Yargıtay Kararı 14. Ceza Dairesi 2011/5557 E. 2012/13098 K. 17.12.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/5557
KARAR NO : 2012/13098
KARAR TARİHİ : 17.12.2012

Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun basit cinsel istismarı (3 kez) suçundan sanık …’ın yapılan yargılaması sonunda; çocuğun basit cinsel istismarı (3 kez) suçundan mahkûmiyetine dair Yalova Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 28.01.2008 gün ve 2006/195 Esas, 2008/23 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık ve müdafii ile katılanlar vekilleri tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelendi;
Hükmedilen ceza miktarları nazara alınarak sanık müdafiin duruşmalı inceleme talebinin, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 318. maddesi gereğince reddiyle, incelemenin duruşmasız yapılmasına karar verilmekle gereği düşünüldü:
Sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan zamanaşımı süresi içerisinde kamu davası açılması mümkün görülmüştür.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Mağdure Dilara’nın aşamalardaki beyanları ve tüm dosya içeriği nazara alındığında, sanığın mağdure Dilara’nın kollarından sıkıca tutup dudaklarından öpmesi şeklinde gerçekleşen basit cinsel istismar eylemini cebir kullanarak gerçekleştirdiğinin anlaşılması karşısında, TCK.nın 103/4. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi;
Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 11.05.2010 gün ve 2010/4-110 sayılı Kararına ve Adli Tıp Kurumu Kanununun 7 ve 23. maddelerine göre, suç tarihinde çocuk olduğu anlaşılan mağdurelerin muayenesi ve hakkındaki raporun düzenlenmesi sırasında, inceleme konusunun uzmanı olan çocuk psikiyatristi bulundurulması gerektiği gözetilmeden, usulüne uygun teşekkül etmeyen ihtisas kurulu raporuna itibar edilerek TCK.nın 103/6. maddesinin uygulanmamasına karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanık ve müdafii ve katılanlar vekillerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 17.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.