Yargıtay Kararı 7. Ceza Dairesi 2021/24412 E. 2022/416 K. 12.01.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/24412
KARAR NO : 2022/416
KARAR TARİHİ : 12.01.2022

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 556 sayılı KHK’ya muhalefet
HÜKÜM : Hükümlülük, müsadere

Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Kararın gerekçesinde suça konu markalara ait tescil belgelerinin gönderildiği yazılmış ise de; dosyada mevcut Türk Patent Enstitüsü Markalar Dairesi Başkanlığının 09/12/2013 tarihli cevabi yazısı ile; “Söz konusu firma adına çok fazla sayıda marka kaydına rastlanmış olup hangi markalar hakkında detaylı bilgi istenildiğinin bildirilmesi halinde istemin yerine getirileceği” belirtilmesine rağmen Türk Patent ve Marka Kurumundan suça konu ürünler üzerinde kullanılan katılan … adına tescilli markanın Resmi Marka Gazetesinde yayınlanma tarihi ile suç tarihinde geçerli bulunup bulunmadığının tespiti açısından marka tescil belgesinin emtia listesi ile birlikte onaylı ve renkli örnekleri getirtilmeden eksik kovuşturma ile karar verilmesi,
Kabule göre de;
1- 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesiyle Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 253. maddesinde değişiklik yapılarak madde içeriğinden “etkin pişmanlık hükümlerine yer verilen suçlar ile” ibaresinin çıkarılması nedeniyle özel bir etkin pişmanlık hükmü olan (suç ve karar tarihinde yürürlükte bulunan) 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 61/7. maddesinin aynı Kanun Hükmünde Kararnamenin 61/A maddesinde düzenlenen satışa arz etme veya satma suçu yönünden de uzlaştırma kurumunun uygulanmasına engel teşkil etmemesi, uzlaştırmanın soruşturma ve kovuşturmalarda mutlaka öncelikle uygulanması zorunlu bir maddi ceza hukuku ve ceza muhakemesi hukuku kurumu olması karşısında, sanık hakkında 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesiyle değişik CMK’nin 253. ve 254. maddelerinin uygulanması zorunluluğu,
2- Sanığa ait iş yerinde aynı gün yapılan aramada farklı firmalar adına tescilli markaların taklidi olan ürünlerin ele geçirilmesi karşısında, tayin olunan cezanın TCK’nin 43/2. maddesi gereğince artırılmaması suretiyle sanık hakkında eksik ceza tayini,
3- Yargıtay 19. Ceza Dairesi’nin 23.06.2021 tarihli tevdii kararına rağmen, şikayetçi … markası yönünden marka hakkı sahibi firma tarafından sanık hakkında şikayet hakkının kullanılması amacıyla ve şikayet tarihini kapsar şekilde marka sahibi firma yetkilisi tarafından kendilerine verilmiş izin içeren belgelerin ibraz edilememesi karşısında; davaya katılma hakkı bulunmayan … firmasının davaya katılmasına karar verilerek lehine vekalet ücretine hükmedilmesi,
4- 5237 sayılı TCK’nin 51/7. maddesi uyarınca, sanığın denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işlemesi veya kendisine yüklenen yükümlülüklere hâkimin uyarısına rağmen uymamakta ısrar etmesi halinde ertelenen cezanın kısmen veya tamamen infaz kurumunda çektirilmesine karar verileceğine ilişkin ihtarın yapılması gerektiği gözetilmeden, “aynı yasanın 7. maddesindeki ihtarın yapılmasına” karar verilmesi,
5- 5237 sayılı TCK’nin 51/8. maddesi uyarınca denetim süresinin iyi halli olarak geçirilmesi halinde cezanın infaz edilmiş sayılacağı ihtarının yapılmaması,
6- Adli para cezasının bir gün karşılığının belirlenmesi sırasında uygulama maddesi olan TCK’nin 52/2. maddesi yerine TCK’nin 50. ve 52. maddeleri yazılması suretiyle CMK’nin 232/6. maddesine aykırı davranılması,
7- Hükmün esasını oluşturan kısa kararda yargılama gideri miktar olarak belirtilmediği ve kısa karar altında masraf dökümü gösterilmediği halde, gerekçeli kararda 949,00-TL yargılama giderinin sanıktan tahsiline hükmedilerek kararda çelişki oluşturulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, CMUK 326/son maddesi gereğince cezada kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, 12/01/2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.