Yargıtay Kararı 14. Ceza Dairesi 2012/9931 E. 2012/10580 K. 01.11.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/9931
KARAR NO : 2012/10580
KARAR TARİHİ : 01.11.2012

Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve tehdit suçlarından sanıklar … ile …’ın yapılan yargılamaları sonunda; tehdit suçundan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, atılı diğer suçlardan mahkûmiyetlerine dair Akhisar Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 02.03.2012 gün ve 2010/168 Esas, 2012/57 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi O Yer Cumhuriyet Savcısı, katılan vekili ve sanıklar müdafileri tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelendi;
Sanıklar hakkında tehdit suçundan kurulan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 231/12. maddesi uyarınca itirazı kabil kararlardan olup temyiz yeteneği bulunmadığı anlaşıldığından, sanıklar müdafılerinin temyiz isteminin de aynı Kanunun 264. maddesi hükmüne göre itiraz niteliğinde kabul edilip gerekli karar merciince mahallinde verilmesine, temyiz incelemesinin sanıklar hakkında kurulan diğer hükümler ile sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Sanıklar hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan mahkûmiyet hükümlerinin temyiz incelemesinde;
Tebliğnamede cinsel istismar suçunda alt sınırdan ceza tayin edildiği halde, kişiyi hürriyetinden yoksul kılma suçundan alt sınırdan uzaklaşılmayı bozma nedeni olarak belirtilmiş ise de, TCK.nın 109 ve 103. maddelerinde tanımlanan farklı suçlar mevcut olup gerekçede de açıklandığı üzere kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunda iki ayrı arttırıcı sebebe bağlı olarak olarak teşdit uygulanmasında isabetsizlik görülmediğinden bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
Delillerle iddia ve savunma, duruşma gözönünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş sübutu kabul olunan fiillerin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatı yapılmış bulunduğundan, O Yer Cumhuriyet Savcısı, katılan vekili ve sanıklar müdafilerinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA,
Sanıklar hakkında beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan suçundan kurulan hükümlerin temyiz incelemesine gelince;
Sanıkların tehdit eylemlerinin mağdura yönelik cinsel eylemlerinin tamamlanmasından sonra başkasına anlatılmaması için yapılıp ayrıca tehdit suçundan karar verilmiş olması nedeniyle TCK.nın 103/4. maddesinin uygulanması gerektiğine dair tebliğnamedeki bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Dosya kapsamına göre, aralarında fikir ve eylem birliği bulunan sanıkların mağdura karşı aynı zaman ve mekanda birbirini takiben nitelikli cinsel saldırı suçunu gerçekleştirdikleri ve bizzat işledikleri eylemlerden ayrı olarak diğerlerinin eylemlerine de 5237 sayılı TCK.nın 37. maddesi anlamında katılmış olmalarından dolayı 5237 sayılı TCK.nın 103/2 ve 103/3. maddelerine göre belirlenen cezalarının zincirleme suç hükmü nedeniyle aynı Kanunun 43. maddesi uyarınca da artırılması gerektiğinin gözetilmemesi,
Sanık … hakkında hüküm kurulurken verilen cezadan yaş küçüklüğü nedeniyle, 5237 sayılı TCK.nın 31/2. maddesi gereğince yapılacak 1/2 oranındaki indirim sonucunda bulunan 7 yıl 6 ay hapis cezasının, aynı maddenin son cümlesi uyarınca 7 yıla indirilmesi ve takdiri indirimin bu ceza üzerinden yapılması gerekirken, 7 yıl 6 ay hapis cezası üzerinden yapılması suretiyle fazla cezaya hükmedilmesi,
Kanuna aykırı, O Yer Cumhuriyet Savcısı, katılan vekili ve sanıklar müdafilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 01.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.