Yargıtay Kararı 14. Ceza Dairesi 2012/319 E. 2013/11957 K. 21.11.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/319
KARAR NO : 2013/11957
KARAR TARİHİ : 21.11.2013

Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve kasten yaralama suçlarından suça sürüklenen çocuk …’in yapılan yargılaması sonunda; kasten yaralama eyleminin kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun unsurunu oluşturduğunun kabulü ile mahkûmiyetine dair Antalya 3. Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 13.10.2009 gün ve 2008/181 Esas, 2009/744 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtayca incelenmesi suça sürüklenen çocuk müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Dosya içeriğine göre, mağdurun olayın hemen sonrasında 02.09.2006 tarihli kolluk beyanında eylemi gerçekleştirenleri tanımadığını belirtmesine karşın, bu beyandan yaklaşık 9 ay sonra 29.06.2007 günü Cumhuriyet Savcısına verdiği beyanda eylemi gerçekleştiren kişi olarak suça sürüklenen çocuğun ismini vermesi, ilk ifadesinde ve Alanya Devlet Hastanesi tarafından düzenlenen 01.09.2006 günlü adli raporda beyan ve bulgu bulunmamasına karşın, bu ifadesinde suça sürüklenen çocuğun kendisini ateşli silah ile yaraladığını iddia etmesi, mağdurun olay sonrasında da suça sürüklenen çocuğun iş yerinde çalışmaya devam ettiğinin ve suça sürüklenen çocuğun da aşamalarda suçu kabul etmediğinin anlaşılması karşısında, mağdurun hangi tarihler arasında suça sürüklenen çocuğun iş yerinde çalıştığı, bu dönem içinde aynı iş yerinde … ve … isimli bir çalışan olup olmadığının kolluk marifetiyle özellikle aynı çevredeki komşu iş yerlerine sorulmak suretiyle sıkı bir şekilde araştırılması, gerektiğinde suç tarihi ve öncesine ilişkin çalışma kayıtlarının ilgili yerlerden getirtilerek bu kişilerin tanık sıfatıyla dinlenmelerinin sağlanması, mağdurun 29.06.2007 tarihli “…beni döverken telefonla …’ya dinlettiler” şeklindeki beyanına göre, suç tarihi itibarıyla suça sürüklenen çocuğun telefon görüşme kayıtlarının getirtilerek değerlendirilmesi ve yine mağdurun aynı tarihli beyanında yer alan Şahin marka “2253” ile biten bir araç olup olmadığı varsa suça sürüklenen çocuk ile bağlantısının bulunup bulunmadığının araştırılmasından sonra suça sürüklenen çocuğun hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik soruşturmayla yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kanuna aykırı, suça sürüklenen çocuk müdafiin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 21.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.