Yargıtay Kararı 14. Ceza Dairesi 2012/3355 E. 2012/9966 K. 15.10.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/3355
KARAR NO : 2012/9966
KARAR TARİHİ : 15.10.2012

Fuhuş suçundan sanıklar … ve …’ın yapılan yargılamaları sonunda; atılı suçtan üçer kez mahkûmiyetlerine dair … 15. Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 30.07.2010 gün ve 2010/36 Esas, 2010/429 Karar sayılı hükümlerin sanık … tarafından ve sanık …’in vâki temyiz talebinin reddine dair mahkemenin 28.02.2011 tarihli Ek Kararının ise sanık … tarafından Yargıtayca incelenmesi süresi içinde istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelendi;
Yokluğunda verilen 30.07.2010 tarihli hükmün, yargılama sırasında cezaevinde olduğu anlaşılan ve talimat mahkemesince savunmasının alındığı 05.02.2010 tarihli celsede ikamet adresi olarak “…, Deniz Sitesi B Blok K:1 D:1 …/…” adresini bildiren sanık …’e, Tebligat Kanunun 10. maddesine aykırı olarak bilinen son adresi yerine, sanığın firar ettiği bildirilen cezaevi müdürlüğü ve mernis adreslerine aynı Kanunun 35. maddesine göre teblig edilmesinin usulsüz olduğu anlaşıldığından, sanığın 14.02.2011 tarihli dilekçesinin eski hale getirme yoluyla süresinde yapılmış temyiz istemi niteliğinde olduğu kabul edilerek, temyiz isteminin reddine dair 28.02.2011 tarihli Ek Kararın kaldırılmasına ve sank Halil İbrahim hakkındaki hükümlerle ilgili de temyiz incelemesi yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Sanıkların tekerrüre esas mahkûmiyetleri bulunmasına rağmen tekerrür hükümlerinin uygulanmaması aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Sanık …’in mağdureler …, … ve …’yı, sanık …’in ise mağdure …’yı fuhşa teşvik etme eylemleri nedeniyle kurulan hükümlerin incelenmesinde;
Delillerle iddia ve savunma, duruşma göz önünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş sübutu kabul olunan fiillerin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatları yapılmış bulunduğundan, sanıkların yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA,
Sanık …’in mağdureler … ve …’ya yönelik işlediği kabul olunan fuhuş suçundan kurulan hükümlerin incelenmesine gelince;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 12.03.1990 gün ve 1990/8-3-70, 09.10.2007 gün ve 2007/11-44-200 sayılı kararlarında vurgulandığı gibi, bir olayın açıklanması sırasında başka bir hadiseden söz edilmesinin o hadise hakkında da dava açıldığını göstermeyeceği ve dava konusu yapılan eylemin iddianamede açıklıkla ve bağımsız olarak gösterilmesi gerektiği, buna karşılık 25.01.2010 tarihli iddianamede sanık hakkında sadece mağdure …’ya yönelik işlediği fuhuş suçundan dava açıldığı, diğer mağdureler … ve …’ya yönelik eylemleri nedeniyle usulüne uygun açılmış bir davanın bulunmadığı ve bu eksikliğin ancak kamu davası açılmak suretiyle giderilebileceği gözetilmeden, sanığa ek savunma verilip yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurularak CMK.nın 225. maddesine aykırı davranılması,
Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 15.10.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.