Yargıtay Kararı 14. Ceza Dairesi 2011/21624 E. 2013/12001 K. 22.11.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/21624
KARAR NO : 2013/12001
KARAR TARİHİ : 22.11.2013

Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve nitelikli cinsel saldırı suçlarından sanık …’ın yapılan yargılaması sonunda; atılı suçlardan mahkûmiyetine dair Çorlu Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 29.05.2009 gün ve 2007/231 Esas, 2009/129 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Sanık hakkında nitelikli cinsel saldırı suçundan kurulan hükme ilişkin olarak, olayın ortaya çıkış şekli, olayın ortaya çıkmasından sonra yargılama sürecinde sanık ve ailesi ile mağdur ve ailesinin aralarında anlaşmaya varmaları sonrasında sanığı suçtan ve cezadan kurtarmaya yönelik olduğu anlaşılan mağdurenin 22.10.2007 tarihli duruşma beyanı haricindeki olayın ortaya çıkmasını müteakip alınan 09.09.2007 tarihli kolluk beyanı ile 10.09.2007 tarihli savcılık ve 02.06.2008 tarihli keşifteki beyanı, mağdure …’nın aşamalardaki istikrarlı ve samimi beyanlarından sanığın, o sırada düğünde bulunan mağdure …’i telefonla arayarak yanına gelmesini istediği, bunun üzerine mağdure …’in diğer mağdureyi de yanına alarak sanığın yanına gittiği, sanığın mağdure …’den aracına binmesini istediği, mağdurenin kabul etmememesi üzerine mağdureye “binmezsen neler olacağını biliyorsun” diyerek tehdit edip mağdurenin araca binmesini sağladığı, mağdure …’nın da, arkadaşı olan mağdure …’e bir şey olmaması ve onu koruma amaçlı olarak rızasıyla sanığın aracına bindiği, sanığın sonrasında mağdureleri baraj yolu tabir edilen yere götürdüğü, burada cinsel organını önce mağdure …’in ağzına soktuğu sonrasında da vajinasına soktuğunun sabit olmasına rağmen oral yoldan cinsel saldırı sırasında sanığın inzal olup olmadığının ve ne kadarlık bir süre sonunda vajinal yoldan cinsel saldırının gerçekleştiğinin sorulmadığının anlaşılması karşısında her iki mağdureden bu hususların sorularak açıklığa kavuşturulmasından sonra zincirleme suç hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması gerekirken eksik soruşturma ile TCK.nın 43. maddesinin uygulanması,
Sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükme ilişkin olarak, dosya kapsamına göre; sanığın, mağdure …’den aracına binmesini istediği, mağdurenin kabul etmemesi üzerine mağdureye “binmezsen neler olacağını biliyorsun” diyerek mağdurelerin araca binmelerini sağlayarak ıssız bir alana götürdüğü, burada sanığın vajinal yoldan cinsel saldırıda bulunmak amacıyla mağdure …’e ilişkiye girmezsen gitmeyeceğiz şeklindeki sözünün cinsel saldırı suçunun zor unsuru olduğu, bu itibarla sanığın mağdure …’ya yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu kapsamında değerlendirilebilecek bir eyleminin bulunmadığı gözetilmeden mağdure …’ya yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan beraatine ve mağdure …’e yönelik olarak da atılı suç sebebiyle mahkûmiyetine karar verilmesi gerekirken her iki mağdureye yönelik olarak atılı suçun işlendiği kabul edilerek TCK.nın 43. maddesinin uygulanması suretiyle mahkûmiyetine karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 22.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.