YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/4664
KARAR NO : 2012/2429
KARAR TARİHİ : 01.03.2012
Çocuğun basit cinsel istismarı suçundan sanıklar …, … ve …’in yapılan yargılamaları sonunda; atılı suçtan beraatlerine dair Bayramiç Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 21.05.2008 gün ve 2007/88 Esas, 2008/71 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi mağdure vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Şikâyetçi olan mağdure ve vekiline CMK.nın 238/2. maddesi uyarınca davaya katılmak isteyip istemedikleri sorulmamış ise de;
CMK.nın 260/1. maddesine göre katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunanlar için kanun yolunun açık olduğu, suçtan zarar gören mağdure ve babasının şikâyetçi olduğu, zorunlu vekilin de sanığın cezalandırılmasını isteyip mahkemece verilen hükmü temyiz ederek açıkça katılma iradesini ortaya koyduğu, Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 19.10.2010 gün ve 2010/9-149 Esas, 2010/205 sayılı Kararında da belirtildiği üzere mağdurenin katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar gördüğü konusunda araştırma yapmayı gerektirecek bir tereddüt bulunmadığı görülmekle, CMK.nın 237/2. maddesi uyarınca suçtan zarar gören mağdure …’ın davaya katılmasına ve zorunlu vekilinin katılan vekili olarak kabul edilmesine karar verilerek katılan vekilinin temyizi üzerine yapılan incelemede;
Delilleri takdir ve gerekçesi gösterilmek suretiyle verilen beraat hükümleri usul ve kanuna uygun olduğundan, yerinde görülmeyen, katılan vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA, 01.03.2012 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY:
Mağdurenin zorunlu vekilinin duruşmadaki sanığın cezalandırılması isteği şikâyet belirten ifade niteliğinde olup, kendisinden CMK. 238/2. maddesi gereğince davaya katılmak isteyip istemediği sorularak, istemesi halinde,
aynı Kanunun 238/3. maddesi hükmü uyarınca katılma isteği hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar verilmesi gerektiği halde, bu husus yerine getirilmediğinden, hükmün bu nedenle bozulması gerekir CMK.nın 237/2. maddesinde düzenlenen kanuni koşullar burada mevcut olmadığı gibi, çoğunluk kararında belirtilen Yargıtay Ceza Genel Kururlu Kararı duruşmada katılma talebinde bulunan müşteki vekili ile ilgili bulunup, olayımızla doğrudan ilişkili değildir. Dosyamızla ilgili olarak mağdure vekili CMK. 260/1. maddesi gereğince hükmü temyiz edebilmektedir. Yoksa bu hükmün davaya katılma ile ilgili yukarıda değinilen CMK.daki diğer hükümleri uygulama dışı bıraktığı düşünülemez. Müşteki vekilinin CMK.nın 260/1. maddesi uyarınca vaki temyizi üzerine hükmün açıkladığım nedenle bozulması gerektiği düşüncesinde olduğumdan, sayın çoğunluğun CMK.nın 237/2. maddesini sanık alehine genişletir şekilde yorumlayarak, vermiş olduğu davaya katılma ve hükmün ONANMASI, kararlarına katılmıyorum.