yararına temyiz talebinin kabulü ile HMK’nın 363 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kararın sonuca etkili olmamak üzere KANUN YARARINA BOZULMASINA, aynı maddenin üçüncü fıkrası uyarınca gereği yapılmak üzere bozma kararının bir örneğinin ve dava dosyasının Adalet Bakanlığına gönderilmesine, 28/09/2021 tarihinde oy birliği ile karar verildi