YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/865
KARAR NO : 2021/13141
KARAR TARİHİ : 28.10.2021
Mahkemesi : … Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
İlk Derece
Mahkemesi : … 2. İş Mahkemesi
Dava, davacının 26/07/2019 tarihli yurt dışı borçlanma talep dilekçesinin geçerli olduğunun tespiti, aksi yöndeki Kurum işleminin iptali istemlerine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı davalı Kurum vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, … Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
… Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesince verilen kararın, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
I-İSTEM:
Dava, davacının talep dilekçesinde imzanın olmaması nedeni ile kabul edilmeyen 26/07/2019 tarihli yurt dışı borçlanma talep dilekçesinin geçerli olduğunun tespiti ile aksi yöndeki kurum işleminin iptali istemine ilişkindir.
II- CEVAP:
Davalı Kurum vekili tarafından 6/11/2011 tarihli ve 2011/48 sayılı Genelge hükmü gereği Kuruma 3201 sayılı Kanuna göre yapılacak borçlanma başvurularında ibraz edilen yurtdışı hizmet borçlanma talep dilekçelerinin imzalı olması gerektiği, imzanın bulunmaması halinde işleme konulmadan başvurunun reddedileceğinin ve ilgiliye bu durumun yazı ile bildirileceğinin belirtildiği, Kurum işleminin yerinde olduğu, davacının dava açmakta hukuki yararının bulunmadığı özet olarak belirtilerek davanın reddine karar verilmesi talep edilmiştir.
III- MAHKEME KARARI:
A- İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesince “davanın kabulü” ile “dava konusu edilen 26/07/2019 tarihli dilekçedeki imza eksikliği nedeniyle borçlanma talebinin yerinde görülmediğine ilişkin 06/09/2019 tarihli kurum işleminin iptaline,” şeklinde karar verilmiştir.
B- BAM KARARI
Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince davalı … vekilinin yapmış olduğu istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353-(1)-b.1 maddesi gereğince “esastan reddine,” karar verilmiştir.
IV-TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ:
Davalı … vekili tarafından özetle; Kurum işleminin yerinde olduğu özet olarak belirtilerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılarak usule ve yasaya aykırı olarak kurulan İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesi talep olunmuştur.
V-İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME:
Taraflar arasında davacı vekilince düzenlenen yurtdışı süreleri borçlanma talep dilekçesinin geçerliliği konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
6552 sayılı Kanun’un 28. maddesi ile değişik 3201 sayılı Kanun’un 1. maddesine göre; “Türk vatandaşları ile doğumla Türk vatandaşı olup da çıkma izni almak suretiyle Türk vatandaşlığını kaybedenlerin on sekiz yaşını doldurduktan sonra Türk vatandaşı olarak yurt dışında geçen ve belgelendirilen sigortalılık süreleri ve bu süreleri arasında veya sonunda her birinde bir yıla kadar olan işsizlik süreleri ile yurt dışında ev kadını olarak geçen süreleri, bu Kanunda belirtilen sosyal güvenlik kuruluşlarına prim ödenmemiş olması ve istekleri hâlinde, bu Kanun hükümlerine göre sosyal güvenlikleri bakımından değerlendirilir.”
3201 sayılı Yasa’nın 3. maddesine göre “Bu Kanunun 1 inci maddesinde belirtilenler ile yurt dışında çalışmakta iken veya yurda kesin dönüş yaptıktan sonra ölenlerin Türk vatandaşı olan hak sahipleri sigortalının Türkiye’de hiçbir sosyal güvenlik kuruluşuna tabi çalışması yoksa Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığına, Türkiye’de çalışması varsa en son tabi olduğu sosyal güvenlik kuruluşuna müracaat etmek suretiyle bu Kanunla getirilen haklardan yararlanırlar.
Sosyal güvenlik sözleşmeleri uygulanmak suretiyle kendilerine veya hak sahiplerine kısmi aylık bağlanmış olanların borçlanma işlemleri aylık aldıkları sosyal güvenlik kuruluşunca yapılır.”
3201 sayılı Yasanın uygulanması ile ilgili esaslar “Yurtdışında Geçen Sürelerin Borçlandırılması ve Değerlendirilmesine İlişkin Yönetmelik” ile gösterilmiş olup Yönetmeliğin “Borçlanma başvurusu” başlıklı 5 maddesine göre “ Borçlanma hakkından yararlanabilmek için yazılı olarak veya usul ve esasları Kurumca belirlenecek elektronik ortam üzerinden Kuruma başvuruda bulunmak şarttır.
