YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/2316
KARAR NO : 2021/6615
KARAR TARİHİ : 12.10.2021
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle destekten yoksun kalma ve manevi tazminat davası üzerine Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili ile davalı … vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
-K A R A R-
Davacılar vekili, davalı … nezdinde zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile kayıtlı bulunan, davalılardan …’un sürücüsü ve maliki olduğu… plaka sayılı aracın, 03/11/2012 günü yaya konumda olan …’a çarpması sonucu davaya konu trafik kazasının meydana geldiğini, kazada davacıların kızları/kardeşleri olan …’ın hayatını kaybettiğini belirterek müteveffanın anne ve babası olan davacılar için destekten yoksun kalma tazminatı ile manevi tazminat, müteveffanın kardeşleri olan davacılar için manevi tazminat isteminde bulunmuştur.
Davalı … vekili ile davalı …, davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, tarafların kusur durumlarının tespitine ilişkin olarak ATK Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığından 18/11/2019 tarihli bilirkişi raporunun alındığı, raporda, davalı sürücü …’un, asli kusurlu ve kusur oranının %70 (yüzde yetmiş); yine müteveffa…’ın, (kendi ölümünde) tali derecede kusurlu ve kusur oranının %30 (yüzde otuz) olduğunun belirlendiği, kusur oranlarına uygun olarak alınan aktüer hesabı da gözetilerek davanın maddi ve manevi tazminat yönünden kısmen kabulü ile; davacı … için 44.523,88 TL, maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, davalı … şirketinin poliçe limiti kadar sorumlu tutulmasına, fazlaya ilişkin
taleplerin reddine, davacılar … ve… açısından sübut bulmayan davanın reddine, davacı … açsısından ise 17/10/2014 tarihli ıslah dilekçesi nazara alınarak, davanın reddine karar verilmiş; karar, davacılar vekili ile davalı …. vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına, delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı … AŞ vekili ile davacı … dışındaki davacılar vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davacı … vekilinin temyiz itirazlarına gelince;
Dosyanın incelenmesinde; davacı vekilince sunulan 17/10/2014 tarihli ıslah dilekçesi ile;müteveffa …’nın kardeşi davacı … için dava değerinin 40.287,88 TL’ye, müteveffa …’nın annesi … için dava değerinin 48.591,89 TL’ye arttırıldığı ve bu şekilde dava değerini 88.879,77 TL’ye çıkarıldığı belirtilerek ıslah harcı ikmal edilmiştir.
6100 sayılı HMK’nun 176.maddesinin ilk fıkrasında taraflardan her birinin, yapmış olduğu usul işlemlerini kısmen veya tamamen ıslah edebileceği, aynı maddenin ikinci fıkrasında ise aynı davada, tarafların ancak bir kez ıslah yoluna başvurabileceği düzenlenmiştir.
Islah, taraf usul işlemlerinin kısmen veya tamamen düzeltilmesidir. Taraflar, ıslah yolu ile iddialarını ve savunmalarını genişletip değiştirebileceklerdir. Davacı, dava dilekçesinde belirttiği dava sebebini değiştirebileceği gibi, talebini de ıslah yolu ile artırması mümkündür.
Dosyanın incelenmesinde, davacılar vekilince sunulan 17/10/2014 tarihli ıslah dilekçesinde, davacılardan müteveffa …’nın annesi davacı … ile müteveffa …’nın kardeşi davacı … adına artırım talebinde bulunulduğu görülmekte ise de, gerek bozmadan önceki yerel mahkeme kararı gerek dosya kapsamında destek hesabı yönünden alınan bilirkişi raporu dikkate alındığında davacı baba … adına yapılması gereken artırımın sehven davacı kardeş … adına yapıldığı anlaşılmaktadır.
Mahkemece, davacılar vekilince sunulan 17/10/2014 tarihli ıslah dilekçesinde, davacılardan müteveffa…’nın babası davacı … ve diğer davacı …adına artırım talebinde bulunulmadığı, sadece davacı anne…ile davacı kardeş…adına artırım talebinde bulunduğu, müteveffanın kardeşleri için destekten yoksun kalma tazminatının ancak, desteğin hayatta iken kardeşlerine fiilen baktığı olgusunun ispatı ile mümkün olabileceği, bu noktada davacılardan … ve …’ın da müteveffa Şeyma’nın kardeşleri olduğu ve müteveffa tarafından ölmeden önce fiilen bakıldığı ve maddi yardımda bulunulduğu olgusunun bu davacılar açısından ispatlanamadığı, kaldı ki müteveffanın da olay tarihinde öğrenci olduğu ve bu bakım/destek iddiasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunun sabit olduğu gerekçesiyle davacılar … açsından sübut bulmayan davanın reddine, yine davacılardan baba… açısından 17/10/2014 tarihli ıslah dilekçesi nazara alındığında tazminat talebinin olmadığı gerekçesiyle davacı … yönüyle de davanın reddine karar verilmiştir.
Yukarıdaki açıklamalar ışığında, davacılar vekilince sunulan 17/10/2014 tarihli ıslah dilekçesindeki isim hatası nedeniyle davacı … yerine davacı … adına talepte bulunulduğu kabul edilerek sonuca gidilmesi doğru olmamıştır. Mahkemece yapılacak iş,
davacı … yönünden ıslah dilekçesi ile talebin artırıldığı kabul edilerek tazminat miktarının belirlenmesi gerekirken davacı … yönünden istemin reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davacı … yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı … AŞ vekili ile davacı … dışındaki davacılar vekilinin temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı … vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı … yararına BOZULMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 4,90 TL kalan onama harcının temyiz eden davacılar … ve …’dan alınmasına, aşağıda dökümü yazılı 1.591,42 TL kalan onama harcının temyiz eden davalı ….’den alınmasına 12/10/2021gününde oybirliğiyle karar verildi.