YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/14737
KARAR NO : 2012/13188
KARAR TARİHİ : 18.12.2012
Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan sanıklar … ve …’in yapılan yargılamaları sonunda; atılı suçtan mahkûmiyetlerine dair Eskişehir 4. Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 24.10.2007 gün ve 2005/718 Esas, 2007/699 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanıklar müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Oluşa, dosya içeriğine, sanıklara iftira atması için bir nedeni bulunmayan mağdurenin aşamalardaki özde istikrarlı beyanlarına ve bu beyanlarını doğrulayan doktor raporlarına göre, sanıkların, sanık …’nın resmi nikahlı eşi olan mağdurenin kızı …’in evi terk ederek başka bir şahısla birlikte yaşamaya başlaması üzerine onu aramaya başladıkları, bulamadıkları, 22.06.2005 günü saat 14:00 sıralarında çarşıda karşılaştıkları mağdureyi bu konuda konuşmak için eve davet ettikleri, mağdurenin rızasıyla eve geldiği, kızının yerini sordukları, katılanın yerini bilmediğini ve kızının eşine dönmeyeceğini söylediği, bu konuda bir süre konuştuktan sonra evden çıkıp gitmek isteyen mağdureyi bırakmadıkları, mağdure kaçmak isteyince de, sanık …’in yumrukla ve bıçakla vurarak onu basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaraladığı ve tekrar eve sokarak 23.06.2005 günü saat 18:00’e kadar rızası dışında evde tuttukları, kızı …’i getireceğini söylemesi üzerine mağdureyi serbest bıraktıkları anlaşılmış, sanıkların eylemlerinin darp ve cebir kullanmak suretiyle birden fazla kişi ile birlikte kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu oluşturduğu, bu durumda TCK.nın 109/2. maddesi uyarınca tayin edilen cezalarında aynı Kanunun 109/3-b maddesi uyarınca bir kat artırım yapılmasının gerektiği, ayrıca silahla işlenmesinin artırım oranına bir etkisinin olmayacağı, mağdurenin Eskişehir Devlet Hastanesinde 23.06.2005 günü saat 19:20’de düzenlenen raporunda, vücudundaki kesilerin eski kesi olduğu belirtilmiş ise de, aynı raporda mağdurenin vücudunda ekimozların olduğunun da belirtildiği, sanıkların savunmalarında, mağdurenin o gece kendi evlerinde kaldığını kabul ettikleri olayda, sanıkların atılı suçtan yazılı şekilde mahkûmiyetlerine karar verilmesinde ve haklarında koşulları oluşmadığından TCK.nın 35 ve 110. maddelerinin uygulanmamasında bir isabetsizlik bulunmadığından, tebliğnamedeki bu hususlardan bozma isteyen 1 ve 2 numaralı görüşlere iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
TCK.nın 53/3. maddesi uyarınca aynı Kanunun 53/1-c maddesinde düzenlenen kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık haklarından yoksunluğun koşullu salıverilmeye, diğerleri üzerindeki vesayet ve kayyımlık yetkileri yönüyle ise hak mahrumiyetinin infaz tamamlanıncaya kadar hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı, sanıklar müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu hususun yeniden yargılama yapılmaksızın düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, aynı Kanunun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanarak sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK.nın 53/1. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölüm hükümden çıkarılarak, yerine “5237 sayılı TCK.nın 53/1. maddesinin (a), (b), (d), (e) bentlerinde belirtilen haklarından mahkûm olunan hapis cezalarının infazı tamamlanıncaya kadar, (c) bendindeki haklarından yalnız kendi alt soyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri yönünden koşullu salıverilmelerine kadar, diğer kişiler yönünden ise hapis cezalarının infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmalarına” ibaresi eklenmek suretiyle sair yönleri usul ve kanuna uygun olan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 18.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.