Yargıtay Kararı 14. Ceza Dairesi 2012/7287 E. 2013/7194 K. 05.06.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/7287
KARAR NO : 2013/7194
KARAR TARİHİ : 05.06.2013

Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan sanık …’ın yapılan yargılaması sonunda; atılı suçtan mahkûmiyetine dair … Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 26.09.2011 gün ve 2010/60 Esas, 2011/237 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Dairemizin 2013/1759 Esas sayılı dosyasının mağduresi aynı olup her iki dosya arasında hukuki, şahsi ve fiili bağlantı olduğundan her iki dosya 05.06.2013 tarihinde birlikte incelenerek karara bağlanmıştır.
Mağdurenin aşamalardaki istikrarlı beyanlarından ve … ve … isimli şahısların aşamalardaki anlatımlarından anlaşıldığı üzere sanığın mağdureye yönelik 02.01.2009 tarihli eyleme iştirakinin bulunmadığı, sanığa isnat edilen söz konusu nitelikli cinsel istismar eylemlerinin 02.01.2009 tarihinden 3 ay öncesine ilişkin olduğunun kuşkuya yer vermeyecek şekilde sabit olması ve mağdurenin ruh sağlığına ilişkin … tarihli Adli Tıp Kurumu … İhtisas Kurulu raporunda ise 02.01.2009 tarihli (… … ve … isimli şahısların eylem tarihi) eylemler nedeniyle mağdurenin ruh sağlığının bozulduğunun belirtilmesi suretiyle çelişkiye düşülmesi karşısında mağdureye yönelik nitelikli cinsel istismarda bulunduğu belirtilen ve bu atılı suç ile ilgili hakkında kamu davası açılıp … Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2010/42 Esas sayılı dosyasında yargılanan … … isimli şahsa ait bu dosya ile bu şahısla birlikte mağdureye cinsel istismarda bulunduğu anlaşılan ve bu nedenle hakkında kamu davası açılıp … Çocuk Ağır Ceza mahkemesinin 2009/190 Esas sayılı dosyasında yargılanan … isimli şahsa ait dosyanın delillerin bir bütün olarak değerlendirilmesi gerektiğinden anılan dosyaların birleştirilmesinden, eğer aralarında kesinleşen dosya varsa onaylı bir örneğinin dosya içerisine alınmasından sonra sanık … ile … … ve … isimli şahısların isnat edilen eylemleri farklı zamanlarda gerçekleştirdikleri hususu dikkate alınarak mağdurenin ruh sağlığındaki bozulmanın adları geçen sanıkların eylemlerinin birleşmesinden mi yoksa sanıklardan her birinin eylemlerinden mi kaynaklandığı, bozulmanın hangi sanık ya da sanıkların eylemlerinden kaynaklandığı hususunu tefrik etmenin mümkün olup olmadığı hususlarında bilgi verecek şekilde Adli Tıp Kurumu ilgili ihtisas kurulundan veya Adli Tıp Kurumu Kanununun 7, 23/B ve 31. maddeleri gereğince Yükseköğretim Kurumları veya birimlerinde Adli Tıp Kurumu ilgili ihtisas kurulu ölçütlerine göre (konunun uzmanı bir doktorun ve adli tıp uzmanının zorunlu katılımıyla, anılan kanunun 7/f maddesinde 6. ihtisas kurulunda görev yapması öngörülen diğer dallardan uzman doktorların da iştirakiyle ve toplam en az 5 uzman doktorla) oluşturulmuş bir heyetten rapor alınmasından sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 05.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

.