YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/11480
KARAR NO : 2021/12430
KARAR TARİHİ : 14.12.2021
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup, hükmün davacılar …, …, müdahil davacı … mirasçısı …, davalı … ve arkadaşları vekili ile katılma yoluyla davacı … ve arkadaşları vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Mahkemenin verdiği önceki karar Yargıtay tarafından bozulmuş olup, bozma ilamında özetle; “dosya içeriğine, toplanan delillere, bozma kapsamı dışında kalan yönlerin kesinleşmiş olması nedeniyle yeniden tartışma yapılması mümkün bulunmadığına göre, sair temyiz itirazlarının yerinde olmadığı belirtilerek; dosya arasında bulunan Alanya Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 1981/217-485 ve 1973/153-141 sayılı veraset ilamlarından …’ın babası … ölüm tarihi konusunda her iki ilamın açıkça çelişmesi nedeniyle hasımlı veraset ilamı alınarak mirasçılık durumunun doğru olarak belirlenerek hüküm kurulması gereğine ve … terekesinin paylaşılmadığı gerek bozma ilamında ve gerekse mahkemece açıkça kabul edildiği halde, çekişmeli 944 sayılı parsel yönünden … ve …’e temlik edilen taşınmaz miktarlarının hisseye tahvil edilmeyerek ifrazen hüküm kurulmasının ve … mirasçılarının 05.08.1997 tarihli temyiz dilekçelerinde açıkladıkları gibi anneleri … satışının yalnız … yapılmadığı, … de yapıldığı anlaşıldığı halde Mahkemece bu hususun dikkate alınmayarak … pay satılmadığının kabulünün isabetsizliğine” değinilmiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, davacılar ile müdahil davacılar … ve arkadaşlarının davasının kısmen kabulüne, müdahil davacı …’in davasının kabulüne, çekişmeli 626, 816, 821, 822, 827, 941, 942, 943, 970 (imar uygulaması sonucu 559 ada 4 parsel), 971 (imar uygulaması sonucu 559 ada 5 parsel), 972 (imar uygulaması sonucu 559 ada 6 parsel) , 973 (imar uygulaması sonucu 561 ada 2 parsel), 974 (imar uygulaması sonucu 562 ada 1; 563 ada 1 ve 564 ada 1 parseller), 975 (imar uygulaması sonucu 562 ada 2; 563 ada 2 ve 564 ada 2 parseller), 976 ( imar uygulaması sonucu 562 ada 3; 563 ada 3 ve 564 ada 4 parseller), 977 (imar uygulaması sonucu 564 ada 1 parsel) parsel sayılı taşınmazlar ile 08.09.1993 ve 21.12.1993 tarihli fen bilirkişi raporlarındaki krokilerde yeşil kalemle boyalı gösterilen müşterek sınırların batısında kalan 451 parsel sayılı taşınmaz olarak (450b) ve (451b) (g+h)=5.627,75 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz ve 452 parsel sayısı verilmek suretiyle (450c), (451c), (452c) (k+l+i+j)= 7.730,75 metrekare yüzölçümündeki taşınmazın hüküm yerinde gösterilen payları oranında … ve müşterekleri adına; çekişmeli 944 parsel sayılı taşınmazın 28.05.1997 tarihli fen bilirkişi raporunda gösterilen 56,66 metrekarelik bölümünün haritasında yol olarak gösterilmesine, taşınmazın kalan 5.572,08 metrekarelik bölümünün ise hüküm yerinde gösterilen payları oranında … ve müşterekleri adına tapuya kayıt ve tesciline; çekişmeli 941 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki 1 adet kargir evin … kızı …’a, 943 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki 1 adet kargir evin … oğlu …’e, 944 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki 1 adet kargir evin … oğlu …’na, 974 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki 4 adet cam sera ile 2 adet kargir evin … oğlu …’e, 975 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki 1 adet cam sera ve 1 adet kargir evin … oğlu …’na, 976 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki 2 adet cam sera ve 1 adet kargir evin … oğlu …’ye ait olduğunun tapu kaydının beyanlar hanesinde gösterilmesine karar verilmiş; hüküm, davacılar …, …, müdahil davacı … mirasçısı …, davalı … ve arkadaşları vekili ile katılma yoluyla davacı … ve arkadaşları vekili tarafından tarafından temyiz edilmiştir.
1. Hükmü temyiz eden davacı …’e gerekçeli kararın tebliğ edildiği 22.07.2015 tarihi ile temyiz tarihi olan 12.08.2015 tarihleri arasında 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun Geçici 3. maddesi uyarınca yürürlükte bulunan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 432/1. maddesinde öngörülen 15 günlük temyiz süresinin geçtiği anlaşılmıştır.
