Yargıtay Kararı 14. Ceza Dairesi 2011/2103 E. 2012/3207 K. 19.03.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/2103
KARAR NO : 2012/3207
KARAR TARİHİ : 19.03.2012

Irza geçme suçundan sanık …’ın yapılan yargılaması sonunda; ırza geçme eyleminin ırz ve namusa tasaddide bulunma suçunu oluşturduğunun kabulü ile mahkûmiyetine dair … Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 31.01.2006 gün ve 2005/242 Esas, 2006/9 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Mağdurenin özde değişmeyen aşamalardaki beyanları ve özellikle duruşmadaki detaylı anlatımı, tanık ifadeleri ve tüm dosya içeriğinden sanığın mağdureyi kandırarak götürdüğü yerde zorla elbiselerini çıkartıp kendisi de soyunup mağdurenin üzerine abandığı, bu sırada dışarıdan sesler gelmesi üzerine mağdurenin bağırmasından korkarak yakalanacağı endişesi ile eylemlerine son verdiği anlaşılmış, mağdurenin duhulün olup olmadığı konusundaki kuşkusu ve hymen muayenesine ilişkin doktor raporu karşısında sanığın kanıtlanan eyleminin suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı TCK.nın 416/1 ve 61. maddelerinde düzenlenen ırza geçmeye eksik teşebbüs suçunu oluşturduğu, buna göre de suç tarihinden sonra yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK hükümleri ile lehe aleyhe kanun değerlendirmesi yapılarak lehe kanun hükümlerinin tatbiki suretiyle karar verilmesi gerekirken suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde ırza tasaddiden hüküm kurulması,
Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün kazanılmış haklar saklı kalmak kaydıyla 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK.nın 321 ve 326. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 19.03.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.