YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/14152
KARAR NO : 2021/10467
KARAR TARİHİ : 30.12.2021
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve çocuğun cinsel istismarı (mağdureler … ile …’e karşı)
HÜKÜM : Sanığın eylemleri bütün halinde zincirleme şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı kabul edilerek bu suçtan (mağdure sayısınca) mahkumiyetine dair Karşıyaka 1. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 16.12.2019 gün ve 2018/452 Esas, 2019/541 Karar sayılı hükümlere yönelik istinaf başvurusunun esastan reddi
Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle başvurunun muhtevası nazara alınıp, 5271 sayılı CMK’nın 299/1. maddesi uyarınca takdiren duruşmasız yapılan incelemede dosya tetkik edildi, gereği görüşüldü:
Olayın intikal şekli ve zamanı, mağdurelerin aşamalarda değişen beyanları, İzmir Adli Tıp Şube Müdürlüğünce düzenlenen 25.07.2018 günlü raporda mağdurelerin vücudunda herhangi bir travmatik lezyon, hymende eski ve yeni yırtık saptanmadığı, vajinal yoldan organ veya sair cisim sokma belirtisine rastlanılmadığı, akut ve kronik fiili livatanın tıbbi delillerine rastlanılmadığının belirtilmesi, savunma ile tüm dosya kapsamı nazara alındığında, ilk derece mahkemesinin kabulünde yer alan sübuta ilişkin delillerin dosya içeriğiyle çelişmesi nedeniyle mahkumiyet kararlarının yerinde olmadığı anlaşıldığından, söz konusu hükümlere yönelik istinaf başvurusunun kabulü yerine esastan reddedilmesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafisi ile katılan Bakanlık vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin 17.02.2020 gün ve 2020/179 Esas, 2020/135 Karar sayılı vaki istinaf başvurusunun esastan reddine yönelik hükmünün 5271 sayılı CMK’nın 302/2-4. madde ve fıkrası gereğince BOZULMASINA, bozma sebebine göre sanığın TAHLİYESİNE, başka suçtan tutuklu veya hükümlü olmadığı takdirde derhal salıverilmesinin ilgili yerlere en seri şekilde bildirilmesi için müzekkere yazılmasına, dosyanın ilk derece mahkemesine, kararın bir örneğinin İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesine gönderilmesine 30.12.2021 tarihinde üyeler … ile …’ün karşı oyları ve oy çokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY YAZISI
Her ne kadar Sayın çoğunlukça; sanık … hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan (2 ayrı mağdura yönelik) Karşıyaka 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nce verilen
16.12.2019 tarih 2018/452 Esas 2019/541 karar sayılı mahkumiyet kararının istinaf edilmesi üzerine İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesi’nce “İstinaf başvurusunun esastan reddine dair” 17.02.2020 tarih ve 2018/452 E., 2019/541 K. sayılı kararına ilişkin olarak “ilk derece mahkemesinin kabulünde yer alan sübuta ilişkin delillerin dosya içeriğiyle çelişmesi nedeniyle mahkumiyet kararının yerinde olmadığı” gerekçesi ile bozma kararı verilmiş ise de;
Olayın intikal şekli ve zamanı, aşamalarda alınan özde istikrar arz eden mağdure beyanları mağdurelerin beyanlarının itibar edilebilir olduğunu belirtir 20.03.2019 günlü celsede dinlenen pedagog görüşü, her iki mağdurenin bakire olduğunu ve mağdurlerde fiili livata bulgusuna rastlanmadığını bildirir 25.07.2018 tarih 2018/9223-9224 sayılı İzmir Adli Tıp Şube Müdürlüğünce tanzim kılınmış rapor içerikleri, tanık anne…’ın beyanları savunma, ile tüm dosya kapsamı nazara alındığında, sanığın cinsel istismar eylemini organ sokmak suretiyle gerçekleştirdiğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmayıp, mevcut haliyle sanığın mağdurelere yönelik teselsül eder şekilde pantolonlarını sıyırarak ön ve arka cinsel bölgelerini okşaması, göğüslerine dokunması, mağdur …’e kendi cinsel organını tutturması şeklinde sübut bulan eylemlerinin çocuğun cinsel istismarı suçunu oluşturduğu gözetilmeksizin sanık hakkında her iki mağdureye yönelik çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan cezalandırılmasına yönelik yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması karşısında, söz konusu karara yönelik istinaf başvurusunun bu gerekçeyle kabulü yerine esastan reddi, gerektiği görüşüyle sayın çoğunluğun “ilk derece mahkemesinin kabulünde yer alan sübuta ilişkin delillerin dosya içeriğiyle çelişmesi nedeniyle mahkumiyet kararının yerinde olmadığı” istinaf başvurusunun bu gerekçeyle kabulü gerektiği yönündeki çoğuluk görüşüne katılmıyoruz.