2. Davacı … temyiz itirazlarının incelenmesinde; Gerekçeli karar, davacı … vekili … ’a 03.08.2015 tarihinde tebliğ edilmiş olup, adı geçen avukat mahkemeye sunmuş olduğu aynı tarihli dilekçesi ile davacının vekilliğinden çekildiğini bildirmiştir. Bunun üzerine Mahkemece, gerekçeli hüküm, davacı asile tebliğe çıkarılmış ve davacının gelini …’na 18.08.2015 tarihinde tebliğ edilmesi üzerine hüküm, davacı tarafından 19.10.2015 tarihinde temyiz edilmiştir. Avukatlık Kanunu’nun “avukatın vekillikten çekilmesi” başlıklı 41. maddesinde; “Belli bir işi takipten veya savunmadan isteği ile çekilen avukatın o işe ait vekalet görevi, durumu müvekkile tebliğinden itibaren 15 gün süre ile devam eder” hükmü ve HMK’nin 82/1’inci maddesinde de “istifa eden vekilin vekalet görevi, istifanın müvekkiline tebliğinden itibaren iki hafta süreyle devam eder” hükmü düzenlenmiştir.
Somut olayda gerekçeli karar, davacı vekili Av. … ’a 03.08.2015 tarihinde tebliğ edilmekle bu tarihte temyiz süresi başlamıştır. Davacı vekili temyiz süresinin başlamasından sonra aynı tarihte istifa dilekçesini dosyaya sunmuştur. Davacıya gerekçeli karar 18.08.2015 tarihinde tebliğ edilmiş ve karar davacı tarafından 19.10.2015 tarihinde temyiz edilmiştir. Dosya kapsamından; davacının ikamet adresi ile davacı adına gerekçeli karar kendisine tebliğ edilen ve davacının gelini olduğu anlaşılan …’nun adresinin farklı olduğu ve birlikte ikamet etmediklerinden yapılan gerekçeli karar tebliğatının da usulsüz olduğu kuşkusuz ise de, yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler karşısında, davacı vekili olan ve temyiz süresi başladıktan sonra istifa eden avukatın vekillik görevinin, istifanın müvekkiline tebliğinden itibaren 15 gün süreyle devam ettiği açıktır. Bu duruma göre, davacı tarafın temyiz süresi 18.08.2015 tarihine kadar olup temyiz dilekçesinin bu tarihten sonra verildiği anlaşıldığından temyiz istemi süresinde değildir.
3. Müdahil davacı … mirasçısı …, davalı … ve arkadaşları vekili ile davacı … ve arkadaşları vekilinin çekişmeli 816, 821, 822 ve 827 parsel sayılı taşınmazlar, 944 parsel sayılı taşınmazın 28.05.1997 tarihli fen bilirkişi raporunda haritasında yol olarak gösterilen 56,66 metrekarelik bölümü, 08.09.1993 ve 21.12.1993 tarihli fen bilirkişi raporlarında gösterilen (450b) ve (451b) (g+h)=5.627,75 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz ile (450c), (451c), (452c) (k+l+i+j)= 7.730,75 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz ve 970 parsel sayılı taşınmaza ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına ve uyulan bozma ilâmında açıklandığı üzere işlem yapılıp sonucu dairesinde hüküm tesis edildiğine ve davalı … ve arkadaşları vekilinin 970 parsel sayılı taşınmaz yönünden temyiz edenlerin sıfatına göre, temyiz itirazları yerinde olmayıp, müdahil davacılar … , … ve …’ın mirasçıları ile davacı …’ın bir kısım mirasçılarının karar başlığında adlarının yazılmamasının ve ayrıca karar başlığında gösterilmeyen … mirasçısı … ile karar başlığında gösterilen davacılar …, …, …, … ve …’ın vekilleri Av. … olduğu halde bu vekilin karar başlığında gösterilmemesinin mahallinde düzeltilebilir maddi hata niteliğinde olduğu kabul edilmiş ve bozma sebebi yapılmamıştır.
