YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/7530
KARAR NO : 2021/14254
KARAR TARİHİ : 16.11.2021
Mahkemesi : … Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesi
İlk Derece Mahkemesi : … 6. İş Mahkemesi
Dava, rücuan tazminat istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı davacı Kurum ve davalı vekilleri tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, … Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesince davacı Kurum ve davalı vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
… Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesince verilen kararın, davacı Kurum ve davalı vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
I-İSTEM
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davalı işyeri sigortalılarından …’un 25.02.2009 tarihinde geçirdiği iş kazası sonucu malul kaldığını, kurum tarafından sigortalıya gelir bağlandığını, kazalının süresinde işe giriş bildirgesinin verilmediğini, işe girişi ve iş kazasını süresinde bildirmeyen davalının tüm kurum zararından sorumlu olduğunu belirterek şimdilik 13.611,05 TL’nin davalıdan yasal faizi ile birlikte tahsilini talep etmiş, talep arttırım dilekçesi sunmuştur.
II-CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, kazalının 23.02.2009 tarihinde ”…” isimli gemide 2. Kaptan olarak işe alındığını, işe alınırken sağ elinin 3 parmağının olmadığının fark edildiğini, ancak kendisinin bu durumun görevine engel teşkil etmediğini ifade etmesi üzerine işe alındığını, olay tarihinde ambara inerken sağ elindeki parmak eksiğinden dolayı tutunamadığını ve düştüğünü, kazanın kendi kusurlu davranışı ile meydana geldiğini, müvekkilinin tüm iş güvenliğini önlemlerini aldığını, kaza sebebiyle kusur yüklenemeyeceğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
III-MAHKEME KARARI
A-İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesince, bağlanan gelirin PSD olan 61.249,73 TL nin 27/12/2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi birlikte, Geçici İş Göremezlik 22.257,32TL nin 17/03/2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiştir.
B-BAM KARARI
Davacı ve Davalı …. Denizcilik San. ve Tic. Ltd. Şti ‘nin istinaf başvurusunun esastan reddine, karar verilmiştir.
IV-TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ:
Davacı Kurum vekili, kazalının olayda kusuru olmadığını, bu kusur raporuna göre hazırlanan hesap raporunu da kabul etmediklerini, kararın bozulmasını istemiştir.
Davalı vekili, kazalının işe alınırken sağ elinin 3 parmağının olmadığının fark edildiğini, ancak kendisinin bu durumun görevine engel teşkil etmediğini ifade etmesi üzerine işe alındığını, olay tarihinde ambara inerken sağ elindeki parmak eksiğinden dolayı tutunamadığını ve düştüğünü, kazanın kendi kusurlu davranışı ile meydana geldiğini, müvekkilinin iş kazası öncesinde ve diğer tüm süreçlerde işçi ve işyeri güvenliği konusunda üstüne düşen gerekli tüm hukuki ve vicdani sorumluluklarını ifa ettiğini, kaza ile oluşan zararda işverenin bir kusuru bulunmuyor ve kaza tamamen işçiden kaynaklı meydana geliyor ise işverenin sorumluluğundan söz etmenin hukuka aykırı olduğunu, bu kusur oranına göre yapılan hesap raporunun da hatalı olduğunu, hükme esas alınan kusur raporunun tazminat davasındaki rapor olduğunu, bu dosya da tarafların anlaşması sebebiyle denetimden geçmeden kararın kesinleştiğini, kazalının sağ 3 parmağının olmamasının kusur oranı üzerindeki etkisinin adil ve hukuka uygun bir şekilde değerlendirilmesi gerektiğini belirterek, kararın bozulmasını istemiştir.
V-İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME:
Davacı Kurum, 25.02.2009 tarihinde meydana gelen iş kazası nedeniyle yararlanan sigortalıya bağlanan gelir ve ödenen geçici iş göremezlik ödeneğinden oluşan kurum zararının tahsilini talep etmiş olup davanın yasal dayanağı 5510 sayılı Kanununun 21., 23. ve 76. maddeleridir.
5510 sayılı Kanun’un “İş Kazası ve Meslek Hastalığı İle Hastalık Bakımından İşverenin ve Üçüncü Kişilerin Sorumluluğu” başlıklı 21. maddesine göre; İş kazası ve meslek hastalığı, işverenin kastı veya sigortalıların sağlığını koruma ve iş güvenliği mevzuatına aykırı bir hareketi sonucu meydana gelmişse, Kurumca sigortalıya veya hak sahiplerine bu Kanun gereğince yapılan veya ileride yapılması gereken ödemeler ile bağlanan gelirin başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değeri toplamı, sigortalı veya hak sahiplerinin işverenden isteyebilecekleri tutarlarla sınırlı olmak üzere, Kurumca işverene ödettirilir. Anılan madde ile işveren davalının, Kurumun rücu alacağından sorumluluğu ancak kusurunun varlığı halinde mümkündür.
Kusurun belirlenmesinde ise; zararlandırıcı sigorta olayının ne şekilde oluştuğunun, dosya içeriğindeki tüm deliller taktir olunarak belirlenmesi ve kabul edilen maddi olgular doğrultusunda, konusunda uzman sayılacak kişilerden oluşturulacak bilirkişi heyetinden sigortalı ile davalının ve varsa dava dışı kişilerin kusur oran ve aidiyetleri konusunda rapor alınması gereklidir.
Mahkemece, temyiz denetiminden geçmeden kesinleşen tazminat davasında alınan kusur raporunun, tazminat davasında taraf olmayan davacı Kurum açısından bağlayıcı olmadığı ve tazminat davasında alınan iş bu kusur raporunun da oluşa uygun olmadığı gözetilerek, iş kazasının oluşumuna etken kusur oranlarının saptanmasına yönelik incelemede; maddi olayın özellikleri dikkate alınarak, ihlal edilen mevzuat hükümleri, zararlı sonuçların önlenmesi için koşulların taraflara yüklediği özen ve dikkat yükümüne aykırı davranışın doğurduğu sonuçlar; ayrıntılı olarak irdelenip, kusur aidiyet ve oranları gerekçeleriyle ortaya koyan, işçi sağlığı ve iş güvenliği uzmanlarından oluşturulacak bilirkişi heyetinden yeniden kusur raporu alınmalı, oluşması halinde çelişki giderilmeli ve varılacak sonuca göre karar verilmelidir.
Mahkemece, açıklanan maddi ve hukuki ilkeler gözetilerek, bir karar verilmesi gerekirken, eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davacı Kurum ve davalı vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve … Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesinin istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: … Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesi kararının HMK’nın 373/1. maddesi gereğince kaldırılarak temyiz edilen ilk derece mahkemesi hükmünün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 16/11/2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.