Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2020/192 E. 2021/10873 K. 22.12.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/192
KARAR NO : 2021/10873
KARAR TARİHİ : 22.12.2021

MAHKEMESİ : …Bölge Adliye Mahkemesi…. Hukuk Dairesi

Taraflar arasındaki ilk derece mahkemesinde görülen İİK’nin 67. maddesine istinaden açılan itirazın iptali davasında verilen davanın reddine ilişkin hüküm hakkında bölge adliye mahkemesi tarafından yapılan istinaf incelemesi sonucunda; davalının istinaf başvurusunun kabulüyle kararın kaldırılmasına, davanın reddine davalı lehine vekalet ücreti takdirine, davacı tarafın istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararın, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
-K A R A R-
Davacılar vekili; …Valilik Makamının 25.03.2016 tarih ve 662-3211 sayılı oluruna istinaden 2012 Yılı Türk Dil Bayramı etkinlikleri Kapsamında harcanan paralarla ilgili iddialar çerçevesinde görevlendirilen muhakkikler tarafından hazırlanan 09.05.2016 tarih ve Ar.2016/1-9 sayılı araştırma raporunun 22. ve 23.sayfasında yer alan “Evrakı Olmayan Ödemeler ” başlıklı tablo 2’de gösterilen kişi ve kuruluşlara ödenerek kamu zararına neden olunduğu ileri sürülen 65.009,64 TL toplamının harcama yetkilisi, gerçekleştirme görevlisi, piyasa araştırma komisyon üyeleri ve muhasebe yetkilisi olduğu ileri sürülen davalılar hakkında Karaman İcra Müdürlüğünün 2016/18897 esas sayılı dosyası ile girişilen icra takibinin davalıların borca itiraz etmesi üzerine durduğunu belirterek takibe yapılan itirazın iptaline, davalıların icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekilleri, kutlama komitesinin faaliyeti çerçevesinde yapılan tüm harcamaların usulüne uygun kararlar alınarak ve fatura belge karşılığında yapıldığını, kutlama komitesinin faaliyetleri sona erdiğinde… Valiliğince 09/08/2012 tarihinde araştırma raporu tazmin edildiğini, bu raporda fatura ve belge eksikliğinden bahsedilmediğini
hesapların tuttuğunun belirtildiğini, bütün bu hukuki gerçekleri ve imkanları atlayarak tamamen keyfi olarak icra takibi başlatan idarenin kusurlu olduğunu bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
İlk derece mahkemesince, hesap uzmanlığı isteyen teknik bir konu olmakla, bu hususta alınan raporun hüküm kurmaya ve denetime elverişli olduğu kabulüyle davalıların anılan icra takibine konu ödemeler sebebiyle davacı idareye borçlu olmadığının tespit edilmesi sebebiyle davanın reddine karar verilmiştir. Davacı vekili ve davalılar vekili tarafından istinafa başvurulması üzerine bölge adliye mahkemesince; dava dilekçesi ve harçlandırma formu ile davaya esas icra takibinde toplam borç miktarının 89.891,26TL olduğu, dolayısıyla dava konusunun da bu miktar olduğunun kabulü gerektiği karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT’nin 13. maddesi gereğince dava değeri esas alınarak (89.891,26TL) tarifenin üçüncü kısmına göre kendisini vekille temsil ettiren davalılar lehine vekalet ücretine karar verilmesi gerekirken daha düşük miktarda vekalet ücretine karar verilmesi doğru olmadığından, davalıların bu yöne ilişkin istinaf kanun yolu başvurusunun kabulü ile hükmün düzeltilmesine dair kararının kaldırılmasına, düzelterek yeniden esas hakkında karar verilmesi gerektiği anlaşılmakla; davanın reddine, icra takibinde alacaklı haksız ve kötü niyetli görülmediğinden kötü niyet tazminatı talebinin reddine, davalılar, vekil ile temsil edildiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 9.941,30TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, davacı tarafın istinaf başvurusunun esastan reddine verilmiş; hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle HMK’nın 355. maddesindeki kamu düzenine aykırılık halleri resen gözetilmek üzere istinaf incelemesinin, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılacağı kuralına uygun biçimde inceleme yapılıp karar verilmiş olmasına, dava şartları, delillerin toplanması ve hukukun uygulanması bakımından da hükmün bozulmasını gerektirir bir neden bulunmamasına göre yerinde olmayan bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün HMK’nın 370/1. maddesi gereğince ONANMASINA, HMK 373. maddesi uyarınca dosyanın ilk derece mahkemesine, kararın bir örneğinin de bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine gönderilmesine, aşağıda dökümü yazılı 14,90 TL kalan onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 22/12/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.