4. Davalı … ve arkadaşları vekilinin çekişmeli 626, 941, 942, 943, 971, 972, 973, 974, 975, 976, 977 ve 944 parsel sayılı taşınmazın 28.05.1997 tarihli fen bilirkişi raporunda yol olarak gösterilen 56,66 metrekarelik bölümü dışında kalan 5.572,08 metrekarelik bölümüne ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına ve uyulan bozma ilâmında açıklandığı üzere işlem yapılıp sonucu dairesinde hüküm tesis edildiğine, çekişmeli taşınmazların tarafların ortak murisi … ait olduğu, murisin ölüm tarihine göre terekesinin oğlu … ile kızları …, … ve … intikal ettiği, muris … terekesinin paylaşılmadığı, murisin kızlarından … tek mirasçısı olan kızı … 626, 941, 942, 943, 944, 971 ilâ 977 parsel sayılı taşınmazlardaki hissesini kök murisin oğlu … sattığı, … ise 971 ilâ 977 parsel sayılı taşınmazlardaki hissesini 12.07.1966 tarihli senetle çocukları …, … ve …’na sattığı, kök murisin kızlarından … ve eşi …’in 942 parsel sayılı taşınmazdaki hisselerini 26.11.1965 tarihli bağış ve 05.05.1981 tarihli satış senetleri ile oğulları …’e devrettikleri, kök murisin kızlarından … 25.05.1977 tarihli senetle 944 parsel sayılı taşınmazdaki hissesini oğlu … ile kızı …’e sattığı anlaşıldığına göre, sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak; Mahkemece hüküm yerinde, yukarıda belirtilen hibe ve satışlara aykırı düşecek ve temyize gelen davalı … ve arkadaşları aleyhine olacak şekilde pay dağıtılması hatalı olmuştur. Şöyle ki; çekişmeli 626, 941, 943, 971 ilâ 977 parsel sayılı taşınmazlarda, davacı …’na yakın miras bırakanı … kızı …’ten gelen miras payı 47.880 olmasına ve … kızı …’nün tek mirasçısı olan kızı …’nın miras payını kök murisin oğlu …’a sattığı, … ise 971 ilâ 977 parsel sayılı taşınmazlardaki hissesini çocukları …, … ve …’na sattığı ve …’nün torunu …’nın kızı olan … ’na gidecek miras payı kalmadığı ve dolayısıyla davacı …’na eşi …’ndan gelen miras payı da bulunmadığı halde, …’nun miras payına ilaveten hatalı şekilde 26.460 payın fazladan verilmiş olması; çekişmeli 944 parsel sayılı taşınmazın 28.05.1997 tarihli fen bilirkişi raporunda yol olarak gösterilen 56,66 metrekarelik bölümü dışında kalan 5.572,08 metrekarelik bölümü yönünden; kök muris …’ın kızı …’in 944 parsel sayılı taşınmazdaki 282.240 olan miras payını oğlu … ile kızı …’e satmış olması nedeniyle, hüküm yerinde … ve … mirasçılarına yakın miras bırakanları …’ten gelen miras payı olan 282.240 payın dağıtılması gerekirken, … kızı …’nün tek mirasçısı olan kızı …’nın, kök murisin oğlu …’a 944 parseldeki satmış olduğu miras payı olan 282.240 paydan, 26.460 oranındaki payın davacı … ve … mirasçılarına fazladan dağıtılmış olması ve çekişmeli 942 parsel sayılı taşınmaz yönünden ise, kök muris …’ın kızı … ve eşi …’in bu taşınmazdaki miras paylarını satış ve bağışla oğulları …’e devretmiş olmaları nedeniyle, hüküm yerinde …’e yakın miras bırakanı …’ten gelen miras payı olan 282.240 payın dağıtılması gerekirken, … kızı …’nün tek mirasçısı olan kızı …’nın, kök murisin oğlu …’a 942 parseldeki satmış olduğu miras payı olan 282.240 paydan, 26.460 oranındaki payın davacı-davalı …’e fazladan dağıtılması isabetli olmamıştır. Mahkemece bu yönler göz ardı edilerek, yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, hükmün açıklanan nedenlerle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı …’in (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı …’nun temyiz inceleme istemlerinin süre yönünden REDDİNE, (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle, müdahil davacı … mirasçısı …, davalı … ve arkadaşları vekili ile davacı … ve arkadaşları vekilinin çekişmeli 816, 821, 822 ve 827 parsel sayılı taşınmazlar, 944 parsel sayılı taşınmazın 28.05.1997 tarihli fen bilirkişi raporunda haritasında yol olarak gösterilen 56,66 metrekarelik bölümü, 08.09.1993 ve 21.12.1993 tarihli fen bilirkişi raporlarında gösterilen (450b) ve (451b) (g+h)=5.627,75 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz ile (450c), (451c), (452c) (k+l+i+j)= 7.730,75 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz ve 970 parsel sayılı taşınmaza ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarının reddi ile bu taşınmazlar hakkındaki hükmün ONANMASINA, (4) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı … ve arkadaşları vekilinin çekişmeli 626, 941, 942, 943, 971, 972, 973, 974, 975, 976, 977 ve 944 parsel sayılı taşınmazın 28.05.1997 tarihli fen bilirkişi raporunda yol olarak gösterilen 56,66 metrekarelik bölümü dışında kalan 5.572,08 metrekarelik bölümü hakkındaki hükme yönelik temyiz itirazları yerinde olduğundan kabulü ile bu parseller hakkındaki hükmün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK’un 440/1 maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edenlere ayrı ayrı iadesine, 14.12.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.