YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/6593
KARAR NO : 2021/11099
KARAR TARİHİ : 27.12.2021
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Davacı … vekili Av. … tarafından, davalı … aleyhine 08/12/2017 tarihli dilekçe ile trafik kazası sonucu cismani zarar nedeniyle maddi tazminat istenmesi üzerine Uyuşmazlık Hakemince yapılan inceleme sonucunda; başvurunun kabulüne dair verilen kararın davalı vekilinin başvurusu üzerine yapılan itiraz incelemesinde; İtiraz Hakem Heyetince davalı vekilinin itirazının reddine dair verilen 14/07/2018 tarih ve 2018/İHK-5784 sayılı kararın davalı vekilince süresi içinde temyiz edilmesi üzerine temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hâkimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya incelendi, gereği görüşüldü:
KARAR
Davacı vekili; 26/08/2016 tarihinde davalının trafik sigortacısı olduğu aracın, davacının yolcu olarak bulunduğu araçla çarpışması sonucu meydana gelen trafik kazasında davacının % 15.2 oranında malul kaldığını belirterek, belirsiz alacak davası olarak şimdilik 20.000,00 TL tazminatın 24/07/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsilini talep etmiş; 07/05/2018 tarihli miktar artırım dilekçesiyle talebini 78.856,00 TL’ye yükseltmiştir.
Davalı vekili; davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Uyuşmazlık Hakem Heyetince, başvurunun kabulü ile 78.856,00 TL sürekli maluliyet tazminatının 20/10/2017 tarihinden itibaren yasal faiziyle bilikte davalıdan tahsiline dair verilen karara davalı vekili tarafından yapılan itiraz üzerine, İtiraz Hakem Heyeti tarafından, davalı vekiliin itirazının reddine karar verilmiş; karar, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1) Dava, trafik kazası sonucu cismani zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.
Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.
Maluliyete ilişkin alınacak raporlar 11/10/2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11/10/2008 tarihi ile 01/09/2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01/09/2013 tarihi ile 01/06/2015 tarihleri arasında sonrada Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01/06/2015 tarihi ile 20/02/2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere
Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine, 20/02/2019 tarihinden sonra da Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir.
Somut olayda davacı vekilince dosyaya sunulan 21/08/2017 tarihli…Üniversitesi Uygulama ve Araştırma Hastanesi Adli Bilirkişi Kurulu raporunda; davacının muayenesi de yapılarak kaza sonrası psikiyatrik tedavi almış olmasına karşın kaza ile ilişkili olarak oluşan travma sonrası stres bozukluğu nedeniyle 03/08/2013 tarihli Maluliyet Tespit İşlemleri Yönetmeliği ve 11/10/2008 tarihli Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği ekindeki cetvellere göre meslekte kazanma gücünde kayıp oranı %15.2 olarak hesaplanmış, hakem heyetince bu rapor hükme esas alınarak talebin kabulüne karar verilmiştir. 26/08/2016 kaza tarihi itibarıyla Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik yürürlükte olup, kaza tarihinde yürürlükte olmayan yönetmeliğe göre rapor düzenlenmiştir. Ayrıca davalı vekili, davacının psikolojik olarak iyileşen düzeyde zarar gördüğünü, hasar ile kaza arasında illiyet bağı bulunmadığını, maluliyet oranının olması gerekenden yüksek olup kabul edilebilir özür oranının %5 oranında olabileceğini savunmaktadır. Davacının maluliyetinin haksız fiil sorumlusunun fiili sonucu oluştuğunun, yani haksız fiil ile maluliyet arasında illiyet bağının bulunduğunun belirlenmesi, sorumluluk açısından zorunludur. Eksik inceleme ile karar verilemez.
Bu durumda, davacının psikolojik tedavisine ilişkin tüm tedavi evrakları dosya arasına getirtildikten sonra muayenesi de yapılarak, davacıya ait 21/08/2017 tarihli rapor da irdelenmek suretiyle en yakın üniversite hastanesinin adli tıp anabilim dalı başkanlığından rapor alınarak, kaza tarihinde yürürlükte bulunan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmeliğine göre, kazadan sonra oluştuğu belirtilen psikolojik rahatsızlıkların kaza ile illiyet bağının olup olmadığı tespit edilip sonucuna göre (maluliyet oranı bakımından temyiz eden davalı lehine usuli kazanılmış haklar gözetilmek suretiyle) karar verilmek üzere, itiraz hakem heyeti kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2) Kabule göre de; 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmeliğin 16. maddesinin 13. fıkrası ve karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT’nin 17. maddesinin 2. fıkrası gereği, davacı yararına hükmedilecek vekalet ücretinin, tarifeye göre belirlenen vekalet ücretinin 1/5’i tutarında (maktu ücretin altında kalmamak kaydıyla) olması gerektiği gözetilmeden, tam nispi vekalet ücretine karar verilmesi de doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) ve (2) nolu bentlerde gösterilen nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, dosyanın İtiraz Hakem Heyetine iletilmek üzere hakem kararının saklanması kararını veren …. Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 27/12/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.