YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/3935
KARAR NO : 2012/6448
KARAR TARİHİ : 06.06.2012
Çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından sanık …’un yapılan yargılaması sonunda; reşit olmayanla cinsel ilişki suçundan mahkûmiyetine, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan beraatine dair … 7. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 11.06.2007 gün ve 2007/38 Esas, 2007/155 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık müdafii ve katılan … vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı … Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Sanık hakkında tehdit suçundan açılan kamu davası ile ilgili olarak zamanaşımı süresi içerisinde karar verilmesi mümkün görülmüştür.
Mağdure dinlenirken yanında CMK.nın 236/3. maddesine aykırı olarak psikoloji, psikiyatri, tıp veya eğitim alanında uzman bir kişi bulundurulmamış ise de; inceleme tarihi itibarıyla mağdure 18 yaşını tamamlamış olup telafisi mümkün olmadığından, bozma nedeni yapılmamıştır.
Delilleri takdir ve gerekçesi gösterilmek suretiyle kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan verilen beraat hükmü usul ve kanuna uygun olduğundan, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
Sanık hakkında reşit olmayanla cinsel ilişki suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesine gelince;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Sanığın eylemine uyan reşit olmayanla cinsel ilişki suçunun 5237 sayılı TCK.nın 104/1. maddesine temas ettiği, kovuşturması şikâyete bağlı olup uzlaşma kapsamında kaldığı, 5560 sayılı Kanun ile değişik CMK.nın 253/3. maddesinde cinsel dokunulmazlığa karşı suçlarda uzlaşma yoluna gidilemeyeceği belirtilmekle birlikte, atılı suçun aleyhe düzenleme getiren bu değişiklikten önce gerçekleştiği ve 5237 sayılı TCK.nın 7/2. maddesi dikkate alınarak kovuşturma şartı olan -2-
uzlaşma hükümlerinin uygulanması gerektiğinden, öncelikle CMK.nın 253 ve 254. maddeleri uyarınca uzlaşma girişiminde bulunulması ve sonuçsuz kalması halinde yargılamaya devam edilerek hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi,
Kabule göre de;
Sanığın kasten işlemiş olduğu suçtan dolayı hapis cezasına mahkûmiyetinin kanuni sonucu olarak TCK.nın 53/1-c maddesindeki haklardan kendi alt soyu yönünden koşullu salıverilme tarihine kadar, aynı haklardan kendi alt soyu dışındakiler bakımından ise cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerekirken, kendi alt soyu dışındakileri ayrı tutmaksızın 53/1.c maddesindeki haklardan koşullu salıverilme tarihine kadar yoksun bırakılmasına hükmedilmesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafii ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 06.06.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.