Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2021/5035 E. 2021/14802 K. 24.11.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/5035
KARAR NO : 2021/14802
KARAR TARİHİ : 24.11.2021

Bölge Adliye
Mahkemesi : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
No : 2019/876-2020/1566
İlk Derece
Mahkemesi : Adana 1. İş Mahkemesi
No : 2017/300-2018/532

Dava, Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın reddine dair verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, Adana Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesince istinaf başvurularının esastan reddine dair hüküm verilmiştir.
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesince verilen kararın, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
I-İSTEM:
Davacı vekili verdiği dava dilekçesinde özetle; davalı kurum denetmenleri tarafından hazırlanan 31.01.2017 tarih ve 2017/NK/11 sayılı raporda adı geçen kişilerin işe giriş işten ayrılış bildirgeleri ile asgari ücret üzerinden aylık prim ve hizmet belgelerinin düzenlenmesinin ve prim tutarı ile gecikme zammının ödenmesinin istendiğini, kuruma idari para cezasının işlemin iptali için yapılan başvurunun değerlendirilmeye alınmaması nedeniyle reddedildiğini belirterek kurumun 21.04.2017 tarihli ve 5.298.087 sayılı işlemi ile bu işleme itirazı reddeden 22.06.2017 tarihli ve 7.979.180 sayılı işlemin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II-CEVAP:
Davalı vekili verdiği cevap layihasında özetle; kurum denetmenleri tarafından hazırlanan 31.01.2017 tarih ve 2017/NK/11 sayılı raporda …, … ve …’ın Adana İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından Suriyeli mültecilere yardım maksadıyla 19 gün çalıştıkları, ancak sigorta primlerinin ve maaşlarının yatırılmadığının tespit edildiğini, rapora istinaden 17.08.2012 işe giriş, 04.09.2012 işten ayrılı ve 19 günlük APHB istendiğini toplam 10.627 TL. İdari para cezası uygulandığını, uygulanan cezaya davacı tarafından yapılan itirazın, itiraz komisyonu tarafından reddedildiğini, davacının davasında haksız olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III-MAHKEME KARARI:
A-İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkeme tarafından; davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ:
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; dava dilekçesini tekrarlamış, davalı kuruma herhangi bir borçlarının bulunmadığından bahisle yerel mahkeme kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
B-BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesince Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine,karar verilmiştir.
IV-TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ:
Davacı vekili, istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususlarla temyiz kanun yoluna başvurmuştur.
V-İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME:
Davanın Yasal dayanağı 506 sayılı Kanunun 79/10. maddesi olup anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin bu tür davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip gerek görüldüğünde kendiliğinden araştırma yapılarak delil toplanabileceği açıktır.
Hizmet tespiti davalarının amacı, hizmetlerin karşılığı olan sosyal güvenlik haklarının korunmasıdır.
Öte yandan 506 sayılı Kanunun 4. maddesinde “sigortalıları çalıştıran gerçek ve tüzel kişiler” işveren olarak tanımlanmıştır. “Çalıştıran” olgusu, tespiti istenen sürelere ilişkin hizmet akdinin tarafı konumunda olan ve hizmet akdini düzenleyen “işvereni” ifade etmektedir. Hizmet tespitine yönelik davalarda, çalışma ilişkisinin nitelik ve süresinin belirlenmesinde, bu yöndeki işyeri bilgi ve belgelerine ulaşılmada, kısacası, davanın sübutu ve verilen kararın infazı açısından, işverenin kim olduğunun bilinmesinde Yasal zorunluluk vardır. Bu nedenle, sigortalının taraf olduğu hizmet akdinin hangi işverenler tarafından düzenlenmiş olduğu tespit edilip, hizmet tespitine yönelik davanın, anılan Yasa’nın 79/10. maddesine göre, sigortalıyı fiilen çalıştıran işverenlere yöneltilmesi gerekir.
Eldeki davada, dosya kapsamından, Adana il Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından Fevzi Çakmak Öğrenci Yurdunda Görevlendirilen Personellerin Puantaj Cetveli’nde …’ın 17.08.2012-07.09.2012 tarihleri arasında 22 pün, (okul öncesi ücretli öğretmen tercüman), Aliye Baysal’ın 17.08.2012-04.09.2012 farihleri arası 19 gün, …’ın 17,08.2012-04,09,2012 tarihleri arasında 18 gün çalışığı ve puantaj cetvelinin Adana il Milli Eğitim Müdürlüğü’nde Sivil Savunma Uzmanı taralından 10.09.2012 tarihinde kayıtlarımıza uygundur denilerek imza altına alındığı, “Suriyeli Misafirler İçin Çalışan Görevli Personel Bilgileri” tablosundaki bilgilerin 22.10.2012 tarihinde İl Milli Eğitim Müdür Vekili tarafından kayıtlarımıza uygundur denilerek imzalandığı anlaşılmış ise de, davalı bakanlıkça dava aşaması ve temyiz dilekçesinde, Suriye’de yaşanan iç karışıklıklar nedeniyle ülkemize giriş yapan ve ilimize intikal eden Suriye vatandaşlarının geçici olarak barındırıldığı Fevzi Çakmak Öğrenci Yurduna Arapça bilen tercüman görevlendirilmesi, İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğünün talebine binaen gerçekleştirildiği, Adana İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğünün 01.10.2012 tarihli ve 841-1938 sayılı yazısında da görevlendirilen kişilerin maaşlarının/ücretlerinin gün üzerinden İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğüne bildirilmesinin istendiği, somut olayda Adana İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğünün somut olaydaki sıfatı yahut sorumluluğu ortaya konulmadığı belirtilmesi karşısında, mahkemece davalı bakanlığın dahili davalıları çalıştırdığına ve işveren olduğuna dair irdeleme ve değerlendirme yapılmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. Mahkemece, yukarıda açıklanan maddi ve hukuki olgulara göre, … tarafından yapılan söz konusu görevlendirmenin ne için yapıldığı, ödemelerin hangi kurum/kuruluş tarafından yapılıp, hangi belgelere dayandığı, bu bağlamda dahili davalıları çalıştıran işverenin kim/kimler olduğu tespit edilerek uyuşmazlık konusu husus, hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde çözümlenip deliller hep birlikte değerlendirilip takdir edilerek, varılacak sonuç uyarınca bir karar verilmelidir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın eksik inceleme sonucu, yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacı vekillinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve Adana Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesinin istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Adana Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi kararının HMK’nın 373/1. maddesi gereğince kaldırılarak temyiz edilen ilk derece mahkemesi hükmünün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 24/11/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.