Sosyal güvenlik sözleşmeleri uygulanmak suretiyle kendilerine veya hak sahiplerine kısmi aylık bağlanmış olanların borçlanma başvurularında da birinci fıkra hükmü uygulanır.”
Yönetmeliğin “Borçlanma başvurusunda istenilecek belgeler” başlıklı 7. maddesine göre ise “Borçlanma başvuruları, örneği Kurumca hazırlanan ve Kurumun internet sayfasında yayımlanan Yurtdışı Süreleri Borçlanma Talep Dilekçesi ile yapılır.
Yurtdışı Süreleri Borçlanma Talep Dilekçesinde, yurtdışında borçlanma kapsamında geçen sigortalılık veya ev kadını olarak geçen süreleri bulunan kişinin adı, soyadı, Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası, borçlanılmak istenilen sürenin niteliği ve süresi, borçlanma miktarının hesabına esas bir günlük prime esas kazanç tutarı ve tebligat adresi ile Türkiye’de sosyal güvenlik kuruluşlarına tabi geçen çalışmaları varsa kurumu, sigortalılık statüsü, sicil numarası ve süresi belirtilir.
Yurtdışı Süreleri Borçlanma Talep Dilekçesine, 9 uncu maddede belirtilen ve borçlanılacak süreye uygun belge asıllarının eklenmesi zorunludur. Kurum, bu belgelerin aslı yerine örneğini ve borçlanma işlemini tamamlamak için ihtiyaç duyduğu diğer belgeleri istemeye yetkilidir.”
Öte yandan açıklanması gereklidir ki hukuki anlamda imza, iradenin dışa yansıması konusunda en önemli unsurdur. İmza, kişinin bir yazının altına o yazıyı kendisinin yazdığını ve onayladığını belirten işaret olup imza sayesinde bir beyanın veya işlemin aidiyeti tespit edilebilir. İmzanın bulunmaması, özellikle yazılı şekil kurallarının geçerli olduğu hukuki işlemlerde, işlem yapma iradesinin olmadığı anlamına gelir. Bu iradenin olmaması ise, yazılı metne hukuki değer tanınmasını engeller.
Eldeki dava dosyasında, davacının 20.02.1961 doğumlu olduğu, 26.07.2019 tarihli ve 10919894 varide numarası ile Kurum kayıtlarına giren yurtdışı hizmetleri borçlanma dilekçesi ile Almanya’da geçen ve 26.06.1982 tarihinden itibaren 3600 günlük sigortalı hizmetlerini 3201 sayılı Kanun’a göre borçlandığı, 06.09.2019 tarihli yazı ile borçlanma talep dilekçesinin imzasız olduğu gerekçesiyle davacı adına borçlanma talebinin geçersiz olduğunun davacı vekiline bildirildiği, davacı vekili tarafından 15.11.2019 tarihli yazı ile Kuruma başvurularak belgede imzanın olup olmadığı konusunda yeniden inceleme yapılarak imza eksikliği var ise bu eksikliğin tamamlanması için taraflarına süre verilmesinin talep edildiği, Kurum tarafından 09.03.2020 tarihli yazı ile “imzasız bir dilekçenin geçerliliği bulunmadığından söz konusu talebe yapılacak herhangi bir işlem bulunmadığı, ayrıca borçlanma talep dilekçesi ve borçlanma başvurusu için gerekli diğer belgeleri eksiksiz olarak ibraz ederek yeniden talepte bulunabileceği” hususlarının davacı tarafa bildirildiği, eldeki davanın 28.02.2020 tarihinde açıldığı anlaşılmaktadır.
Somut olayda, hukuki geçerlilik bakımından imzasız verilmiş olması sebebiyle 26.07.2019 tarihli ve 10919894 varide numaralı “Yurtdışı Süreleri Borçlanma Talep Dilekçesi”nin usulüne uygun olarak düzenlenen talep dilekçesi olarak kabulü olanaklı değildir. Bu doğrultuda, imzasız yurtdışı hizmet borçlanması talep dilekçesinin geçersiz sayılmasına yönelik Kurum işlemi yerinde olup Mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve … Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesinin istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararı kaldırılarak İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: … Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi kararının HMK’nın 373/1 maddesi gereği kaldırılarak temyiz edilen İlk Derece Mahkemesi hükmünün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 28/10/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.